"İnsana en çok şiir yakışıyor.
Sonra yeryüzüne yağmur.
Gökyüzüne mavi.
Ve en çok insana vefa yakışıyor.
Yüreğe sevda.
Gözlere haya…
Ve en çok yaşamak yakışıyor.
İnsanca, sevdaca, duruca."
#AhmetTelli
📍 Datça Yarımadası’nın ucundaki Knidos Antik Kenti açıklarında, Bizans dönemine ait ve yüzlerce amfora taşıyan üç yeni gemi batığı keşfedildi. “Heritage” dergisinde Evren Türkmenoğlu ve Dan Davis tarafından yayımlanan çalışmaya göre, “Knidos F”, “Knidos L” ve “Knidos N” olarak adlandırılan bu batıklar Doğu Akdeniz’deki Orta Çağ deniz ticareti ağına ışık tutuyor.
Keşifler, E/V Nautilus araştırma gemisinden denize indirilen “Hercules” ve “Argus” adlı uzaktan kumandalı sualtı araçları (ROV) kullanılarak gerçekleştirildi. Sığ sulardaki trol balıkçılığının verdiği zararlardan uzak, 370 ile 418 metre arasındaki derin sular ile sarp deniz topoğrafyasında yer alan batıklar, modern görüntüleme ve haritalandırma yöntemleriyle kargoları yerinden çıkarılmadan yüksek çözünürlüklü olarak incelendi.
MS 10. ve 12. yüzyıllar arasına tarihlenen Knidos F ve L batıkları, Bizans İmparatorluğu’nun denizlerdeki ticari hareketliliğini yeniden kazandığı dönemin izlerini taşıyor. 370 metre derinlikteki Knidos F batığında, 545’i tamamen sağlam olmak üzere 600’ü aşkın amfora tespit edildi. Geminin düz bir şekilde batması sayesinde gövdenin alt kısmının kum altında iyi korunmuş olabileceği belirtildi. Bu kargonun tamamı, Marmara (Ganos) bölgesinde üretilen şarapların ticaretiyle ilişkilendirilen “Günsenin Tip I” formundaki amforalardan oluşuyor. 418 metre derinlikteki Knidos L batığında ise 116 sağlam amfora bulundu. Ana yükü yine “Günsenin Tip I” olan bu gemide, yan kargo olarak Serçe Limanı batığındaki amforaları andıran daha ince ve uzun boyunlu farklı bir tip amfora daha tespit edildi.
MS 13. yüzyıla tarihlenen ve 400 metre derinlikte yatan Knidos N batığı ise Bizans’ın Doğu Akdeniz’deki ekonomik daralma ve çalkantı dönemine denk geliyor. Bu gemideki 95 sağlam amforadan 77’sini oluşturan ana kargo, kısa ve dar boynu, alçak kulpları ve düz tabanıyla arkeoloji literatüründe şimdiye kadar benzeri bulunmayan gizemli bir form sergiliyor. Gemideki az sayıdaki ikinci tip amforanın ise Karadeniz (Kırım) kökenli, tahıl ya da küçük balık istiflemek için kullanılan gündelik formlar olduğu anlaşıldı.
Uzamanlar, sofra eşyası, çapa veya ahşap gemi aksamı gibi diğer buluntuların kumun altında kalmış olabileceğini ifade ederken; bu keşiflerin Ege, Güney Anadolu ve Levant kıyılarını birbirine bağlayan Karya rotasının kesintisiz olarak kullanıldığını kanıtladığını belirtiyor. Kaynak: https://t.co/Qhj4wHoAeo (27.06.2026)
"Vermax dumanlar içinde kükreyerek suya çakıldı, suda debeleniyordu. Jacarys Velaryon'un ejderhanın üzerinden atlayıp dumanlı bir enkaza birkaç anlığına tutunduğu söylenir, ta ki en yakın Myrialı gemideki bazı haydutlar
ona doğru ok atmaya başlayana dek..."
#houseofthedragon
Sabah 7'de de olsa, nerde olsan seninleyiz ❤️🤍
As bayrakları as as as... 🎶
Bir oluruz yolunda 🎶
Dünya Kupası'nda milli takımımıza başarılar dileriz.
📚 #OTdergi ✍️ #ArdaTulum 🎬
Eurovision izleyici sayısında sert düşüş
📺 2026 Eurovision Şarkı Yarışması, televizyon ekranlarında 131 milyon kişi tarafından izlendi ve izleyici sayısı geçen yıla göre 35 milyon düştü
🚫 Bir şekilde tepki vermek şarttı.
📍 Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti'nde bir dönem konuşulduğu belirlenen "Sidece" dili üzerinde yapılan çalışmalarda 31 harf tespit edildi.
Bölgede 2000 yılı aşkın bir süre önce konuşulan "Sidece" dili, kazılarla ortaya çıkarılan iki dilli yazıtlarla çözülüyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı ile yabancı dilbilimciler Michaela Zinko ve Alfredo Rizza, Side alfabesinin yapısını, kelime çözümlemeleri ve Anadolu'nun diğer dilleriyle bağlantıları üzerine çalışıyor.
Side Antik Kenti Kazı Başkanı ve Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, son yıllarda yaptıkları kazılarda Sidece yazılı yeni yazıtlar ele geçirdiklerini ama dilin hala tam olarak okunamadığını ve anlaşılamadığını ifade etti. Bunun da yazıtların az olması ve mevcut yazıtların genellikle 1-2 satırdan ibaret olmasından kaynaklandığını ifade eden Alanyalı, şöyle devam etti: "Bu durum araştırmacıları yazının çözümü konusunda zorluyor. Son yıllarda hem çift dilli hem de 30 ila 40 satır arasında değişen çok satırlı yazıtların bulunması yeniden bir umut oldu. Araştırmacılar Sidece olarak tanımlanan yazıtlarda görülen 'Siruawn' ve 'Siruawan' kelime biçimlerinin Side kentini ifade ettiği görünüşünde birleşiyor. Bu değerlendirme Side'nin erken tarihi ve kentin adının kökenine ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor. Çalışma devam ediyor ama muhtemelen kentin ismi yine 'nar' anlamına geliyor. Bu çok büyük bir tespit."
Side dilinin Anadolu'nun en eski halklarından Luvi kökenli bir dil olduğuna işaret eden Alanyalı, "Anadolu'daki Likçe, Karca gibi. Biz de onun bir koluyuz. Antik kentin ismi üzerinde yapılan araştırmalar kentin kimliği için çok önemli. Bu kent Helen'ler gelmeden önce de vardı. Kaynaklar, 'Kyme'den gelenler Side'ye ayak bastıkları anda kendi dillerini unuttular ve barbarların konuştuğu dili konuşmaya başladılar.' diyor. Barbar, kendi dilinden başka dil konuşan anlamı taşıyor. Hatta Helenceyi unutturabilecek kadar dominant bir kültür olduğunu görüyoruz burada. Helenler gelmeden önce de Side, Anadolu'nun kadim kentlerindendi." diye konuştu. Kaynak: AA (04.06.2026)
Türk Milletinin bağımsızlık ve hürriyet umutlarının inanca dönüştüğü, Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da bağımsızlık ateşini yaktığı günün 107. yıldönümünde, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun.
#19Mayıs#AtatürküAnmaGençlikveSporBayramı
#NaşideGöktürk (1965-2016) 90'lı yıllarda yazdığı ve seslendirdiği şarkılarla, edebiyatçı yönüyle tanınır. Ardında hem unutulmaz besteler hem de şiir kitapları bırakmıştır. İki şarkısı var ki efsane #SakınHa#YüreğimRehin
Büyük bir aşk uğruna (#AltanErkekli) yazılan iki şarkı..
Annelik sadece doğurmak değildir Bazen dostun yarasını sararken, bir çocuğun başını okşarken bazen sevdiğne merhametli olurken başlar annelik.
Çünkü kadın şefkatlidir ve şefkat değdiği her şeyi iyileştirir.
İçinde şefkat ve merhamet olan tüm kadınlarn #AnnelerGünü kutlu olsun.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Emeğin sömürülmediği, adaletin ve dayanışmanın büyüdüğü, alın terinin hak ettiği değeri gördüğü güzel yarınlara…
Yaşasın #1Mayıs!
23 Nisan, çocukların sesinin duyulduğu, haklarının hatırlandığı ve umutlarının büyütüldüğü bir gündür. Çünkü biliyoruz ki, çocukların gülüşü güçlendikçe, bugünler ve yarınlar daha adil, daha aydınlık olacak.
#23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı kutlu olsun. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷