Can Yılmaz, Türkiye’de tatil fiyatlarında Türk vatandaşına çıkan farkı eleştirdi:
🔹 “Almanya’dan geliyorsan 3 gün 4 gece 20 bin TL.”
🔹 “İstanbul’dan geliyorsan aynı tatil 56 bin TL.”
🔹 “İngiltere pasaportuyla 26 bin TL’ye kalıyorsun.”
🔹 “Aradaki 30 bin TL Türk vatandaşı olmanın cezası mı?”
🔹 “Dışarıdan geliyormuş gibi rezervasyon yapıyorsun.”
🔹 “Sonra otele gelince Türk olduğun anlaşılıyor.”
🔹 “Bu kez 30 bin TL daha istiyorlar.”
🔹 “Ben 26 bine Yunanistan’a giderim.”
🔹 “Halkidiki’de kalırım.”
🔹 “Mis gibi tatilimi yaparım.”
🔹 “Kirazı kiraz, çileği çilek tadında yerim.”
🔹 “Enayilik devri bitti.”
“Ben kimsenin ülkesine yerleşmek istemiyorum. Sadece dünyayı gezmek ve sonra evime dönmek istiyorum.”
Bir genç kadın, vize süreçlerinde yaşanan zorluklara ve sistemin işleyişine tepki gösterdi.
📢 İzmir’de bir çiftçi:
▪️İhracatlık kirazımızı aracılar 15 liradan almaya çalışıyor. Toplatma maliyeti kilo başı 20 lira, attığımız ilaç, gübre, mazot, işçilik bu bize reva mı?
▪️Onlar 15 liradan almaya devam etsin, ben gücüm yettiğince tarlamdan kendim toplayıp 35 TL’den satacağım.
Yurtdışında yaşayan akademisyenimiz İtalya’dan vize reddi yiyor
2400 kişi çalıştıran işadamımız bana “Avrupa ile artık iş yapmıyorum” diyor
Vize rezaleti turizmin çok ötesinde bir konu!
⚪️ Almanya’dan aldığı tavanın Türkiye’deki fiyatını gören kişi duruma sitem etti:
“Almanya’dan Türkiye’ye götürmek için 50 euroya tava aldım. Türkiye’de aynı ürün, çok lüks bir mağazada 300 euroya satılıyor. Neden Türkiye’dekiler bunu haketmiyor?”
Kanada’dan Türkiye’ye gelen vatandaşın, internet paketi isyanı:
“Bir şikayetim var, Türkiye’ye geleli 3 hafta oldu ve harcadığım internet tam 45 gb…
İnanılmaz bir rakam… Ben Kanada’da bundan daha fazlasını kullanıyorum ve aylık sadece 7 gb harcıyorum.
Cidden insan silkelendiğini düşünüyorum.”
(Kaynak: Simla Yerlikaya)
Yazlıktayız. Kumlarda oturuyoruz bir anne baba ve 3 kız geldi. Tahmini 7-9 yaşlarındalar. Çocukların hepsi cornet aldı. Paketini soyup kuma attılar. Ebeveynlerin 2’si de ağzını açmadı. O ebeveynler şu an benim gözümde yeryüzünün en düşük seviyedeki mahlukatları.
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)
İstanbul'da bir ailenin böceklerle dolu bir evde yaşadığı ortaya çıktı.
"Çok böcek var ama ben de yatmak zorundayım işte.
Uykumu alamazsam okula gidemem." (ankaraabisi)
Ankara’da basıboş köpek sürüsünün kovaladığı çocuğu bir araç sürücüsü kurtardı!
Yoksa...
Paramparça edilecekti ve o da uzun listeye eklenecekti❗️
@AnkaraValiligi
“Denize, ufalanmış şekilde plastik çöp boşaltıyorlar!”
Sanatçı Akın Kemal, en önemli sahillerimizden Antalya Olimpos Sahili’nde bir skandalı ortaya çıkardı!
“Şu vatan size haram olsun. Hainsiniz!!
Bilir kişilerden aldığım bilgiye göre; evet bu plastik çöpler teknelerden, gemi ve yatlardan ufaltılarak denize boşaltılıyor!!
Denetim yok, bir şey yok.
Turizmi öldürüyorlar, balıklarımızı zehirliyorlar, onları biz yiyoruz bizi zehirliyorlar, geleceğimizi yok ediyorlar, paralarını İsviçrelerde biriktiriyorlar; çöplerini buraya bırakıyorlar; batan geminin malları görüyorlar.
Dünyanın en önemli sahillerinden biridir Olympos. Deniz kaplumbağalarının ürediği, dünyaca ünlü Likya Yolu’nun geçtiği sahildir.
Kaç haftadır buralardayım; dünyanın diğer ucundan turistler gelip bu yolu yürüyor.
Bu ülkenin değerini bizden çok daha iyi biliyorlar, altına yeminli imza atarım.
Ben bu tür içerikler üretmek zorunda kaldığım için çok üzgünüm… Her gün yeni bir şok yaşamaktan yoruldum.
Lütfen bildiğiniz bakanları, milletvekillerini etiketleyin, bu tür görüntüler gördüğünüz zaman çekip sosyal medyada paylaşın, duyurun, şikayette bulunun. Çünkü bunu başka türlü düzeltemeyeceğiz.
Herkes susmuş, tepkisiz.”
Bunun adı açgözlülük: Ne hayır bıraktılar ne saygı!
Üsküdar'daki hayır dağıtımında, "birer tane alın" uyarılarına kulak asmayan vatandaşların poşetlerini tıka basa simitle doldurması büyük tepki çekti.
Uyarıları çiğneyip hak yiyenlerin açgözlülüğü kameralara yansıdı.
Bu gerçek mi?
Kemer halk plajında vatandaşlar için ayrılan bölümü görüntüleyen yurttaş:
“Şaka gibi bir durum. Halkın plajı, sağdaki çiçeklerle soldaki tekneler arası. Sol taraf�� su sporları, sağ tarafı da otel tutmuş. Kıyı kanunu falan hikaye…”
Sözün bittiği yer!!
Antalya’da denizdeki kirliliğe tepki gösteren vatandaş:
“Vatana ihaneti göstereyim size!
Bilirkişilerden aldığım bilgiye göre; evet bu plastik çöpler teknelerden, gemi ve yatlardan ufaltılarak denize boşaltılıyor.
Denetim yok, turizmi öldürüyorlar, balıklarımızı zehirliyorlar, onları biz yiyoruz bizi zehirliyorlar, geleceğimizi yok ediyorlar.
(Akın Kemal)
BREAKING:
Israel is dropping bombs on a hospital and a medical center in the city of Tyre, South Lebanon.
They are hunting down and assassinating the people trying to keep others alive.
🚨Aynı reklamın iki farklı ülkede nasıl farklı çekildiğini göreceksiniz şimdi. Almanya'daki Bosch reklamında çekirdek aile, anne baba çocuktan oluşurken Türkiye'de yayınlanan reklamda Anne Baba ve köpek.
Atatürk'ün 1932 yılında resmi gazetede yayınlanan itilaf emri uygulaması dışında hiçbir çözüm yok. Herkes dönüp dolaşıp er geç aynı çözüme gelecek yahut Türkiye Cumhuriyeti sokaklarında çocuklar kudurmuş hayvanlara insan safarisi misali yem olacak.
Dünyanın hiçbir modern ülkesinde sokakta başıboş köpek olmaz. Almanya'da yaptığı reklamda aile kavramını ön plana çıkaran Bosch Türkiye'de köpeği ön plana çıkarıyorsa durup düşünmeniz gerekir.
Sokaklarında 15 milyon başıboş köpeğin olduğu bir ülkede savaş çıksa sipere giremezsin. Yaptığın tüm tarım üretimini emer bu başıboş hayvan nüfusu. Okullarına sabun koyamadığn gençliğinden sorumlu iken sana sorumluluğunu böyle satar batı.
İsveç'te her sabah okullarda çocuklara açık büfe kahvaltı verilirken Türkiye'de belediyelere 4 milyar dolar yem ihaleleri açılır. Sonra da adı mama ihalesi olur. Çocuğunu geri planda tutup vergilerinle başıboş hayvanları beslemen için onların adına can, yemin adına mama denir. Kavramların adını değiştirmek, ibnye, gtçüye LGBT birey, pedofile cinsel eğilimi farklı birey demek, Epstein çetesinin, Baal ve moloch tapıcılarının istediği şeydir.
Türkleri yok etmek için Anadolu yarımadasında ebediyyen yenilgiye uğratmak için önce nüfus artışını durdurmak sonra onları çözülemez problemlere düçar etmek, sonrasında da biyolojik yok oluşa sürüklemek için ne gerekirse yapılır. Ülkeye bit kadar faydası dokunmamış olan simalar eliyle size sahte sevgiler ponpalanarak çocuklarınızın ölümü doğallaştırılır.
Türk çocukları Filistinli çocuklar gibi ölmesi Tv'de doğal hale getirilen birer rakama indirgenirken mama (yem) lobisi semirtilir, toplum her şekilde muhtaçtan daha muhtaç hâle getirilir, entelektüel ve akademisyenler sindirilir, fakru zaruret altında bitap hâle getirilen Türk halkının direnci ve özgüveni kırılır.
İç mihraklar ile paraları iç edilen, man adasına ve offshore hesaplara akıtılan tüm serveti, sağa sola savrulan, tarım toprakları araplara, madenleri kanadalılara, ormanları İngilizlere satılan, dağları ücra köyleri afgan çobanlara emanet edilen ülkenin sonu da işte böyle getirilir.
Ödediğin vergin, yavruna, evladına hizmet olarak, kahvaltı olarak, tuvaletlere sabun olarak dahi geri dönemezken, vergilerinin hesabını en ufak sormanda adın hain olduğunda, vatandaşların vize kuyruklarında beklediğinde, tarım toprakları terk edilmiş, köyler boşalmış, ihale çeteleri semirdikçe semirmiş, Kanadalı cargill tarım şirketinin Türkiye distribütörü herifler bakan olmuşken sen ne kadar sensin? Ne kadar bağımsızsın? Biraz da bunu düşünmen gerekiyor.
Evladını sokaktaki köpeğinden öncelikli tutmayan milletler yıkılır. Almanya'da başıboş bir köpek için otobanda trafik durdurulup köpek vurulup adı da hayvan düşmanlığı olmazken Türkiye'de ormanlarda ceylan kalmaz köylerde tavuk kalmaz, koyunlar kuzular başıboş itlerce parçalanırken ne yiyeceksin ey halkım? Eti hali hazırda Avrupalıdan üç misli pahalıya yiyorken seni bu topraklarda kendini doyuramaz hale getirmek isteyenlerin farkına varman için ne yapalım daha?
Müziğine dek aynı olan ama birinde çocuk diğerinde köpeğin seçildiği şu videoları izleyin ve alttaki twiti okuyun.
👇👇👇
Üretim maliyeti 20 dolar olan bir çantanın 36 bin dolara satılma hikayesi...
Lüks markaların "Made in Italy" oyununu anlatan adam:
"Sizi yasal yollarla nasıl dolandırdıklarını sadece Yahudiler bilir."