Arada bir hafızayı çalıştırmakta fayda var.
Fondaki “müzik”, ve “anlatıma” dikkat edin.
Ne kadar ürkütücü, değil mi?
Sanki bir uyuşturucu-fuhuş partisi basılmış.
Sanırsın orada ahlaksızlık vicdansızlık var, utanç verici görüntüler var!?!?
Şimdi şu Kemalist kökten laik çağdaş şey, hâlâ ama hâlâ millete demokrasi gazetecilik ahlak vesaire satıyor.
Hiç utanmıyor, yüzü de kızarmıyor!
Bugün de dünkü gibi gücü olsun, darbeciler arkasında dursun, (haşa) tanrı yazar olsun, kaldığı yerden devam eder.
Bunların gerçek yüzünü asla unutmayın!
Size ezanla ilgili bir sır söyleyeceğim.
Ezan okunurken müezzinle beraber ezanın kelimelerini tekrar edin. "Hayye ale’s-salâh, hayye ale’l-felâh” kısmına geldiğinde siz:
"3 kere Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.” deyin. Sonra da müezzinle beraber ezanı bitirin ve dua edin.
Çünkü Peygamberimiz buyuruyor ki: “Ezan okunurken sema kapıları açılır. Ve kim dua ederse onun duası makbul olur.”
Peki, nasıl dua edeceksiniz? Önce 7 kere “Yâ Mucîb” esmasını çekin. Sonra 1 kere:
“Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûsün.” diye zikredin. Sonra bir salavat getirin ve: "Allah’ım, okunan bu ezanlar hürmetine, kalbimde olanları hakkımda hayırlı eyle. Hakkımda hayırlı olanları da bana kolaylıkla ve suhuletle ver.” diye dua edin.
Şimdi başlayın ve 7 gün boyunca ezanlardan sonra böyle dua edin.
Bunu yaptığınız da düğümleriniz çözülecek, hayırlı kapılar açılacak, maddi sıkıntılarınız hafifleyecek, kalbiniz rahat edecek; bunu göreceksiniz.
Özellikle de sabah ezanlarında böyle dua edin. Allah size hayırlı kapıları açar.
Adam 35 yıldır evliymiş.
Karısı her sabah erken kalkar, perdeleri açar, çayı demler ve yatak odasının kapısından seslenirmiş: "Hadi kalk,
güneş doğdu." Adam ise yatağın içinde döner, hep aynı cevabı verirmiş: "Doğacak tabii. İşi bu." Kadın bazen gülümser, bazen de hiçbir şey söylemeden kahvaltıyı hazırlarmış.
Adam ise bir gün çayın soğukluğuna, başka bir gün ekmeğin fazla kızardığına söylenirmiş. Çünkü bu çayın da o sofranın da o kadının da her zaman orada olacağını sanıyormuş.
Bir gece kadın aniden fenalaşmış. Adam onu hastaneye götürmüş ve sabaha kadar acilin önünde beklemiş.
Gün ağrırken doktor yanına gelmiş, durumunun iyi olduğunu ama birkaç gün daha gözetim altında tutulması gerektiğini söylemiş.
Adamdan gidip ilaçlarını ve eşyalarını getirmesini rica etmiş. Adam eve dönmüş, kapıyı açtığında ev ilk kez
bu kadar sessizmiş.
Perdeler kapalı, çaydanlık soğuk, masa boşmuş.
Yatak odasına girmiş ama
bu kez "Hadi kalk, güneş doğdu." diyen olmamış. Adam perdeyi aralamış, güneş yine doğuyormuş. Güneş aynı güneş, ev aynı ev ama hiçbir şey eskisi gibi değilmiş. Gözleri dolmuş, hastaneye geri dönmüş, karısının elini tutmuş. Karısı gözlerini açar açmaz, "Güneş doğdu mu?" diye sormuş.
Adam cevap vermiş:
"Doğdu ama ben ilk kez kıymetini anladım." demiş.
Sözün özü, biz sevgiyi
hep büyük sözlerde arıyoruz. Oysa sevgi çoğu evde,
"Eve geldin mi, yemeğini yedin mi, üstünü sıkı giy,
çayı koyayım mı?" gibi sıradan cümlelerin
içerisinde yaşıyor.
Ve insan çoğu zaman
bu cümlelerin kıymetini sustuklarında anlıyor. BUGÜN EŞİN YANINDAYSA KUSUR ARAMAYI BIRAK,
DÖN YÜZÜNE BAK.
Seni merak eden biri varsa onu geçiştirme.
Sevdiğin insan hala hayattaysa sevgini içinde tutma. ÇÜNKÜ BİR GÜN NE KIZDIĞINIZ KONU KALACAK NE DE KİMİN HAKLI OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ. Aklında yalnızca onun sesi kalacak…
❗️Yıllarca Fenerbahçe taraftarını;
⁉️Büyük takımsan hakemi de yeneceksin martavalıyla kandırdılar.
❗️Ben bir Fenerbahçe taraftarı olarak bu saçma sapan hikayeye inanmıyorum.
❗️Her hafta mensubu olmaktan onur duyduğum Fenerbahçe camiasını oluşturan insanların sinir uçlarıyla oynanmasını protesto ediyorum.
❗️Ve bu zamana kadarki icraatleriyle futbolda adalet tesis edemeyeceğini düşündüğüm ve inandığım MHK ve başkanını istifaya davet ediyorum.
‼️Yeter artık….
#MHKİSTİFA
#FerhatGündoğduİstifa
#TFFİSTİFA