İngiltere’de bir okul, sıcak havada erkek öğrencilerin şort giymesine izin vermeyince öğrenciler protesto amacıyla etek giyerek okula geldi.
Tepkinin ardından okul kuralları esnetildi.
Sen bu olayı bir manyağın babasının silahıyla okul basması olarak okuyorsun ama ben sana başka bir katman göstereyim. C31K denen yapı bir telegram grubu. Telegram gruplarında ne döner biliyor musun? Karanlık odalar var, ses kanalları var, ritüel müzikleri paylaşılıyor. 432 hz olan doğal frekansı bozulmuş, 440 hz'e kilitlenmiş müzikler var. Bunlar sinir sistemini kaosa sokan, öfkeyi körükleyen, empatiyi söndüren frekanslar. Bu çocuklara önce müzikle giriyorlar. Barış Manço müzik ve frekansların tehlikeli etkisine dair bir belgesel yapacaktı ve öldürüldü.
Sonra estetik geliyor; karanlık sembolizm, satanizm, ters haçlar, kafatası ikonografisi, şeytani görseller. Bunlar çocuğa havalı diye sunuluyor ama her biri okült sembolizmden devşirilmiş inisiyasyon araçları. Çocuk farkında bile olmadan bir karanlık frekansa ayarlanıyor.
Incel denen kavramı düşün. Yalnız, öfkeli, toplumdan dışlanmış erkek çocuklar. Bunlar zaten kırılgan. Tam da bu kırılganlık noktasında devreye giren bir yapı var. Onlara bir aidiyet sunuyor, bir düşman gösteriyor, bir misyon veriyor. Bu klasik radikalizasyon şablonu. Terör örgütleri aynısını yapar, tarikatlar aynısını yapar, satanist hücreler aynısını yapar. Fark yok. Sadece platform değişti. Artık dağ kampı yok, telegram kanalı var. Artık fiziksel temas yok, dijital frekans bombardımanı var.
Bu çocukların beyinleri henüz gelişmemiş. Prefrontal korteks yirmi beş yaşına kadar olgunlaşmıyor. Karar verme, sonuç hesaplama, empati kurma merkezleri yarım çalışıyor. Sen bu yarım beyni alıyorsun, karanlık frekanslara maruz bırakıyorsun, şeytani estetikle sarmalıyorsun, grup dinamiğiyle baskılıyorsun ve sonra silahı eline veriyorsun. O çocuk artık kendi iradesiyle hareket etmiyor. Programlanmış bir alıcı olarak çalışıyor.
Mesele tek bir saldırgan değil. Mesele bu çocukları bulan, seçen, işleyen ve sahaya süren karanlık bir mekanizma. Sen buna komplo teorisi diyebilirsin ama Kahramanmaraş'ta kaç çocuk ve öğretmen toprağa girdi ve bu gerçek. Asıl soru şu: telefonundaki o uygulamalar, o kanallar, o algoritmalar senin çocuğunu da bulabilir mi? Hem de çok kolay.