bir şeyi şiddetle istemeyi bırakmak ne ferahlatıcı bir duygu. evet istiyordum ama geçti. yani hala olsun isterim, vazgeçmedim aslında ama olmamasına üzülmüyorum. onsuz yaşadım, dünyanın sonu değil. buruk ama böyle de iyiyim, gibi. terketmeyi terketmek. büyümek.
İçimizdeki Şeytan kitabında ‘unuttum diyemem fakat üzerimde bir tesiri kalmamış’ diye bir cümle geçiyor. Tam olarak bu. Bir zamanlar fırtınalar koparan her şeyin şimdi sadece uzak bir gürültüden ibaret olması. İnsan geçiyor, yara kabuk bağlıyor, izi bile hafifliyor.
bugün çok değer verdiğim biri en ihtiyacım olduğu an bana dedi ki hayatın boyunca hiçbir hikayeyi kendini kaybedecek kadar benimseme ve ev sahipliği yapma. yaşaman gerekiyorsa yaşa bitirme vaktin geldiğinde izin ver. hiç unutmayacağım. teşekkür ederim.
Normallestirilen saygısızlık diye bir şey var. Öğretmenine saygısızlık yapıyor çocuk. Kimi veli geliyor. Çocuğun yanlışını sahip çıkıyor. Öğretmene hesap soruyor. Çocuk, arkadaşına zorbalık yapiyor. Aman canım çocuklar arasında olur, liderlik vasfı var, yok baskın karakter ondan öyle yapıyor diye kılıf uyduruyor veli. Aslında empatiden noksan bir zorba yetiştirdiğini asla kabul etmiyor.
Evde disiplin yoksa, evde başkasına saygı bir ders olarak okutulmuyorsa, okulda verilen hiçbir ders o çocuğu insan yapmaya yetmez. Okul tek başına çocuğa insan kalabilmeyi öğretemez. Bu mümkün değil. Veli de eğitim sürecinin bir parçasıdır. Fakat çoğu veli bunu kabul etmiyor. Bilinçli ebeveynlik olmadıktan sonra istersen her sınıfa bir pedagog, her sıraya bir anayasa kitapçığı koy. Sonuç kocaman bir sıfır.