De ki: “Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla! Bana tarafından yardım edici bir güç ver!”
(İsrâ 80)
Türkiye’nin büyüklüğünü, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren Ankaralı kardeşlerime, fedakârca emek veren tüm görevlilerimize en kalbî şükranlarımı sunuyorum.
NATO Ankara Zirvemiz hayırlara vesile olsun. #NATOsummit 🇹🇷
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
📌 Bulgar yazar Sophia Proneikos,
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde en etkileyici bulduğu anları paylaştı:
Tarih, beni şaşırmaktan asla vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiç kaybolmaz. Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki, modern insanlar buna törensel protokol demeye başlar.
Tam da bu yüzden, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi, müzakere masasının etrafında gerçekleşmedi. Bu sahne, ilk el sıkışmadan hemen önce yaşandı; yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, dünyanın en eski askeri bandosu olan "Mehter"in sesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hoş geldin derken, önlerinde Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi üniformalı askerler duruyordu.
Ne muhteşem bir tarihsel süreklilik hissi: Savaş sonrası dünyanın sembolü olarak 1949'da kurulan bir askeri ittifak, kökenleri on üçüncü yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giriyor. Mehter asla sıradan bir askeri bando değildi, bir silahtı. Osmanlı orduları Belgrad'a, Konstantinopolis'e, Rodos'a, Mohaç'a veya Viyana'ya doğru ilerlerken duyulan ilk şey, devasa "kös" davullarının gök gürültüsüydü; ardından "zurnalar"ın keskin sesi, sonra pirinç trompetler ve çarpan zil sesleri geliyordu; çünkü müzik sadece orduyu eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı; amacı askerleri eğlendirmek değil, savaştan çok önce düşmana bir imparatorluğun bizzat onlara doğru geldiğini söylüyordu.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının kademeli olarak Osmanlı davullarını, zillerini ve sözde "Türk usulü"nü benimsemesi tesadüf değildir; bu usul daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven'ın müziğine bile yolunu bulacaktı, çünkü bazen tarih bir medeniyeti kılıçla fethetmez.
Bir ritim yeter.
Ve tam da bu yüzden bu töreni bu kadar büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu'nu canlandırmaya çalışmıyor diye değil, Türkiye'nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi anladığını fark ettiğim için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve o dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini sadece nutuklarla anlatmazlar,
çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeter.
@Pergament_F
Halk TV izleyerek ruh sağlığını korumak mümkün değil
Sabırla izlediğim yayında Türkiye’nin zamanında neden S-400’leri alarak ‘Türkiye’nin başına bela ettiğini’, bugün CAATSA’nın kaldırılmasına boşuna sevindiğimizi
Dün S-400 alınmasa zaten CAATSA’nın uygulanmayacağını
Dolayısıyla sevinecek bir şey olmadığını anlatıyorlar
Eğer hafızanız zayıfsa ülkeniz adına sevinmek yerine siz de ruh sağlığınızı kaybedebilirsiniz
Eğer ABD ve Batı’nın hava savunma sistemi satmadığı, Türkiye’nin semalarının yol geçen hanı gibi boş bırakıldığı, Alman Patriot’larının dahi sınırdan çekildiği o günleri
Şimdilerde ise Almanyasından İtalya, İspanya’sına ülkelerin bizimle müttefiklik ilişkisini güçlendirmek için sistemleri birer birer teklif ettiğini
Bu sırada Türkiye’nin kendi hava savunma sistemlerini ve uçaklarını geliştirdiğini, gelinen noktada zaten güçlenen, tehlikeyi atlatan ve yarının güçlü Türkiyesi için artık engellerin bir anlamının olmadığını, bu nedenle dün kamera dahi satmayan Kanada’nın motora kadar vermeye hazır olduğunu
ABD’nin İsrail - İran savaşı sonunda envanterde kritik eşiğe indiğini ve orta vadede Türkiye’siz bölgede oyun kuramayacak durumda olduğunu. Sevgilerinden değil, bileğini bükemediğinden yakınlaşma içine girdiklerini. Türkiye’nin bu noktaya tırnaklarıyla kazıya kazıya geldiğini
Kavrayamayıp ağız dolusu “AKP’nin oyunları bunlar” deyip geçebilirsiniz
Not: Yayın sırasında “S-400’leri bir kez kullanmamız gerekiyordu. O da İran füzeleri üstümüzden uçarken. Onda da kullanmadık ne diye aldık bunları” deniliyor.
Kısa/orta menzilli balistiklere karşı önleme yapabilen S-400 ile atmosfer dışı giden İran uzun menzilli füzesinin neden önlenemediğini sorguladı. Evet sorguladı.
İzleyiciye sabır dilerim
Salona göstermek istemedikleri ayeti şimdi tüm Türkiye onlar sayesinde görecek beyinsizler.
Twitter'da fikir özgürlüğü çığırtkanlığı yapan Junior Ebû Cehiller,
Mezuniyette ayet paylaşma özgürlüğünün üzerine baykuş gibi tünüyorlar.
"Mizah yyeaa, tahammül edin" diye kafa şişiren naylon medenîler,
Ayet görünce ağızlarından köpük çıkarırcasına kuduracak kadar ilkel ve tahammülsüzler.
Ellerinde güç olsa, hepsinin içinden bi Mussolini fırlayacak hâlleriyle bir de burada özgürlük ş��valyesi rollenmelerine girmeleri yok mu,
İğrenirsin.
Mizah diye Allah’ın diniyle alay edilmesine özgürlük isteyenler, üniversitede Allah’ın bir tek ayetine tahammül edemediler. Faşistler bunlar. Müslümanları öz yurdunda garip ve parya kılmak istiyorlar.
Dün o ayetlere saygısızlık yapıldı diye bu millet savaş verdi. Bugün tornadan geçmiş torunu ayet önü kapatıp İslam'a karşı kurtuluş savaşı verdiğini düşünüyor.
Ayet önü kapatarak vatan hainleri ile filan mücadele ettiğini sanıyor.
Acıdır ama eğitim sistemi mahsulü budur. 20'li yaşlarındaki ortalama zekalı her ürün aslında üstüne dökülen boyanın rengini alıyor. Bu renk bu milletten değil, bu millete düşman.
Kültür tarihi ve ona göre şekillenen müfredatın her bir cüzü kendisine, sağındakine ve kendisinin mazisine düşman kurşun askerler yetiştiriyor.
Kendi evladını, kendine düşman etmek için büyük bir emek ile para harcıyorsun. Daha önemlisi evlat harcıyorsun. Sonuç budur.
Bu masal etrafında gargara yapıp entelektüel pozları keserek bu millete ilmi hizmet yapılmaz. Islah ederek masal düzelmez, düşmanın diktiği bu yamalı bohçadan bize sıcak bir örtü çıkmaz.
Bu masanın tamamını aralıksız bir şekilde tekmeleyeceğiz. Yaban otunu sökmeden gül yetişir sanmak abes.
"Biz, Batıyla er geç, ister istemez hesaplaşmak zorundayız! Bunu gerçekten yapmadıkça, Batıya hizmet teklif etmekle belayı başımızdan defleyemeyiz!.."
Kemal Tahir
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara, Ankara'ya geldi. Dünya liderleriyle kritik görüşmeler gerçekleştirecek.
Dünya bu. İki yıl önce Şam'ı, Halep'i yerle bir eden İran dün gece sabaha kadar vurulurken, bugün Şara dünya liderleriyle aynı masada "teröre karşı işbirliğini" konuşuyor.
Biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihini şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokumuş büyük bir milletiz.
NATO’da kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. #NATOsummit
NATO, birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.
NATO’nun savunma sektörü ile daha sıkı iş birlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi, müttefiklerce kabul edildi. #NATOsummit
Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da hâlen devam ediyor.
Bunların amasız ve fakatsız kaldırılması gerekiyor.
Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. #NATOsummit
NATO Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti.
Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti.
Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz. #NATOsummit
NATO Ankara Zirvesi’nde, İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askerî kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO’nun temellerini atmış bulunuyoruz. #NATOsummit
Türkiye olarak Soğuk Savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik.
Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı.
Ama bug��n savunma harcamaları, askerî yetenekler ve savunma sanayisinde birçok müttefikten hayli ilerideyiz. #NATOsummit
Ülkemizde 22 yıl aradan sonra ikinci, başkentimizde ise ilk defa tertiplediğimiz NATO Zirvemizi başarıyla tamamladık.
Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihî zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. #NATOsummit