Eyvah eyvah!
Tanzimat'la başlayan, devletini batılılara karşı kötüleme ve batılı ülkelerden imdat dilenme yolunda yeni bir sayfa daha açıldı...
Demokrat İngiliz, Alman, Amerika haa..
Yarabbi bu ne eziklik!
İstanbulKart dahil, İBB’nin dijital uygulamalarından mutlaka çıkın,
iptal edin; Murat Ongun tüm İstanbullluların kişisel verilerini siyasal amaçla kopyaladıklarını anlatıyor, DNP üzerinden tüm Türkiye’nin verilerini kopyalacaklarını itiraf ediyor. Düşünün verdikleri reklamlara tıkladığınızda kişisel verileri kopyalanan kişi kamera takibi ile eşleştirilebilecek sistem almışlar, hepsi İmamoğlu projesi için. Sadece birkaç dakikanızı ayırın, bunlara neden “ulusal güvenlik meselesi” dediğimi anlayacaksınız. Kulaklarınıza inanamayacaksınız
Emir Sultan hazretleri, 17-18 yaşlarına geldiğinde babası vefât etti. Babasının vefâtından sonra bir müddet Buhâra'da kaldı. Sonra Mekke'ye gitti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra Medine'ye geçti.
Emir Sultan hazretleri, Medine-i Münevvere'ye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetinde iken, aldığı manevî bir işaret ile Anadolu'ya gelerek Bursa'ya yerleşti. Burada Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid'in kızı ile evlendi. Bir dergah kurarak talipleri yetiştirdi...
Ledünnî ilme sâhip olan Emîr Sultan hazretlerinin çok kerâmeti görülmüştür. Bu sebeple "Kerâmetler Sultânı" diye anılmıştır. Zamânındaki Osmanlı Sultanları kendisine hürmet eder, sefere çıkacaklarında huzûruna gelip, mübârek duâsını alırlardı. Onun eliyle kılıç kuşanırlardı. Emir Sultan hayâtı boyunca din ve vatan için yapılan gazâları teşvik etti.
Talebelerine bu işlerin kudsiyetini devamlı anlatırdı. Vefâtından sonra bile mânevî yardımlarının serhat boylarındaki gâziler tarafından görüldüğü devamlı anlatıla gelmiştir. Emir Sultan 1430 (H.833) senesinde Bursa'da veba hastalığından vefât etti. Vefât ettiğinde 63 yaşındaydı.
Emir Sultan hazretleri vefât ederken; -Cenazemizi Hacı Bayrâm yıkayıp, namazımızı kıldırsın, buyurdu. Vefât ettiği gece Hacı Bayrâm-ı Velî, mânevî bir işâret ile Bursa'ya geldi. Gasil ve tekfin işlerini yaptı ve cenâze namazını kıldırdı...
📹 byokurfoto
İsrail terör örgütü, ateşkesi tek taraflı bozarak yine bir Ramazan günü masum çocukları ve sivil halkı katlederek insanlık suçu işlemeye devam ediyor! Dünya kör, dilsiz, sağır. Ama biz susmayacağız!
Bu vahşete sessiz kalmak, suça ortak olmaktır!
#Gazze
İranlı imam namazda Hz Ömer'e Hz Ebubekir'e Hz Ayşe'ye sahabelere lanet okuyor. İran çok tehlikeli bir düşmandır.
Allah c.c. bunları bildiği gibi yapsın.
Paylaş iran'ı herkes tanısın.
Belediye ilçede 5 bin inek beslese ilçesi ucuza süt içer
5 bin dana beslese ucuza et yemiş olur 78 ton köpek yemi yerine saman sipariş etse milli gelire katkısı olur ama yok köpek mamasından vurduğu parayı vuramaz
Bu köpek meselesi milli güvenlik meselesidir
Bu konuda çok şeyler söyleyebilirim ama sadece şu ibretlik iki kareyi yanyana getirip yorumu halkımızın vicdanına bırakacağım.
“En cahil Türkler, Müslüman Türklerdir. Özellikle Osmanlı Devleti benim kanaatimce Türk tarihinin en alt noktasıdır'' diyen ve tarihçi olmadığı halde bu sözleri sorgulanmayan kişiyi dizi setinde ağırlayıp Fatih’i ve Çandarlı’yı canlandıranlarla omuz omuza fotoğraf çektiriyorsunuz, Gerçek tarihi yansıtıp, liderimiz Fatih’i gençlerin kafasında küçültmeyelim diyen bir Tarihçiyi, Fatih ve Çandarlı‘yı oynayan oyuncuların dilinden yermeye kalkıyorsunuz. Bu Devletimin Kanalı @trt1 ‘e yakışmıyor.
https://t.co/isHB2vSU5m
AKP yalakası sıfatıyla meşhur olan Fatih Altaylı, bugünkü programında tekrar Erdem Atay'a, AKP'nin emriyle İmamoğlu'nun diplomasını yazdığını söyledi.
Erdem Atay: Ben sana yazıyı yazdıktan sonra özelden bana mesaj çekip ''Sizin olduğunuzu bilmiyordum, AKP yalakası dedim ama bilsem böyle söylemezdim'' diyen adamın karekterine bak.
Bunu yazmasam hiç olmaz !
2 Ocak 1935 Soyadı Kanunu.
3. maddesi, Bu maddeye göre soyadı
🇦🇲 Ermenice ‑ian, ‑yan, Slavca ‑of, ‑ov, ‑viç, ‑iç,
🇬🇷 Rumca ‑is, ‑dis, ‑pulos, ‑aki, soneklerine izin verilmez.
Türkçe soyadlar benimsemek zorunda kaldı.
200 bin Yahudi, 800 bin Ermeni'ye
TC. Kimlik kartlarında Müslüman isimleri verilerek en iyi yerlere yerleştirdiler !
1 milyon kriptonun, 1 günde içimize sızmış olduğunu biliyor muydunuz ?
BERÂT GECESİNİN FAZÎLETİ
Bu gecenin fazileti Kur’an ayetleriyle sabittir. Allahu Teâlâ, şöyle buyurur: “Hâ mîm. Parlak kitap Kur’ân hakkı için, gerçekten, biz, onu, mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz, (Kur’ân hükümleri ile) korkutanlardanız. Her hikmetli iş o mübarek gecede ayırt edilir. (Rızk, ecel, iyi ve kötülükten ibaret işler bu gecede yazılır.) Bu, (hikmetimizin gereği olan) tarafımızdan bir iştir. Çünkü biz peygamber göndereniz. Peygamberi kitabla gönderişimiz de bir rahmettir, ni’mettir. Gerçekten O Semi’dir. “Bütün söylenenleri işitir, alimdir.” Her hâli bilir. O göklerin ve yerin ve bütün aralarındakilerin Rabbidir, eğer gerçekten inanıyorsanız!” (Duhan s. 1-7) Bu geceye iyiliğinin çokluğu ve âlemlere bereket olması sebebiyle, mübarek gece ismi verilmiştir. Berat Gecesi’nde bir yıl içinde olacak her çeşit olayların hükmü verilir. Bunun için Resûlullah (s.a.v. buyurdular ki “Allâh (c.c.) bu sene içinde ölecek kimseleri Şaban ayı içerisinde yazar. Ben de ecelimin oruçlu iken gelmesini istiyorum.” (Buhari) Ber’ât Gecesi de denir. Çünkü Allâhü Teâlâ, bu gecede mü’min kullarına kurtuluş berâti yazdırır. Hadis-i Şerîf’te: “Ber’ât Gecesi kâhinler, büyücüler, içkiye devam edenler, ana-babasına isyan edenler ve zinaya devam edenler hâriç, Allâhü Teâlâ bütün müslümanları mağfiret eder”, buyurdu. (Buhari)
Başka bir rivayette “haksız yere müslümanlara düşmanlık edenlerin, yol kesicilerin, kibirlilerin” de af kapsamının dışında olduğu belirtilmiştir. Ravdatül Ulemâ’da yazdığı üzere, faiz yiyen, canlı resmi, heykeli yapan ve söz taşıyıcılar da af kapsamı dışındadır.* “Şa’bân-ı Şerif’in onbeşinci gecesi olunca, o geceyi ihyâ ediniz ve gününde oruç tutunuz. Muhakkak ki, Allâhü Teâlâ, “mağfiret olunmak istiyen yok mudur, mağfiret edeyim; rızk istiyen yok mudur, rızk vereyim; istiyen yok mudur vereyim” buyurur. Bu hâl, sabaha kadar devam eder.”
(Buhari, Müslim, Beyhaki)(Muhammed Rebhâmi, Riyadünnasihin, s.278-279)
Çoğu kişi Nazi dehşetini bilir.
Ama çok azı, Japonya’nın mahkumların dondurulduğu, canlı canlı otopsi yapıldığı ve ölümcül salgınlarla enfekte edildiği gizli laboratuvarı Birim 731’i bilir.
Bu vahşetin merkezinde, insanları deney faresi gibi kullanan Dr. Ishii vardı.
Artık yeter!
Yıllardır süren Suriye meselesi çözülmüş, Etiyopya ve Somali’yi bir araya getirmişsin, dünya siyasetinde söz sahibi olmuşsun, ülke olarak ekonomik göstergeler iyileşme yönünde ve memleketin gelişmesindeki en büyük engel olan CHP ve yöneticilerinin yolsuzlukları deşifre olmaya başlamış, tarihin en büyük isyan fitnesi Gezi olaylarının arkasındaki gizli güçleri tespit etmişsin, 40 yıllık terör meselesi çözülmek üzereyken ve İmamoğlu vatan sevdalısı bir savcı tarafından sorgulanacağı bir anda;
Sen ise çıkmış yargı töreninde bu da benim yeğenim diye şirinlik yaparak aslında Erdoğan’ın azılı düşmanlarına can suyu oluyorsun!
Ne zaman Hükümet olumlu bir hava yakalasa ya meclisi karıştırıyorsun ya da muhalefete bir malzeme veriyorsun.
Erdoğan ve oy verenlere hakaret eden CHP’li seçmenin tutuksuz yargılanmasını istiyorsun. Serbest bırakılmasına vesile olduğun kişi soluğu CHP’lilerin yanında alınca hiç görünmüyorsun.
Milletin hassas olduğu köpek terörü, süresiz nafaka ve 6284 gibi konularda hemen kırmızı çizgi çekip karşı tarafın sözcüsü gibi hareket ediyorsun!
Artık yeter Özlem Zengin!
Evet bu "yeter artık" sözünü, kendisine kim ne zaman diyecek! @Akparti
Eskiden bir kurt dağda koyunu parçalasa vebalini düşünürlerdi....
Şimdi ise şehirlerde köpekler kızlarımızı parçalar oldu, ilgililerin kılı kıpırdamıyor!
Çıkarılan kanunlar ne oldu???
#köpekterörü
🔴Sinan Çetin kitabın ortasında konuşuyor.
"Bize 80 senedir yalan söylüyorlar"
Şimdi adamı Cumhuriyet düşmanı ilan ederler...
Dinleyin her kelimesine hak vereceksiniz...
Konya’da düzenlenen şivilik kapsamında çocuklara dağıtılan abur cuburlar sosyal medyada böyle paylaşıldı. Çocuklara iyilik yapalım derken, her birinin içeriğinde çocukların sağlığına yarardan çok zarar getirecek bilişenler bulunan ürünlerin dağıtıldığı görülüyor. Dağıtılan ürünlerin Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bilim Kurulu tarafından tüketimi tavsiye edilmeyen ürünler olması ve çocuklarda obezite, diyabet gibi hastalıkları tetikledikleri bilimsel çalışmalar ve genelgelerle ortaya konmuş olduğu gerçeği de göz ardı ediliyor. Abur cubur adı altında bu kimyasal depolarını normalleştirenler, çocuklara iyilik yaptıklarını düşünüyor.
Diğer yandan dağıtılan ürünlerle ilgili akıl almaz bir skandal ortaya çıktı. İçeriğinde monosodyum glutamattan tutun, ketçap aromasına kadar birçok tartışmalı bileşenin bulunduğu cipslerin tüketim tarihlerinin üzerinden yıllar geçtiği görüldü. Dahası bu ürünlerin tüketim tarihleri birileri tarafından silinerek, çocuklarımıza o şekilde dağıtıldığı anlaşıldı!
Bunu fark eden bilinçli tüketiciler dağıtılan cipslerin ambalajlarını asetonla sildiklerinde yapılan bu sahtekarlığı gözler önüne serdi. Buna göre tüketim tarihi Aralık 2023’te yani bir yıl önce sona eren ürünlerin dağıtıldığı anlaşıldı. Bu ürünlerin üreticisi ve dağıtan kurumlar belli olup, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gereğinini yapılmasını bekliyoruz.
@tctarim@konyailtarim