MEMUR sayısı neden arttırılmalıdır?
✅12-36 sistemine geçmek için yıllardır çalışma yapılan POLİSlerimizin daha insani şartları sağlayıp 12-36 sistemine güvenle geçebilmesi için MEMUR SAYISI arttırılmalıdır.
✅OECD ortalamasına göre 3 kat daha fazla hastaya bakan HEMŞİRELERİN ve HEKİMLERİN hastalarına daha yeterli vakit ayırabilmeleri için ve mesleki tükenmişliği azaltmak için MEMUR SAYISI azaltılmalıdır.
✅ Okullarımızda daha az sayıda öğrenciye daha ilgili bir eğitim verebilmek için MEMUR SAYISI arttırılmalıdır.
Bu saymış olduğum SAĞLIK, GÜVENLİK ve EĞİTİM memur sayısının toplamda %80 ini oluşturmaktadır. Bu da totalde memur sayısının arttırılması gerektiğini göstermektedir.
Halkımıza daha iyi hizmeti sunabilmek için bu alanlar başta olmak üzere personel eksiği bulunan alanlara ivedi bir şekilde atama yapılmalıdır. #memur
#eğitim #sağlık #güvenlik
Devlet üniversitelerinde görev yapan idari personelin karşılıklı naklen atama süreçlerinin hayata geçirilmesi ve kolaylaştırılması amacıyla Yükseköğretim Kurulu’na yaptığımız başvuru karşılık buldu.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), devlet üniversitelerinde görev yapan 657 sayılı Kanuna tabi aynı unvanlı idari personelin karşılıklı naklen atanma sürecini başlatıyor.
📅 Başvuru Tarihleri: 05 Ağustos 2026 – 21 Ağustos 2026
📌 Başvurular, https://t.co/BxjEYv9hIZ üzerinden e-Devlet doğrulaması ile yapılacak olup, personel en fazla 3 tercih yapabilecek.
✅ Başvuru öncesinde personelin kadro ve öğrenim bilgilerinin Personel Bilgi Sistemi’nde eksiksiz ve güncel olması gerekiyor.
⚠️ Ayrıca, eşleşme hakkı kazanmasına rağmen atanmaktan vazgeçen personelin, bir sonraki eşleştirme döneminde tercihleri dikkate alınmayacak.
MEMUR düşmanlarına gerekli cevabı verdiğimize göre memurun gerçek sorunlarına geri dönelim..
MEMURA LOJMAN: İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerin birçoğunda alınan maaşın yaklaşık yarısına denk gelen KİRA GİDERİ memurun boynunu bükmektedir.
Ev sahipleri maaşlara ortak olmaktadır.
Bu nedenle memur LOJMAN imkanı ile bu yükten kurtarılmalıdır.
Memurun talep ve sorunlarını her platformda gündeme taşımaya devam edeceğiz..
Aynı İşe Üç Farklı Statü, Üç Farklı Maaş Kamuda Çalışma Barışı Nasıl Sağlanacak?
Kamuda uzun yıllardır büyüyen ancak artık görmezden gelinemeyecek bir sorun var: Aynı işi yapan çalışanlar, farklı statülerde istihdam ediliyor ve birbirinden oldukça farklı ücretler alıyor.
İşçi, memur ve sözleşmeli personel aynı koridoru temizliyor, aynı bahçeyi düzenliyor, aynı kurumun iş yükünü omuzluyor; ancak ay sonunda aldıkları maaşlar, tabi oldukları mevzuat ve sendikal hakları birbirinden tamamen farklı oluyor. Bu tablo ise çalışma barışını kaçınılmaz olarak zedeliyor.
Özellikle temizlik, bakım, destek ve benzeri yardımcı hizmetlerde bu çarpıklık daha net görülüyor. Geçmişte bu görevler ağırlıklı olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) personeli ile kadroya geçirilen taşeron işçiler tarafından yürütülüyordu.
Emeklilik ve diğer nedenlerle taşeron kökenli işçi sayısı azalmaya başlayınca kurumlar bu kez kadrolu işçi alımına yöneldi. Ancak bu alımlar, mevcut mevzuat gereği KPSS şartı aranmadan, yalnızca sözlü sınavla yapılmaya başlandı.
Bununla da sınırlı kalınmadı. Aynı işler için bu kez sözleşmeli personel istihdam edilmeye başlandı. Fakat burada tamamen farklı bir yöntem uygulandı. Sözleşmeli personel alımlarında KPSS puan üstünlüğü esas alındı ve sözlü sınav yapılmadı.
Bugün gelinen noktada ilginç bir tablo ortaya çıkmış durumda. Bir kurum aynı işi yaptırmak için sadece sözlü sınavla işçi alırken, başka bir kurum yine aynı işi yaptırmak üzere KPSS puanına göre sözleşmeli personel istihdam ediyor. Aynı kamu hizmeti için farklı istihdam modelleri, farklı işe alım yöntemleri ve farklı özlük hakları uygulanıyor.
Daha da önemlisi, aynı işi yapan kişiler farklı ücretler alıyor. Bir tarafta işçi statüsünde çalışanlar, diğer tarafta memurlar ve sözleşmeli personel… Maaş, sosyal haklar, çalışma mevzuatı ve bağlı olunan farklı sendikalar.
İşçi sendikaları ile memur sendikalarının ayrı sistemler içinde faaliyet göstermesi de bu ayrışmayı daha da derinleştiriyor.
Oysa kamu yönetiminin temel ilkelerinden biri eşitlik ve adalettir. Aynı işi yapan çalışanlar arasında bu denli büyük statü ve ücret farklılıklarının bulunması ne verimliliği artırır ne de kurum içi motivasyonu güçlendirir.
Aksine, aidiyet duygusunu zayıflatır, çalışma huzurunu bozar ve çalışanlar arasında adalet algısını örseler.
En düşündürücü olan ise bu karmaşık yapının artık olağan karşılanmaya başlanmış olmasıdır. Oysa kamuda istihdam politikalarının sadeleştirilmesi, aynı işi yapan personele eşitlik ilkesine uygun haklar tanınması ve ücret adaletinin sağlanması artık ertelenemeyecek bir ihtiyaçtır.
Çünkü aynı işe üç farklı statü ve üç farklı maaş uygulaması, ne çalışma barışıyla ne de kamu yönetiminde adalet anlayışıyla bağdaşmaktadır.
Herkesin anlayacağı dilden MEMUR..
Memur diyince SAĞLIK ÇALIŞANI ve EĞİTİM ÇALIŞANLARI mı var sadece diyerek memura atıp tutan kesim için 2025 verilerini baz alarak görsel hazırladım.
Bu görselden de anlamazlar ise artık durumları cahillikten değil ARTNİYETEN böyle davrandıklarını ortaya koyacaktır..
Aşağıdaki veriler net bir şekilde diyor ki
SAĞLIK ve EĞİTİM memur sayısının %70 ini oluşturmaktadır. (2.2 milyon )
Ve bu sayı YETERSİZDİR..
Yani MEMUR SAYISI azaltılsın diye karalama ve algı çalışması yapanlar sizlerin SAĞLIĞINA ve EĞİTİMİNE saldırmaktadır.
Geriye kalan %30 luk memur sayısı ise toplamda 9 farklı alanda 900 bini bile bulmayan ve o alanlarda onlarda eksik personelle FEDAKARCA bu ülkeye hizmet etmeye çalışan bu ülkenin evlatlarıdır..
Algı yapmak isteyenlerin niyeti bellidir. Gerçek ve net verilerle tüm halkımızı bilgilendirmek boynumuzun borcudur.
Artık önüne gelen MEMURU diline dolamamalıdır..
ASGARİ ÜCRETLİ çalışanmış gibi görünen MEMUR düşmanlığı yapanlara dikkat!!
Memur YOKSULLUK sınırın altında maaş almasına rağmen uçuk maaşlar alıyormuş gibi algı yaratmaya çalışanlar mevcut..
Bu kitle özellikle MEMUR sayısının azaltılması üzerine bir kamuoyu oluşturma ve memur sayısını azaltmak istemektedirler.
Bunun altını biraz araştırınca ortaya maalesef asgari ücretle çalışanlar üzerinden milyonlarca dolar kazanç sağlayan şirketlerin olduğu sonucuna vardım.
Çünkü MEMUR sayısı ne kadar azalırsa;
Devlet hastanelerinde çalışan SAĞLIK çalışanı sayısı azaltılarak ÖZEL HASTANELERE yönlendirmeler doğuracak..
Bu da halka devlette ücretsiz aldığı sağlık hizmetini alabilmek için özel hastanelere binlerce lira ödemek zorunda kalacak. Bir serum için 10 binlerce lira ödemek durumunda kalacaktır.
Devlet okullarında ÖĞRETMEN sayısının azaltılması yine aynı şekilde özel okullara insanları mecbur bırakarak yüksek miktarda halkın eğitim almasına sebebiyet verecektir.
Bunun dışında atanamayan öğretmen sağlık çalışanı mühendisi de mecburiyeten AÇLIK SINIRININ altında bir maaşa kapital firmalara çalışmak zorunda bırakacaktır..
O yüzden MEMUR DÜŞMANLIĞI son günlerde sistematik ve ARTNİYETLİ olarak yapılmaktadır.
Hepimiz bu konu da dikkatli olmak zorundayız.
Memur hakettiğini almalıdır..
MEMUR sayısı azaltılmalıdır, bütçeye yük diyenler;
Memur gece gündüz alın teri dökerken maaşları asgari ücrete düşsün diye nutuk atanlara tek bir sorum var.
ÇOCUĞUNUZU neden okutuyorsunuz?
Memur düşmanlığınız varken bunca yıl neden çocuklarınızı okutuyorsunuz ?
KPSS ye girdiği zaman inşallah çok alım olur diye dua ediyor musunuz ? Etmiyor musunuz ?
Evladınız atandığı zaman YOKSULLUK SINIRININ 118 bin tl olduğu bir ülke de memura ÇOK alıyorlar cümlesini yine kurabilecek misiniz?
Samimiyetle cevap verin 🖐🏼
Memur sayısı fazla azaltılmalı diye ortalığı ayağa kaldıranlara..
Ülkelerin nüfusa oranla memur sayısı
🇳🇴 Norveç: %30,1
🇸🇪 İsveç: %28,2
🇫🇮 Finlandiya: %25,2
🇫🇷 Fransa: %21,1
🇬🇧 İngiltere: %16,9
🇬🇷 Yunanistan: %16,1
🇹🇷 Türkiye: %13,5
Ülkemizdeki en ufak bir ekonomik ve sosyal durumu yukarıdaki ülkelerle kıyaslayanlar konu MEMURLUĞA gelince memur fazla azaltılmalı diye ortalığı ayağa kaldırıyor.
Devletimizin halkımıza hizmetteki kritik alanlar olan SAĞLIK, GÜVENLİK ve EĞİTİM alanındaki memur sayısı şuan ki memur sayısının %75-80 ine denk gelmektedir. Ve sayıları bu alanlara göre YETERSİZDİR. Yeni istihdam sağlanarak desteklenmeli bu alanda memur sayısı arttırılmalıdır.
Umarım şu son günlerde memura yapılan karalama kampanyası son bulur ve ülkemizin gerçek ihtiyaçları üzerine herkes oturur düşünür.
MEMURA yapılan saldırılar ortada..
Kimisi memurun aldığı YOKSULLUK SINIRI altında kalan maaşa laf söylerken,
Kimisi de MEMUR SAYISINI azaltmanın derdine düşmüş durumda üstelik onca memur eksik personelle çalışırken..
POLİSLERE bakıyoruz gün aşırı nöbetlerden sosyal hayat nedir unutmuş durumdalar..
Sağlık memurlarına bakıyoruz OCED verilerine göre 3 kat eksik personelle çalışırken, birde şiddete maruz kalmalarına rağmen bu ülkeye en iyi hizmeti verebilmenin gayretindeler.
Öğretmenleri saymıyorum bile..
Memur fedakarlıktan başka hiçbir şey yapmazken bazı kesimlerin bu kadar memura saldırması akıl alır gibi değildir.
Ne istiyorsunuz daha kaliteli bir sağlık hizmeti mi almak istemiyorsunuz ?
Daha güvenli sokaklar mı istemiyorsunuz ?
Daha eğitimli bir nesil mi istemiyorsunuz ?
Kim ne derse desin bu ülkenin memuru;
YOKSULLUK SINIRI altında maaş almamalıdır..
LOJMAN HAKKI tereddütsüz olmalıdır..
BELEDİYE SOSYAL TESİS ve alanlarından indirimli yararlanabilmelidir.
Bu kadar fedakarca mücadele eden memurun ekmeğinde gözü olanları da Allah’a havale ediyorum.
Not: Asgari ücret YETERSİZDİR🖐🏼
Son günlerde dillerden düşmeyen bir MEMUR var..
Memurların %75-80 i memleketinden uzak bir hayat sürmek zorunda kalıyorlar.
Yedikleri ekmekten içtikleri suya kadar herşey gurbette gider kaynağı oluyor.
Kim ne derse desin birçoğu asgari ücretle okumuş gariban ailelerin çocuklarıdır. Bu nedenle birçoğu ailesine de bakmanın gayretinde.. Aynı zamanda yeni bir aile kurabilmenin de çabasında..
Yazıktır günahtır.. Bu MEMUR düşmanlığı nereden kim tarafından çıkarılıyor aklım almıyor..
Memura LOJMAN ŞART..
Memura BÜYÜKŞEHIR FARKI ŞART..
Memura BELEDİYE SOSYAL TESİSLERİNDE İNDİRİM ŞART..
Memur bu ülkenin çiftçisinin, sanayideki ustasının, sokaktaki esnafın çocuklarıdır..
Bir kesim olarak saldırmayı bırakıp herkes için daha refah bir hayat talebini dile getirin🖐🏼
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde destek personeli olarak görev yapan, sağlık alanında eğitim almış ve fiilen sağlık hizmeti sunan birçok çalışan, kadroya geçiş sürecinde eğitim ve mesleki niteliğini yansıtmayan ünvanlarda değerlendirilmiştir.
Sorun yalnızca ünvan meselesi değildir. Çalışanın aldığı eğitim ile yaptığı işin, bulunduğu kadroyla örtüşmemesi, kariyer planlamasını, görevde yükselme süreçlerini ve çalışma motivasyonunu olumsuz etkilemektedir.
Kamu personel sisteminde esas olan, görev, ünvan ve mesleki yeterliliğin uyumlu olmasıdır. Sağlık hizmeti sunan personel, eğitimine ve fiilen yürüttüğü göreve uygun kadrolarda değerlendirilmelidir.
Yetkilileri bu mağduriyeti giderecek düzenlemeleri hayata geçirmeye davet ediyor, emeğin ve liyakatin karşılığını bulduğu adil bir kadro yapısının oluşturulmasını bekliyoruz.
Kamu çalışanlarının haklarını savunmak amacıyla görev yapan sendika temsilcilerinin; gördükleri eksiklikleri, çözüm önerilerini ve eleştirilerini hukuk çerçevesinde dile getirebilmesi sendikal mücadelenin doğal bir parçasıdır.
Çözümün ilk adımı, sahadaki sesi duymaktır.
#AşıYokCezaVar
@dayanismasen
5 Ekim 2022 tarihinde
Genç Sağlık Sendikası Merkez Yönetim Kurulu olarak başladığımız bu güzel mücadelede 4 yıllık 1. Dönemin sonuna geldik.
29-30 Haziran Haziran’da yapacağımız 2. Olağan kurul ile sendikamızı 100.00’lerin üzerine taşıyacak yeni yönetim kurulumuzu seçeceğiz.
Bugün Kurucu Yönetim Kurulumuz ile Son Olağan toplantımızı gerçekleştirdik.
İlk günden bu yana verdikleri mücadele için başta Kardeşim Furkan Ali ÇİFTÇİOĞLU’na, Değerli Büyüklerim; Feleytun Fatih GÖNÇ’e, Aras Ali ALTINTAŞ’a, Dinçer İLBOĞA’ya, Dava arkadaşlarım Arif CAMGÖZ’e, Fatih ÇEKİRGE’ye, Ekrem AYDIN’a ve Mehmet GÜNOK’a teşekkürlerimi iletiyorum.
30 Haziran’da seçeceğimiz yeni yönetim kurulunda yer alacak arkadaşlara şimdiden yol açıklığı ve başarılar diliyorum.
- Bu sektörün her bir emekçisine söz verdik.
Yetkiyi alacak ve sizlerin sesi olacağız.
Söz verdiğimiz herşeyi yaptık, Bunu da BAŞARACAĞIZ! @gencsagliksend
@osmkya06 Sahadan gelen kıvılcımla başlayan bu mücadelede ikinci dönemde durmadan yorulmadan daha da güçlü bir şekilde çalışıp sahanın sesi olmaya devam edeceğiz 👏🏻🇹🇷🇹🇷🇹🇷