Bu Thomas Seyfried.
Kendisi 30 yıldan fazladır kanser üzerine çalışan bir biyoloji profesörü.
Kanser, kötü genler ya da kötü şans değil hasar görmüş mitokondrilerden kaynaklanıyor.
Kanseri önleme ve tedavi etme konusunda şimdiye kadar size anlatılan her şeyi tersine çeviriyor.
DÜNDEN BUGÜNE ALİ YERLİKAYA
1) Ali Yerlikaya Ağrı Valisidir. Adem Kılıçcı Avrupa Boks Şampiyonası’nda 2. olur. Vali Yerlikaya basının önünde "sporcuya TOKİ’den daire veregiz" der. Sporcu TOKİ'ye başvuru yapar lakin valilik "Ne evi o nerden çıktı " deyince davalık olurlar.. ++
Bu kadının yargılanmadığı her dakika insanlık için utançtır. 12 Eylül’de tutsak olan binlerce insan üzerinde Naziler gibi deneyler yapan bir vakfın kurucusu ve yürütücüsüdür kendisi.
Muazzez İlmiye Çığ’ın kurucusu olduğu HZİ vakfı, 12 Eylül cuntasının ona sağladığı alan ve CIA desteği ile hapishanelerde ve vakıf binasında devrimcilere ve ülkücülere insanlık dışı deneyler yaptı. Bu kadının, kardeşi Turan İtil’in ve Ayhan Songar’ın Naziler gibi yargılanması gerekiyordu.
Hapishanelerden denek olarak seçtikleri insanlar üzerinde zihin kontrolü deneyleri ve yasadışı ilaç deneyleri yaptılar. Deney diyoruz tabi ama yapılan düpedüz işkenceydi. Muazzez İlmiye Çığ da Nokta dergisinde yapılan “deneyler”in tutukluların rızası dahilinde olduğu yalanını söyleyecek alçaklıkta bir kadındır. Çalışmaları yürüten asıl kişi ise kardeşi Turan İtil’dir. Dev-Sol vakfın binasını bombaladıktan sonra ülkeyi terk eden İtil, ABD ordusuna bağlı çalışmaya devam etmiştir.
Bu rezalet yargıya sadece bir kere taşınıyor. O da işkenceye maruz kalan Ülkücü Recep Küçükizsiz’in şikayeti sonucu. Tabi ki sonuçsuz kalıyor. İnsanların beyninde onların komünist olmalarına yol açan bir rahatsızlık arayacak düzeyde bir sapıklıktan bahsediyoruz.
Arkadaşlar biliyorsunuz karma aşılar 450 tl oldu. Veterinerimiz aradı toptancısı son kullanımı bu ay sonu bitecek olan karma aşıları 140 tl den veriyor. Bu fiyata bulmamız mümkün değil. Bizim toplamda 650 karma aşıya ihtiyacımız var. 140 tlsi olan 650 dosta ulaşabilir miyiz. Biz iki günde tüm aşıları yapıp bitiririz. Çok büyük fırsat ancak toplanırmı emin değilim. El atarsanız bunu da aşarız. Herşey sizin bağışlarınızla alınıyor. Duyuru yapmak zorunda kalıyoruz.
İŞ BANKASI / NATOYOLU ŞUBESİ (TL HESABI)
BIC NO: ISBKTRIS
IBAN: TR14 0006 4000 0014 3810 1629 08
ALICI ADI: PATİLİKÖY doğayı hayvanları koruma ve yaşatma DERNEĞİ
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
@IBBcozummerkezi
H2 ist Havalimanı ve Mecidiyeköy otobüs seferlerinin durdurulacağı bilgisini edindim. Yani neden? Havaalanı personeli olarak çok sık kullanılan bi hat, bu saçma kararınızdan unatım vaz geöersiniz. Eğer metro kullanılsın istiyorsanız Havaist'i de kaldırın made
Kaç tanesini yazmaya nefesim yetecek hiç bilemez hallerde başlıyorum tek tek sıralamaya...
1)- Yakının cenazesinin yanında kurda kuşa yem olmasın diye eksi bilmem kaç derecede yatmak zorunda kalan şu vatandaşımızın insanlık onuruna sahip çıkmak için #helaletmiyorum
1-Antakya'daki Cihan İnşaat’ın sahibi Ömer Cihan şirketini 2011’de kurmuş. Onun yaptığı Kule Apartmanı'nda onlarca kişi enkazda kaldı. Hikayesi çok önemli. Zira imar suçlarını silsile halinde kimlerin, nasıl işlendiğinin çarpıcı bir örneği...