🚨🚨🚨
مونديال قطر كان موسوماً بالعار وتم دفع ميسي والارجنتين الى النهائي وفي كل مباراة كان الحكام يحتسبون ركلات جزاء ولكن ما حدث في النهائي فاق الوصف
كانت مباراة اشبه بمصارعة حرة منذ بدايتها كان واضحاً ان الحكم مارتشينياك وفر الحماية للاعبي الارجنتين ليقوموا بضرب لاعبي فرنسا بكل الطرق لايقافهم.
مع الاسف في كأس العالم 2026 يتكرر ذات السيناريو والحكام يوفرون الحماية لمنتخب رئيس الفيفا الفاسد .
#argentina #egypt #كاس_العالم_٢٠٢٦
🚨Fabio Capello on the officiating in Argentina vs Egypt:
🗣️ “I have no problem accepting defeat when the better team wins.
What I cannot accept is inconsistency.
Egypt scored a goal that looked perfectly legitimate, yet VAR searched every possible angle until it found a reason to rule it out. Later, when Egypt were asking for major decisions inside Argentina’s penalty area, that same level of investigation disappeared. That is what frustrates players, coaches and supporters.
Football is built on trust. If one incident deserves three minutes of review, then every major incident deserves the same attention. You cannot apply one standard to one team and a different standard to another. That is where people begin to question the integrity of the decisions.
Argentina have world-class players. Nobody doubts that. Messi, Martínez and the rest have enough quality to win matches on their own. But when controversial decisions repeatedly fall in one direction, it becomes impossible to ignore the conversation. Egypt earned the right to lose because Argentina were better—not because the biggest moments seemed to be interpreted differently.
The saddest part is that tonight people will remember the referee more than the football. Egypt leave with disappointment, but also with unanswered questions. And whenever supporters spend more time discussing officiating than the players, football itself has failed.”
Arjantinli taraftarların Mısır taraftarlarına yaptıkları:
- 3. gol sonrası ağır hakaretler başladı,
- Mısırlı taraftarların üzerine bira fırlatıldı,
- Çocukların da olduğu bölüme cinsiyetçi hareketler yapıldı.
Cuando Argentina jugó contra Austria hubo una falta en la jugada previa, pero Messi igual marcó el gol y el VAR no lo anuló.
Pero el VAR anula el gol para Egipto. Esto es corrupción por parte de la FIFA. Comparen 👇👇👇👇👇
أكثر لاعب نفذ ركلات جزاء في تاريخ كأس العالم:
ليونيل ميسي (8)
أكثر لاعب نفذ ركلات جزاء في تاريخ دوري أبطال أوروبا:
ليونيل ميسي (23)
أكثر لاعب أهدر ركلات جزاء في تاريخ كأس العالم:
ليونيل ميسي (4)
أكثر لاعب أهدر ركلات جزاء في تاريخ دوري أبطال أوروبا:
ليونيل ميسي (5)
🚨 How often do teams playing in World Cup quarterfinals get booked:
🏴 England - Card per every 7 fouls
🇲🇦 Morocco - Card per every 9,8 fouls
🇧🇪 Belgium - Card per every 10 fouls
🇨🇭 Switzerland - Card per every 11,5 fouls
🇫🇷 France - Card per every 12,2 fouls
🇳🇴 Norway - Card per every 13,6 fouls
🇪🇸 Spain - Card per every 17,5 fouls
🇦🇷 Argentina - Card per every 22 fouls
@theMadridZone Dünya kupasına Türk hakemleri almadılar ama dünya kupasındaki hakemlere Türk hakemler ders vermiş olmalı... Arjantin'e sağlanan avantajlar galatasaray'a sağlanan avantajlarla aynı. Biz bu duruma alışığız da tüm dünya buna nasıl alışacak bakalım ❗
Fizeram um compilado de 4 minutos mostrando os lances em que a Argentina foi favorecida contra o Egito.
Simplesmente um escândalo mundial. Quanta sujeira envolvida. 🤢
FENERBAHÇE MÜZESİ YOLGEÇEN HANI MIDIR?
3 Temmuz’da sosyâl medyaya düşen 28 saniyelik bir görüntü büyük tartışma yarattı. Görüntü, ilk olarak 2023 yılında sosyâl medyaya düşmesine rağmen sahibi tarafından yeniden paylaşılınca bir kez daha gündem oldu.
Sözkonusu görüntüde bir kadının 2010/11 şampiyonluk kupasını elleriyle taşıyıp kaidesine yerleştirmeye çalıştığı sırada Fenerbahçe müzesinde ziyaretçilerden camekânla ayrılmış diğer kupaların üzerinden sarsak adımlarla atladığı görülüyor.
Normâl bir ülkede bu skandal görüntülerin ciddi tepki çekmesi gerekirdi fakat üzerinden bir kaç yıl geçmesine rağmen bugüne kadar bu skandalla ilgili bir özür veya sorumlu kişilerin cezalandırıldığına dair bir habere rastlamadım. Tam tersine yaptığı görgüsüzlük yanına kâr kalan bu kadın, marifetmiş gibi o görüntüyü 3 yıl sonra bir kez daha paylaşmış.
KUPALARA HERKES DOKUNAMAZ
Kupalara dokunulması, taşınması veya bir yerden bir yere nakledilmesi ciddi kurum ve kuruluşlarda yazılı protokole tâbidir.
‼️ Örneğin Şampiyonlar Ligi kupasına dokunabilecek kişiler UEFA tarafından sadece kupayı kazanan kulübün oyuncu, teknik ekip, yönetim ve yetkili UEFA görevlileri olarak sınırlandırılmıştır.
‼️ Dünya Kupası’na kimlerin dokunabileceği ise FIFA tarafından daha katı bir protokolle belirlenmiştir. Buna göre Dünya Kupası’na sadece kazanan takım oyuncu ve teknik ekibi, devlet başkanı ve yetkili FIFA görevlileri temas edebilir.
‼️ 2022 Qatar Dünya Kupası’nda sahaya girip kupaya dokunan Nusret Gökçe, 2026 Dünya Kupası’nı stadta izlemekten men edilmiş, bunun yanında birçok spor müsabakasına izleyici olarak katılımı yasaklanmıştır. Ünlü işletmeci daha sonra olayla ilgili özür dilemek zorunda kalmıştır.
CEVABINI ARAYAN SORULAR
Fenerbahçe Spor Kulübü müzesindeki kupaların da aynen UEFA ve FIFA protokollerinde olduğu gibi ciddi kurallara tâbi tutulması gerekir. O halde cevabını arayan soruları soralım:
1. Görüntülerdeki kadın, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün en güzide, en hassas, en saygın mahali, Fenerbahçe Müzesi’nin ziyaretçilerden ayrılmış camekânına hangi vasıf, hangi yetki, hangi görevle girmiştir? Buna kim müsaâde etmiştir?
2. Fenerbahçe’nin şanlı tarihinin yegâne nişaneleri olan kupalarına dokunmak, onları bir yerden alıp bir yere taşımak önüne gelene serbest midir? Kupalara dokunmanın yazılı resmi protokolü, ve bu işlerle vazifeli resmi görevli kimseler yok mudur?
3. Maddi-manevi her biri paha biçilmez değere sahip, bazıları tarihi eser statüsünde olan bu kupaları yetkisiz biri eline alıp taşıyabilir mi? Herhangi bir hasar, kayıp, hırsızlık durumunda oluşacak maddi-manevi kaybın tazminatı kimin sorumluluğundadır?
***
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün şanlı tarihinin gurur kaynağı, her biri alın teriyle kazanılmış şerefli kupalarının yegâne teşhirgâhı Fenerbahçe Müzesi yolgeçen hanı mıdır?
Emrah MUTLU
@emutlu1907
Çeyrek final yapan Norveç, bizden 3 hafta önce Amerika'ya kampa gitmiş
Biz neden gidemedik ?
Çünkü lige kışın 1 ay ara verdik
Osimhen Afrika kupasında diye ligi oynatmadılar
Fikstür şikesi yani...
Faturasını milli takım ödedi
Galatasaray lobisi kanserdir
Kesip atılmalıdır
Bir sorum var: Süper Lig fikstürünü üreten yazılımın kodunu kim gördü? Kim denetledi? Kısıtları kim belirledi? Cevap "kimse" ise, elimizdeki şey kura değil, kapalı kutu bir algoritma. Şeffaflık istemek çok mu?
TSK’da mesai sırasında rütbeli personellerin bütün gün odalarında ve revirde çay-sigara yaparak seks, kumar ve bahis muhabbetleri çevirmesinden, erlere yapılan mobbingten, tedavileri aksatmalarından ve tarihi geçmiş ilaçların kullanılmasından rahatsız ve şikayetçi olan genç doktor Efran Tumaris Usul, kendisi hakkında başlatılan disiplin soruşturmaları ile TSK’dan ihraç edildi.
ÇOK ÖNEMLİDİR.
1957 seçimlerinde ne oldu? Söylemezler, yazmazlar. Türkiye'yi askeri müdahaleye götüren o süreci hiç anlatmazlar.
Tarih unutmaz…
68 yıl önceye gidelim…
İktidardaki Demokrat Parti genel seçimi 7 ay önceye çekti. Halk, 27 Ekim 1957'de sandık başına gitti.
Seçim saat 17.00'de bitecekti.
Fakat saat 14.30'da devletin tek radyosu; oy verme işlemleri sürerken DP'nin kazandığı illeri açıklamaya başladı!
Şaka değil gerçek bu…
CHP lideri İsmet İnönü, Devlet Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu telefonla aradı, “Sizden bu suçun işlenmesine engel olmanızı talep ediyorum” dedi.
Bakan Zorlu, “Beyefendi” Adnan Menderes'e gitti, İnönü'nün söylediklerini aktarıp radyo yayınının durdurulmasını istedi. “Beyefendi” sert çıktı; “Radyo sonuçları açıklanmaya devam etsin!”
CHP bu kez Yüksek Seçim Kurulu'na başvurdu.
Radyo yayını durduruldu.
Fakat DP zaten istediğini almıştı; kimi CHP'liler “DP kazandı” diye sandığa gitmedi.
Bu arada radyoevinden yabancı gazetecilere, “İsmet İnönü'nün yazılı açıklaması” diye bir kağıt verildi.
Sözde İnönü, “Seçimi kaybettik; en fazla 120 milletvekili çıkarabiliriz” demişti! BBC'den France Press'e kadar yabancı gazeteciler haberi doğrulatmak için İnönü'nün yanına gidince, şaşıran sadece yabancı gazeteciler değildi; İnönü ülkesi adına utandı.
Devlet, yalan söylemekle kalmıyor, yalan belge düzenliyordu!
Bitmedi…
Bir de 1957 seçimlerinin İsmet İnönü'nün isimlendirmesiyle “kütük marifeti” var!
Seçmen kütükleri hazırlanırken, CHP'li seçmenler “kütük”ten yok ediliverdi!
Yerlerine DP'li seçmenlerin adı hem de birkaç kütükte yer aldı. Yani bir DP'li birkaç sandıkta oy kullandı.
DP kurduğu seyyar ekiplerle bu seçmenlerini sandık sandık taşıdı.
Seçime “iyi organize” olmuşlardı; organize işler konusunda marifetliydiler!
CHP'li kimi seçmenler kütükte isimlerini göremeyince oy kullanamadan evlerine döndü.
Hayır daha bitmedi…
Oy usulsüzlükleri bazı şehirlerde olayların çıkmasına neden oldu. Örneğin Gaziantep'te…
27 Ekim gecesi seçimi CHP'nin 700 oy farkla kazandığı ilan edildi. Hatta DP'nin gazetesi "Zafer" bile bu sonucu yazdı. Fakat, ertesi gün köylerden “sayılmamış, unutulmuş oylar” getirildi ve bin kadar oyla seçimi bu kez DP'nin kazandığı açıklandı.
CHP'liler haklı olarak il seçim kuruluna itiraz etti. İtirazları kabul edildi.
Oylar, tutanaklar, gerekli belgeler adliye binasına götürüldü; pazartesi inceleme başlayacaktı.
O gece adliye binası yandı!
Bütün oylar yok oldu!
DP'nin galibiyeti resmiyet kazandı.
Şehirde gergin bir hava oluştu.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreninde Gaziantepliler belediyeye yürüyüp seçimleri protesto etti.
Vali kitlenin üzerine (o zaman TOMA yoktu) itfaiye araçlarıyla su sıktırınca olaylar çıktı.
Belediye tahrip edildi.
Polisin halkı dağıtmak için ateş açmasıyla, DP binasından da kitleye mermiler yağdırıldı. Olaylarda bir komiser muavini ile bir çocuk yaşamını yitirdi; çok sayıda kişi
yaralandı.
Zırhlı askeri birliklerin şehre girmesiyle olaylar yatıştı.
Ardından şehirde
“CHP'li cadı avı” başladı.
Gözaltına alınıp tutuklananlar arasında kimler vardı bilir misiniz:
Mehmet Barlas'ın babası Cemil Sait Barlas.
Zeynep Göğüş'ün babası/Hasan Celal Güzel'in dayısı Ali İhsan Göğüş.
CHP'liler halkı isyana teşvik iddiasıyla Yozgat Cezaevi'nde beş buçuk ay yattı.
Avukatları Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu idi.
Oy rezaleti yüzünden sadece Gaziantep'te olaylar çıkmadı.
Mersin'de seçim cinayeti
Mersin'de de oy hırsızlığı olaylara neden oldu.
DP'nin oy hilekarlığının ortaya çıkması halkın sokağa çıkmasına sebep oldu. Olayları askerler bastırdı.
Bu arada…
CHP'li Mahmut Boytunç, DP'liler tarafından öldürüldü. Resmi makamlar “katil” diye, Zeki Budur ve Murat Sevim adlı DP'lileri tutukladı.
Ama katilin aslında DP Mersin Milletvekili Hüseyin Fırat olduğu yolunda söylentiler çıktı. Cinayetle ilgili haberlere yayın yasağı getirildi!
Sadece Gaziantep ve Mersin'de olaylar çıkmadı. İstanbul, Ankara, Sivas, Giresun, Kütahya, Kayseri, Çanakkale, Samsun gibi birçok şehirde oyların çalındığı iddiası halkı sokağa döktü.
Olayları bastırmak için şehirlerin üzerinden uçaklar alçaktan uçuş yaptı. İsmet Paşa, “Savaşta bile askeri uçakların sivil halk üstüne dalış yapmadığını” söyledi.
Seçimin üzerinden 5 gün geçti. Fakat Türkiye sakinleşmedi.
Bu nedenle…
1 Kasım 1957'de TBMM açılışında Ankara'da olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Başkentin caddelerinde tanklar vardı. Yollar asker kordonu altındaydı. Gençlik Parkı'na, Güven Parkı'na askerler yığıldı.
Aslında tüm bu gerginliğin nedeni Meclis tutanaklarına yansıdı:
1957 seçimlerinde DP bir önceki 1954 seçimlerine göre 9 puanlık büyük oy kaybetti. Bunu bekliyorlardı. Bu nedenle işi sıkı tutmuşlardı. Ne olursa olsun kazanmayı amaçlamışlardı.
Sonuçta…
DP, 1957 seçiminde CHP ile artık başa baştı; CHP'nin yüzde 41'ine karşılık yüzde 47'lik oyu vardı. DP'nin bu oyların ne kadarında kütük marifeti vardı, bilinmiyor.
Bilinen;
Türkiye'nin 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine böyle seçim şaibeleriyle de sürüklendiğidir.
Tv'lere çıkanlar, gazetelerde yazanlar bu konulara hiç değinmiyor.
Yalan üzerine iktidar inşa ediyorlar.
Dün de öyle,
Bugün de öyle....