"Üç kişi konuşurken sözlerini kesme, dikkatle dinle, ardından kötü bir şey söyleme:
- Anne-baba,
- Çocuk
- Hüzünlü biri.
Çünkü onların konuşanı dildir, ama söyleyeni kalptir."
“Ve şimdi… fark ettin ki gereğinden fazla kaygılanmış, korkmuşsun. Her şey senin elindeymiş gibi düşünüp tedbirle kendini yormuşsun. Sonra fırtına geçmiş, O’nun tedbirini ve hikmetini görmüşsün. Bu defa kendinden utanmış, affını dilemişsin. Ardından başka bir fırtına kopmuş, yine eski hâline dönmüşsün. O da geçmiş, tıpkı ilki gibi. İşte böyle… Rabbim merhamet ve lütuf sahibidir; bizse ben ve sen korkularımızın ve cehaletimizin çıkmazlarında dolaşır dururuz.”
O sessiz vedanın o garip göçün
Sebebini hayra yordum olmadı.
Dedim olsun, bu da dünya halları
Tanrı ayrılıkla sınar kulları
Ellerinle diktiğin o gülleri
Kendi ellerimle kırdım, olmadı.