Milliyetçi Hareket Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’i ebedî âleme irtihalinin 28’inci yıl dönümünde rahmetle yâd ediyorum. Mekânı cennet, makamı ali olsun.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…
Sokaklara çıkarak, yanına sol örgütleri, marjinalleri, Vandalları alarak millî iradeye parmak sallama dönemi geride kalmıştır.
Sokak terörüyle siyasete, adalete istikamet çizilen günler eski Türkiye’yle birlikte mazide kalmıştır.
Türkiye demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bağımsız bir ülkedir.
Cesaretiniz varsa bırakın demokrasi işlesin, bırakın hukuk işlesin.
Yüreğiniz yetiyorsa bırakın mahkemeler hiçbir baskı altında kalmadan Türk milleti adına kararını versin.
Bırakın akla kara, masumla mücrim hukuk tarafından ortaya çıkarılsın.
Siz ister kabul edin ister kabul etmeyin…
Türkiye’de hiç kimse hukukun kapsama alanı dışında değildir.
Türkiye’de suç işleme özgürlüğü olan imtiyazlı bir azınlık yoktur ve olmayacaktır.
Demokrasinin, hukukun, meşru zeminin dışında çözüm arayanlar bugüne kadar daima avuçlarını yalamışlardır, inşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklardır.
CHP ve yandaşlarının tahriklerle kamu düzenini bozmasına, milletimizin huzurunu kaçırmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Türkiye üzerinde operasyon yapılmasına, ameliyat yapılmasına, toplum mühendislikleriyle 85 milyonun arasına yeni nifak duvarları örülmesine müsamaha göstermeyeceğiz.
Bin yıldır olduğu gibi Alevi’si Sünni’siyle, Kürt’ü Türk’üyle, Laz’ı Çerkes’iyle bu topraklar üzerinde bir ve beraber yaşamaya, kardeşçe yaşamaya inşallah devam edeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, birlik olacağız, diri olacağız; kendi menfaatlerini korumak için 85 milyonun kardeşliğine pusu kuranları hep birlikte bozguna uğratacağız.
Ne gülüşü, ne masumluğu, ne de gencecik bir öğretmen olmanın verdiği umudu aklımızdan çıkmadı.
Şehadetinin sene-i devriyesinde şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’a ve tüm şehitlerimize rahmet diliyorum
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı görevini şahsıma tevdi eden Cumhurbaşkanımız Sn. @RTErdogan'a şükranlarımı arz ediyorum.
Yeni görevim dolayısıyla tebrik eden ve dualarını esirgemeyen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
Güçlü, güvenli ve bağımsız Türkiye için çalışmaya devam.
Gelecek 5 sene boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin şanını ve şerefini korumak, itibarını artırmak, adını tüm dünyada yüceltmek için bütün gücümüzle çalışmaya söz veriyoruz.
Gayret bizden, tevfik Allah’tan… Türkiye Yüzyılı’nın inşası için Bismillah! 🇹🇷
Günün en güzeli neydi biliyor musunuz .. Yağmurun ince ince dokundurması.. Zaferin bereketi .. Rabbim, bize zalimlik edenlerin zılgıtlarını duyurmadın, bize “ Biz kazandık Yasin” “ Biz kazandık Eren” dedirten kudret sensin, mazlumların babasını mazlumlara mahçup ettirmeyen sana sonsuz şükürler olsun . 🥹🥹🤲 O güzel kalbe zaferlerden başkasını tattırmayan sana sonsuz şükürler olsun. Onun adamlığına yiğitliğine liderliğine ümmete dostluğuna şahitlik yolumuzu aydınlık eyle..
Masa yumruklamakla, hamasetle, dün söylediğini bugün inkâr etmekle milliyetçi olunmaz.
Milliyetçilik eserle olur, hizmetle olur, Türkiye’nin ve Türk milletinin hakkını cesaretle savunmakla olur.
Milliyetçilik ay yıldızlı al bayrağa uzanan kirli elleri kırmakla, Azerbaycan’la sırt sırta verip 30 yıl sonra Karabağ’ı özgürleştirmekle olur.
Milliyetçilik Türk Devletleri Teşkilatını kurup asırlık hayalleri gerçeğe dönüştürmekle olur.
Milliyetçilik kendi silahını yapmakla; kendi gemini, savaş uçağını, tankını, arabanı üretmekle; kendi kararlarını kendin almakla olur.
Milliyetçilik terör örgütlerinin başını yurt içinde ve dışında ezmekle olur.
Biz Cumhur İttifakı olarak işte bunu yaptık, omuz omuza bunu başardık.
Tarihi şanlı zaferlerle dolu necip milletimizi her yerde gururla temsil ettik.
Ne hak yedik ne de küresel güçlere hakkımızı yedirdik.
Şimdi bunu bir adım daha yukarı taşıyoruz, milletimizin huzuruna yeni bir teklifle çıkıyoruz.
Teklifimizin adı Türkiye Yüzyılı'dır.
Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını Türkiye Yüzyılı’nın da başlangıç noktası haline getirmek istiyoruz.
21 yılda kurduğumuz sağlam temeller üzerine inşallah büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa edeceğiz.
28 Mayıs seçimini hep birlikte bu yeni atılımın miladı haline dönüştüreceğiz.
Değerli dava ve yol arkadaşlarım!
14 Mayıs’ta olduğu gibi yarın da sabahın erken saatlerinde, en geç 06.30’da sandık başında bulunalım.
Ülkemizin geleceğine, aziz milletimizin iradesine, demokrasimizin namusu sandıklara hep birlikte sıkı sıkıya sahip çıkalım.
Emekleriniz ve fedakârlıklarınız için şimdiden teşekkür ediyorum. Allah yâr ve yardımcımız olsun.
Bu kadar alçalmak Kılıçdaroğlu için bile fazla. Oy dilenebilir, yalvarabilir vs. Kendisine yakışır da bu kadar alçalmak; fakat sen kime ahlaksız diyorsun be adam? Şahsen ben misliyle iade ediyorum, günahkar da ahlaksız da bizlere hakaret eden terbiyesizlerin bizzat kendileridir!
Milletimin her bir ferdine sesleniyorum: Sensiz Olmaz!
Yarın, Büyük Türkiye Zaferi için hep beraber sandığa gidelim. 14 Mayıs'ta Meclis'te tecelli eden iradeyi bu kez çok daha güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanlığına yansıtalım.
Oylarımızla T��rkiye Yüzyılı'nı başlatalım.
@tanjuozcanchp Açlıktan değil aç gözlülükten ölüyor millet, yol kitap yemek parası verdiği için mi ölüyorsun? Senin yaşındayken sahaflarda ikinci el ders kitabi arıyorduk biz yazık.
Bu aziz millet Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan her hakaretin, her hain saldırının hesabını sordu. Yine soracak Allah’ın izniyle.
Bu aziz millet terör örgütlerine destek veren, onların temsilcileriyle kapalı kapılar ardında gizli kapaklı pazarlıklar yapan ve kendisini aptal yerine koyarak bir hafta içinde kılıktan kılığa giren sözümona siyasetçilere gereken dersi verecektir.
Biz, dış güçlerin içimize serpmeye çalıştığı nefret tohumları yeşermesin diye çalışmaya, temiz siyaseti savunmaya devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanımızın dediği gibi biz sevgi kültürünü büyütmenin derdindeyiz.
Cumhurbaşkanımıza bu çirkin ifadeleri yakıştıranları bir kez daha milletimize şikayet ediyor, milletimizin bize çizeceği istikameti büyük bir heyecanla bekliyoruz.
Türkiye gibi bir vatanımız, Türkiye gibi bir yuvamız olduğu için Allah'a ne kadar şükretsek azdır.
Türkiye; Çerkes’i, Tatar’ı, Gagavuz’u, Arnavut’u, Pomak’ı, Boşnak’ı, Türkmen’i, Ahıska’sı, Özbek’i, Uygur’uyla tarih boyunca dara düşen her kardeşine eman ve esenlik yurdu oldu.
Biz de “nerede bir vatandaşımız, soydaşımız varsa oradayız” şiarıyla Rumeli’den Kafkasya’ya hiçbir kardeşimizi boynu bükük bırakmadık.
Ortak tarih, dil, inanç ve kültür birliği içinde olduğumuz tüm ülkelerle yeniden kucaklaştık.
Türk Devletleri Teşkilatı'nı kurarak Türk Cumhuriyetleriyle bağlarımızı daha da güçlendirdik.
Can Azerbaycan’la birlikte, 30 yıllık işgalin ardından Karabağ’ı özgürlüğüne biz kavuşturduk.
TİKA’mız ve Vakıflar Genel Müdürlüğümüzle ecdat yadigârı eserleri ayağa kaldırdık, şehitliklerimizi yeniden ihya ettik.
YTB, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfımızla dilimize, tarihimize, medeniyet değerlerimize sahip çıktık.
Türk Hava Yollarımız, Anadolu Ajansımız, TRT’mizle beşerî ve ticari bağlarımızı perçinledik.
Kızılay’ımız, AFAD’ımız, sivil toplum kuruluşlarımızla zor günlerinde kardeşlerimizin imdadına koştuk.
Bosna-Hersek’te sel felaketi, Arnavutluk’ta deprem yaşandığında kardeşlerimizin yanında ilk biz olduk.
21 yıldır kesintisiz sürdürdüğümüz bu çalışmalarımız neticesinde, yüzyıllık hasretin ardından Evlad-ı Fatihan’ın kalbini yeniden fethettik.
İnşallah 28 Mayıs’tan sonra da merhum Aliya’nın emanetine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Sinan Oğan aday olmasaydı Recep Tayyip Erdoğan seçimi ilk turda kazanıyordu. Buna rağmen hiçbir Ak Partilinin Oğan’a sövdüğünü görmedim. Oğan’a sövün, İnce’ye sövün, masadan kalkınca Akşener’e sövün; herkes “demokratik” şekilde çekilsin, memleketi Kılıçdaroğlu’na teslim edelim.
28 Mayıs'ta sandığa giderek tercihte bulunacak tüm kardeşlerimden, şu soruları kendilerine samimiyetle sormalarını istirham ediyorum.
Seçimden önce bedava ev vadedip sonrasında depremzedelerimizi misafir oldukları yerlerden atmaya kalkanlara itibar edilir mi?
Ne bürokratik ne de siyasi hayatında ülkeye hiçbir hayrı dokunmayan bir şahıstan bu millete fayda gelir mi?
17-25 Aralık darbe girişiminde FETÖ’cülerle iş tuttuğunu bizzat kendi ağzıyla itiraf eden birine güven olur mu?
Meydanlarda 6-8 Ekim olaylarının azmettiricilerini cezaevinden salma sözü verenlerin bölücü örgütle mücadele etmesi beklenebilir mi?
Rakiplerini tasfiye etmek için şantaj, tehdit, baskı, kaset kumpası dâhil her yolu meşru görenlerin siyasi ahlakına güvenilir mi?
Dün ak dediğine bugün kara diyen, dün söylediğini bugün inkâr eden, adı “çarkçıya” çıkmış birine elbette güvenilmez, evlatlarımızın geleceği emanet edilmez.
Milletimiz, 14 Mayıs’ta Meclis çoğunluğunu 323 milletvekiliyle Cumhur İttifakı'na vererek aslında iradesini beyan etti.
Cumhurbaşkanlığında da %49,5 oy oranıyla 27 milyonu aşkın vatandaşımız şahsımıza teveccüh gösterdi.
İnşallah 28 Mayıs’ı aziz milletimizin irade ve desteğiyle, rekor bir oy alarak tamamlayacağız.