@_demetcelik@onedio Ozamn sizde de sorun var tedavi olun. Eğitimcilerin ıq su böyle olduğu için ilkokuldan mezun olanlar sadece okuma yazma ve toplama çıkarma biliyor.
🔴Oyuncu Lale Mansur’dan Diyarbakır’da Tahir Elçi'nin katledildiği Dört Ayaklı Minare önünden tepki:
"Türk turistler arasında yeni bir hurafe çıkarılmış; altında 7 kere dönerlerse dilekleri oluyormuş. Böyle bir rezilliği kim uydurdu? Belediye buraya bir levha koyamıyor mu? İlla bir şey yapacaksanız, çiçek bırakın"
@ilketvcomtr Dört ayaklı minarede hala kurşun izleri var. Sur hendek operasyonlarında 798 şehit verdik. Sur’ da şehitlik abidesi yaptıracağız o günler de gelecek
Eğer tesettürlü olan ırmak Öğretmen, diğeri müdür olsaydı şu anda başörtülülerin maruz kaldığı ayrımcılığı dinliyor olurduk Müdür görevden alınmakla kalmaz hapis cezası alırdı.
Sadece Başörtülü bacılarının mağduriyetini dinlemek istemiyoruz @RTErdogan adil olmak zorundasın
@VeritasAquritas@ali148732078838@ajansmuhbir1923 Termeliyim yüksek lisans mezunuyum senin Türkiye’de gezmediğin şehir kadar Avrupa’da ülkeyi gezdim. Kadınlarımız Karadeniz’in en güçlü kadınlarıdır senin baban pezevenk ise bütün kadınları orospu olarak görmen normal normaldir
@VeritasAquritas@ajansmuhbir1923 Senin bu geri zekâlı kızdan ne farkın kaldı şimdi Çarşambalıymış… Termeden çok aydın çıkmıştır haddini bil senin sülalen pezevenkse termenin suçu ne övündüğü ilçeyi de çarşamba yan yanalar çarşambayı araştırın Türkiye’deki en büyük uyuşturucu dönen ilçe
İstanbul’da sahnelenen Kanye West konseri, sıradan bir müzik organizasyonu olarak kabul edilemez.
118 bin genç, para vererek inancımıza ve medeniyet değerlerimize aykırı söylem ve sembollerin sergilendiği bir gösterinin parçası hâline getirilmiştir. “I am a God” sözlerinin on binlerce kişi tarafından coşkuyla tekrar edilmesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir tablodur.
Üstelik okültizm ve karanlık sembollerle anılan Michèle Lamy’nin de bu organizasyonun etrafında yer alması, meselenin yalnızca müzik ve eğlence olmadığını göstermektedir.
Daha da düşündürücü olan ise, muhafazakâr kesimin de bu kültürel kuşatmanın bir parçası hâline gelmiş olmasıdır. Sahne ışıkları altında gençliğimize dayatılan bu yabancılaşmaya kimsenin itiraz etmemesi vahimdir.
Kültür ve Turizm Bakanlığımızı, milletimizin manevi ve kültürel hassasiyetlerini ilgilendiren bu tür organizasyonlarda çok daha dikkatli olmaya davet ediyoruz.
Bu milletin evlatları; küresel kültür endüstrisinin yönlendirmelerine değil, kendi medeniyet değerlerine sahip çıkmalıdır.