Kürtlerde üç güzel haslet vardı, Dem parti üçünü de tahrip etti.
1- Dinine, imanına tam bağlıdır, çok alimler yetiştirmiş.
2- Namusuna çok düşkündür, gerekirse o yolda hayatını feda eder.
3- Yardımseverdir, dara düşeni görünce hemen yardımına koşar.
Türkiye’deki güç-iktidar savaşlarının…. Yaşam tarzı tartışmalarının… Seçkinci elitlerin toplumun tamamına tepeden bakma psikolojisinin özeti…
1944 yılında Osman Yüksel Serdengeçti siyasi faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındığında dönemin kudretli adamı Tandoğan’ın huzuruna çıkarılmış ve iddiaya göre aşağıdaki sözleri işitmiştir:
Çocuklara sırtlarını dönecek kadar yüzsüz;
Ama hırsızlara, arsızlara, sevgililerinin maaşını milletin parasından ödetenlere, para kuleleri dikenlere bağırlarını açacak kadar ahlaksızlar.
Bu görüntülere yürek dayanmıyor…
Dünya bu vahşete ne zaman dur diyecek? Susmak, siyonist İsrail’e cesaret verir. Susmayın! Filistinli esirlerin sesi olun.
#SavePalestinians#GazaGenocide#FreePalestine
Müslüman olan Amerikalı bir kadın:
"Camide iftar yaparken bir araba kazası duyduk. Herkes yardım etmek için koştu. Müslümanlar kadar başkalarına yardım etmeyi seven başka kimse yoktur." https://t.co/sDQTsqpYQ9
Tek istekleri eğitim almak...
Batı Şeria’da işgalci İsrail’in eğitim hakkını engellediği Filistinli çocuklar, okullarına giden yola çekilen dikenli tellerin yanında protesto düzenledi.
Sıddık kişi çok kere mahrum bırakılır. İhtiyaçlarına fiilen kavuşturulmaz, sadece sinesinde bir heves halinde kalır. Buna rağmen sabreder, herhangi bir şikayette bulunmaz.
Abdülkadir Geylani (ks)
🔴 ŞAKA DEĞİL, GERÇEK...
Amerika ve İsrail yıllarca iklim ler bozuldu bahanesiyle sularımızı çalıyordu
" Irak'ın en büyük Darbandıhan Barajı müdürü %100 doluluktan dolayı kapakları açtık . Baraj yıllardır %100 doluluğa ulaşamadı. Yeraltı su kaynaklarıda dolup taşmaya başladı. "
Polisin dikkati hayat kurtardı!
Çorlu’da sara nöbeti geçiren bir kadını fark ederek yere düşmesine engel olan polis memurunun duyarlı davranışı takdir topladı.
🔴 Amerikalı ünlü gazeteci Ana Kasparian:
👉 "İsrail'de cinsel istismar organize bir devlet politikasıdır."
"Filistinli kadınlar günlerce tecavüze uğruyor."
👉 "Erkekler köpekler tarafından tecavüze uğruyor."
😡 Çok acı bir itiraf, İNSAN DEĞİL BUNLAR, Ülkelerinize sokmayın
"Evladını terbiye etmeğe çalışmayan insan, vazife-yi ubúdiyet hususunda hayvanın mâdûnunda kalır. Zira tuyûr-ı tayerân-ı vuhûş, meşy ve hareket ve siyâdeti yavrularına tâlim eder. İnsanların dâire-i tālimi ise bunlara nisbetle ne kadar vâsi ve mihtir."
Ali Emiri Efendi
Evladını terbiye etmeye çalışmayan insan, kulluk vazifesini yerine getirme hususunda hayvandan daha aşağı bir seviyede kalır. Çünkü kuşlar uçmayı, vahşi hayvanlar da yürümeyi, hareket etmeyi ve kendi kendine yetmeyi yavrularına öğretirler. İnsanların eğitim alanı ise, onlara nispetle ne kadar geniş ve büyüktür!
https://t.co/sjd5uGPYY1
Mason tarikatına kayyum atandı, dünya tarihinde ilk oldu.
Masonların kalemini kıran reise selam olsun. Türkiye’de sessiz devrim oluyor, haberiniz var mı?
300 yıldır dokunulamayan Masonlar Derneği’ne kayyum atandı.
Türklerin tarihinde bu bir zafer. Bu zaferin mimarı Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Dünyada Mason derneğine kayyum atayacak tek bir adam var; onun adı da Recep Tayyip Erdoğan.
Yenildiniz, zafer inananların oldu. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Türk devlet aklını hafife alan bedelini öder. Şimdi içimizdeki gizli masonların listesi Türk devlet aklının elinde!
Herkes safını bir an önce belirlesin. Bi' taraf olmayan bertaraf olur.
🔴 İsrail medyası, Gazze'de Türk Bayraklı iş makinalarını görünce panik yapmış.
Ya Türk askerini görünce ne yapacaksınız?😎
Haber'de şöyle yazıyor;
Gazze’deki yeni sultan mı? Erdoğan’ın ordusu artık Gazze’de
Bu sabah yayımlanan yeni fotoğraflar, Türk bayrağı taşıyan mühendislik araçlarının Gazze Şeridi içinde çalıştığını gösteriyor. Görünüşe göre bu, bölgenin yeniden inşasının bir sonraki aşamasında yer alacak Türk altyapı ekiplerinin ilk faaliyeti.
NATO eski Genel Sekreteri Stoltenberg’in anılarını anlattığı kitabın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili bölümünü muhakkak okuyun.
Türk devletinin böylesine fırtınalı bir denizde gemiyi nasıl su üstünde tuttuğunu, bilge bir liderin ülkesinin çıkarlarını nasıl ustalıkla savunduğunu, Batılı muhataplarının ona kızgınlıkla karışık bir hayranlık duyduğunu göreceksiniz.. Devlet yönetmek başka bir şey.
TÜRKİYE SURİYE'YE GİRİYOR, ERDOĞAN: MISIR YER MİSİN?
Erdoğan’la eski tanıdıklardık; başbakan olduğum yıllarda az çok düzenli olarak görüşürdük.
Erdoğan kararlı, bilgili ve konuların ayrıntılarına hâkim bir lider. Ulaşılması kolay. Toplantılara genellikle bir iPad getirir; üzerinde kendi görüşlerini destekleyen rakamlar, tablolar ve videolar gösterir. NATO Genel Sekreteri olduğumda, ilişkimizi önceden kurduğumuz bu temelin üzerine inşa ettim.
2019 yılının ekim ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tekrar ziyaret ettiğimde,Türkiye’nin Suriye’de başlattığı askeri operasyon hakkında daha önce dile getirdiğim endişelerimi tekrarladım. Diplomaside “devam eden operasyonlardan derin kaygı duyuyoruz” ifadesi açık bir eleştiridir. Bunu Erdoğan’a doğrudan söylemem önemliydi. Ayrıca bu operasyonların, IŞİD’e karşı verilen mücadeleyi zayıflatabileceğinden duyduğum endişeyi de dile getirdim.
Konuşmam sırasında Erdoğan’ın sabırsızlanmaya başladığını fark ettim. Sinirlenmemişti ama konuyu açıklama ihtiyacı hissediyordu.
“Biz Kürtlere karşı değiliz,” dedi. “Türkiye’de milyonlarca Kürt yaşıyor. Suriyeli sığınmacılar arasında da yüz binlerce Kürt var, onlara da karşı değiliz. Bizim karşımızda olan bu silahlı grup, YPG. Onlar teröristtir. Türkiye içinde halkımıza ölümcül saldırılar düzenliyorlar.”
O ekim günü sarayında otururken Erdoğan son derece netti. Türk operasyonunun zorunlu olduğunu söylüyordu.
“YPG teröristtir. Sen de bunu daha önce söyledin. Peki neden artık söylemiyorsun? Evet, onlara IŞİD’le savaşmak için ihtiyacınız var, ama bu onları daha az terörist yapmıyor.”
Erdoğan, “siz” kelimesini sıklıkla “Batı” anlamında kullanır; ona göre “Batı” hiçbir zaman kendi ölümcül hatalarından ders çıkarmaz.
“Bir terör örgütünü diğerine karşı kullanabileceğinizi sanmayın. 1980’lerde Sovyet işgaline karşı Afganistan’daki mücadelede ne olduğunu gördünüz. Mücahitleri desteklediniz ve sonunda Taliban ile El Kaide’ye sahip oldunuz. Aynı hatayı bir daha yapmayın.”
MISIR SEVER MİSİN?
“Genel Sekreter, mısır sever misin?” diye sordu birden Erdoğan.Yüzümdeki şaşkın ifadeyi fark etmiş olmalı ki soruyu tekrarladı: “Mısır sever misin? Şu an tam mısır mevsimindeyiz.”
“Mısır severim,” dedim.
“O zaman mısır yiyeceğiz,” dedi Erdoğan ve kapının yanındaki bir görevlisine işaret etti.
Birkaç dakika sonra, önümüze altın sarısı koçan mısırlarla dolu büyük bir tepsi getirdiler. Hepimiz —yaklaşık sekiz, on kişiydik— çıplak ellerimizle alıp yemeye başladık. Ardından nefis kavrulmuş kestaneler geldi.
“Protokol dairesi bu tip şeylerden nefret eder,” dedi Erdoğan bir termos daha kaparken.
“Taliban’la protokol dairesi arasındaki farkı biliyor musun?” diye sordu, bana bakarak; mısır taneleri ve tuz yere dökülürken.
Başımı salladım. Erdoğan gülümsedi:
“Taliban’la pazarlık yapmak mümkün.”
“Dikkatli olmanız gerekiyor. Türkiye’nin askeri eylemleri orantılı olmalı ve sivilleri hedef almamalısınız,” dedim.
“Biz teröristleri öldürüyoruz. Sivilleri vuran sizsiniz; Rakka ve Musul’da IŞİD’i bombalarken kimse buna ses çıkarmıyor,” diye yanıtladı Erdoğan.
Yine, Erdoğan’ın bir noktada haklı olduğunu düşündüm. ABD öncülüğündeki ve NATO’nun da dahil olduğu koalisyon aracılığıyla, IŞİD’i yok etmek için karada ve havada kapsamlı bir askeri operasyon yürüttük. Bunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden açık bir karar olmadan yaptık. Bunu, meşru müdafaa olduğuna inandığımız için yaptık — tıpkı Türkiye gibi.