Arif Sağ, Erdal Erzincan, Sabahat Akkiraz ve Mustafa Özarslan bir arada zaten Şampiyonlar Ligi gibi olmuş ama burada örneğini gördüğümüz potpori (doğru yazılışı potpuri ama galat-ı meşhur lugat-ı fasihten evladır) mevzusunun, daha doğrusu belli bir ritimle akan bir şarkının,
türkünün devamının farklı, daha hareketli bir ritimle gelip coşmasının, ağır uzun havalardan sonra gelen hareketli türkülerin hastasıyım. Kendisinden çok hoşlanmasam da İbrahim Tatlıses’in de böyle acayip iyi işleri var. Mesela Tükendi Nakdi Ömrüm ve Siverek Asmasıyam’ı peş peşe
etmeli, desteklemeli. Onları benim annemin bazı sorunları var, ya da babam alkolik demek zorunda bırakmamalı. Hepsi geçecek, herkes bilmeli.
#psikoloji#annebaba#aile#family#çocukluk
Çocuklukta aileden görülen sevgi, şefkat, olduğu gibi kabullenilme ve kapsayıcılık hissi çok önemli.
Bunlarla birlikte, özellikle dış dünyaya karşı biz çatısı altında olma hissi ve anne babanın ne yaptığını biliyor gibi görünmesi çocuğun da hayata karşı güven ya da kaygı
bir tane daha benden getirip bu garip yabaniliğimin kare kökünü mü alayım bir de? O da mı benim yaşadıklarımı yaşasın?
O nedenle çocuklara zaten hep şefkatli olmalı da, annesi ya da babası ya da her ikisi “normal” olmayanlara daha da çok olmalı, anlayışla yaklaşmalı, dahil
"Gökten ne yağar da, yer kabul etmez." (Mevlana)
Yine olağanüstü bir göksel coşku. Her konuda coşturur, enerji çok yüksek olduğu için, uyku sorunları ve başta basınç oluşabilir. Negatif enerji blokajları olanlarda, sinirsel ve ruhsal dalgalanmalar, kaygı, duyguları ifade+++
Bir dönüşümün filmidir Züğürt Ağa aynı zamanda. İnsanın gerçekten yapması gerekeni yapana kadar ona ait olmayanlardan sıyrılarak gerçek kendisine dönüşümüdür bu. Ve Kiraz’ın da dediği gibi, “her kızın gönlünde bir ağa vardır.” Züğürt de olsa.
#züğürtağa#şenerşen#türkfilmi
Züğürt Ağa en sevdiğim filmlerden biridir. 1985 yapımı, Nesli Çölgeçen’in yönetip Şener Şen’in başrolünde döktürdüğü film hem komiktir, hem acayip şeyler anlatır, hem de özünde insanın yolculuğunu, dönüşümünü anlatır.
Ağa kendi topraklarında ama iktidarı her geçen gün düzenin
Ama olmaz.
Zamanla, sahip oldukları bir bir elinden çıkar. Kendisine ölümüne sadık olan kahyasını kendi azat eder. Bir tek Kiraz kalır onunla, hem de gördüğü türlü baskıya rağmen, bir de aslında hiçbir şey yapamazken bile yapabildiği çiğköfte. Çiğköfte yapmakta iyidir, sever de
24 intihar girişimi bulunan Ümit Yaşar Oğuzcan’ın oğlu “öyle intihar edilmez baba, böyle edilir.” gibi bir not bırakmıştı. Ölüm gerçeğiyle ilgili bu kadar çok yazan ve çalışan Irvin Yalom’un oğlunun intiharı çok da şaşırtmadı. Neticede oğlunun terapisti değil babasıydı.
Zaman yolculuğu denilince bizim aklımıza Geleceğe Dönüş serisi gelir evvela. Ya da Nietzsche’nin bengi dönüş teorisi. Ama aslında ikisi de çok mümkün değil sanki, biraz düşününce.
fazlası mümkün olabilecek, bu iki. Üç, y anından farklı, başka anlarda da, hatta bambaşka zamanlarda da o sevdiklerimiz hem bir şekilde yanımızda, hem de başka bir şekilde hayatımızda olabilir.