Bana sorarsanız Sulh Ceza Hakimliklerini kapatalım gitsin .Ne de olsa savcının verdiği kararın aynısını uyguluyor.Savcılık kararından bağımsız İnsiyatif alabilen çok az hakim var. Bağımsız bir karar verilmediği çok aşikar ne yazık ki..
Biz avukatlara gelince dosyayı incelemek istediğimizde “dosyada gizlilik kararı var avukat bey” deniliyor.En ufak bir bilgi bile verilmez iken taraf olmayan şahıslara bu bilgiler nasıl ulaşıyor?
@adalet_bakanlik
güçlünün değil, hakkın yanında durmayı,
keyfîliğin yerine kurallılığı,intikamın yerine adaleti,kişisel kanaatin yerine hukuki ölçütler koymayı amaçlar.
Ne yazık ki ülkemizde son zamanlarda özellikle algı üzerine operasyon yapma ve soyut deliller üzerine dosya oluşturma durumlarıyla çok karşılaşır olduk.Somut delil/deliller olmadan sadece şüphe üzerine tutuklamalar olmakta ve büyük mağduriyetler oluşmaktadır.Hukuk dediğimiz şey
“Tutuklama bir tedbirdir,cezalandırmaya dönüşmemelidir.Kaldı ki tutuklamanın gerçekleşmesi için yalnızca suç şüphesinin bulunması yeterli olmayıp, CMK’da öngörülen tutuklama nedenlerinin somut olgularla ortaya konulması ve ölçülülük ilkesinin gözetilmesi gerekir.”
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Alparslan Kuytul ve eşi dahil 44 kişi tutuklama, dokuzu adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi. Üç şüpheli ise serbest bırakıldı.
Umarım Sulh Ceza Hakimliği kopyala-yapıştır şeklinde bir karar vermez.Sulh Ceza Hakimlikleri son zamanlarda sadece tutuklama üzerine karar veriyorlar.Hakkaniyetli ve vicdana dayalı karar veren mahkemeleri mum ile arar olduk ne yazık ki..!
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Alparslan Kuytul ve eşi dahil 44 kişi tutuklama, dokuzu adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi. Üç şüpheli ise serbest bırakıldı.
Savunma hakkı kutsaldır!Engellenemez,gasp edilemez.Avukatlık mesleği, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eden, kamu hizmeti niteliğinde ve serbest olarak yürütülen bir meslektir.
@barolar@AdanaBarosu@erincsagkan
Meslektaşımız @AvBilalipek yalnızca mesleğini yaptığından dolayı gözaltına alınmıştır.
Avukatlık yapmak suç değildir! Bir an önce serbest bırakılmalıdır! @barolar@abakingurlek
Adil olmak neden ahlâkın ilk şartıdır? Çünkü adalet en sevmediğin hatta düşmanın olan hakkında da hakkaniyeti gerektirir ki bu nefs tezkiyesinin en zor adımlarından biridir. Karşıtının da hakkını gözettiğinde. Adil Şahitler olunduğunda nefslerini tezkiye edebilmişiz demektir.
Adana emniyeti tarafından sadece görevlerini ifa ettikleri için gözaltına alınan @AdanaBarosu na kayıtlı meslektaşlarımız Av.Bilal İpek ve Alişan İnci derhal serbest bırakılmalıdır.Avukatlık mesleği suç değil,yargının savunma ve kurucu unsurudur
@AdanaEmniyeti@barolar
Bunu istemek zorundayım. X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Haksızlık ve Hukuksuzluk Karşısında Sessiz Kalmanın Bedeli!
Yaklaşık 300 bin insan KHK’larla ihraç edilirken; yüzlercesi intihar etmiş, binlercesi ağır stresin ve yıkımın yol açtığı hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalmış birçoğu hayatını kaybetmişken, toplumun büyük bir bölümü bu haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sessizliğe bürünmüşken...
Daha önce bu topraklarda haksızlık, hukuksuzluk olmadı mı?
Elbette oldu.
Ama böylesi yaşanmadı.
Mesele mağdur edilen insanların yaşadığı acı değildir. Asıl büyük tehlike, hukuksuzluğun sıradanlaşması ve vicdanların buna alışmasıdır.
“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışı, bir toplumun ahlâkî çöküşünün en açık göstergelerinden biridir. Adalet, yalnızca kendimize yapıldığında savunulacak bir değer değildir.
Başkasının hakkı çiğnenirken susan, kendi hakkının çiğnenmesi için de zemin hazırlamış olur. Bugün başkasına yapılan haksızlığı alkışlayan veya görmezden gelenler, yarın aynı haksızlığın mağduru olduklarında ve adalet talep ettiklerinde, kendilerini savunacak güçlü bir vicdan bulamayacaklar.
Örnek çok...
Karamsarlık değil bu söylediklerim. Mevcut durumun tahlili.
Bir toplum hukuksuzluk karşısında, "susma hakkımıı kullanıyorum" diyorsa sadece mağdurlar kaybetmez; topyekûn ülke kaybeder.
Kaybeden, ülke olur; değerli insanlar olur. Bu ülke hepimizin. Yaşanabilir bir ülke hayâli kurmak ve onu gerçeğe dönüştürmek için el birliğiyle çalışmamız gerekiyor.
Bunu yapmak zor olmasa gerek.
Savunma hakkı kutsaldır!Engellenemez,gasp edilemez.Avukatlık mesleği, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eden, kamu hizmeti niteliğinde ve serbest olarak yürütülen bir meslektir.
@barolar@abakingurlek@AdanaBarosu
Avukatlık mesleği, müvekkilin şahsı ve müvekkile isnat edilen fiillerle özdeşleştirilemez. Avukatın müvekkilinin hukuki temsilini ve savunmasını üstlenmesi, müvekkilin eylemlerini benimsediği, onayladığı veya bu eylemlerle iştirak ilişkisi içerisinde bulunduğu şeklinde yorumlnmz
@tokali_ibrahim Sevgili meslektaşım,bu çıkışlar muhtemelen müdafiliği üstlenmeden önce toplumun nabzını ölçme ve meşru gösterme denemeleridir.Ersan Şen Bu tweeti atmak için bile milyonlar götürmüş olabilir
Rahmetli İlber Ortaylı ile 2019 yılında bir kitap fuarında iki kelâm etme şansına sahip olmuştum.Bilgeliği yanında insanı mest eden hayat enerjisi de kendisinde fazlasıyla mevcuttu.Âlimler ölünce toplumlar ölürmüş…
“Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, anbean insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar.”
İLBER ORTAYLI
AVUKATLAR NİTELİKSİZ YARGININ FİGÜRANI ve KOMPLEKSLİ KÜRSÜ ŞAGİLLERİNİN KOLAY HEDEFİ DEĞİLDİR❗️
Meslektaşımız bir hakimin, sözde kendisine yan baktığı gerekçesiyle şikayetine ve saatlerce süren hukuksuz gözaltı işlemine maruz bırakılmıştır.
Adeta bir savcı - hakim dayanışması denilebilecek hukuksuzluk zinciri,
asla yargılamaya ve cezaya konu edilemeyecek bir olaydan dolayı meslektaşımıza adli kontrol tedbiri uygulanması kararıyla devam etmiştir.
📌Bağımlı ve niteliksiz yargı mensuplarının, avukatın yargılamanın asli unsuru ve paydaşı olduğunu içselleştirmelerine kadar mücadelemiz, mesleğimiz ve adalet arayan toplumumuz için sürecektir.
Oğlunu, torunları ve gelinini kaybeden baba Yılmaz Böcek:
— Madem bu kimyasal bu kadar güçlüydü, neden panzehiri yok?
— Bu olay medyanın desteği ile sürecek, sonra hayat devam edecek. Gerçek bu.
— Suçlular her kimse cezalarını çeksinler, güneş yüzü de görmesinler.