Benim aslan gibi bi arkadaşım var, dağ gibi çocuk. Rahmetli annesi inanılmaz güzel zeytinyağlı yaprak sarması yapardı, her ziyaretimde tıka basa yedirirdi. Annesini kaybettikten sonra cenazede taziyede dimdik durdu, metanetini korudu. Aylar sonra alışveriş yaparken üzüm yapraklarını görünce pazarın orta yerinde hüngür hüngür ağlamış, ayların birikimi orada patlamış.
Bazı acılar insanı cenazede yıkmaz; pazar yerinde, bir üzüm yaprağının önünde çökertecek kadar sabırla birikir.