Zeki Demirkubuz: Dünyanın en güzel şeyi Beşiktaş’ın attığı goldür, dünyanın en acı şeyi ise Beşiktaş’ın yediği goldür. Bu nasıl olur; bu nasıl bir şey diyorum kendime ama hayat budur işte.
Fon hortumunda ifade veren İlyas Kaya (Fatma Betül'ün kocası):
–Yatırımlarımda herhangi bir kişinin yönlendirmesi olmadı.
–Soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından vicdani rahatsızlık duydum ve kazançlarımı TMSF hesabına gönderdim.
Yusuf Tekin, okul saldırılarına yönelik:
"Önce seslerini yükselttiler sonra geçen yıl ramazan ayındaki etkinlikten sonra birdenbire bir okul saldırısıyla işleri sabote edecek bir noktaya getirdiler.
2003 yılında 38 ülke arasında ilk 30'a bile giremeyen T��rkiye, 91 ülke arasında ilk 15'e girdi. OECD'nın yaptığı PİSA sınavında.
8 Eylül'deki toplantıdan hemen sonra Manisa Turgutlu'da bir olay yaşadık. Osmaniye'de yaşadık. Bugün de sabahleyin İstanbul'da Başakşehir İmam Hatip Ortaokulunda müessif bir olay yaşadık.
Eğer bu olayı yapanlara, bu olaya motivasyon unsuru olanlara bir uyarım var, bu ülkede bu ülkenin birliğini ve beraberliğini size rağmen, bunu engellemek isteyenlere rağmen biz hep beraber yapacağız, bunu başaracağız inşallah."
🚨 HATIRLATMA | Resul Emrah Şahan, deprem alanının rezerv alan ilan edilerek inşaatına başlanan Taşyapı projesini mühürlediği için tam 564 gündür cezaevinde.
VURGUNU ANLATTI AMA 'SIR' OLDU
⭕️AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya'yla 'fon' vurgununa ilişkin konuştuğunu belirten Hadi Özışık, görüşmenin içeriğini ise Kaya'nın isteği nedeniyle anlatmayacağını söyledi.
◼️ Özışık, "Fatma Hanım 'Allah rızası için yapma. Yani 'off-the-record' kalsın' dedi. Her şeyin üstü kapandı" diye konuştu.
◼️ Özışık ayrıca "Fatma Betül Sayan Kaya dededen kalma toprak sahibi. Doğubayazıt’ın neredeyse tamamı dedesinden kalma. Bunu bana söyledi" dedi.
https://t.co/nPFDHAiQ08
Cübbeli Ahmet ve diğer ‘milli Müslümanların’ fon vurgununa dair hiçbir vaazı olmayacak mı?
Yoksa bu perşembe gecesi sohbetimiz “misvak kullanımının bereketi” ve “hadisler ışığında yetim başı okşama tekniği” üzerine mi?
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,
Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?
İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.
Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.
“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.
24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.
Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça Vaktimiz bolca Cicibebe olmasa Halimiz n’olcak Menü ful carbo Ne peynir ne yarım kadeh Doluca Haluk, Cem, Özkan, ben D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere.
Alexander Nübel: "Stadımızın konumu gerçekten harika. Bu taraftarla, bu atmosferde oynamak büyük bir zevk. Bu şekilde devam etmek istiyoruz. Taraftarımızla iyi vakit geçireceğiz."