Kafanızdaki senaryoya kendinizi öyle inandırın ki karşı tarafa aktarırken utanıp sıkılmayın, vicdanınız sızlamasın. Sonsuza kadar süreceğini düşündüğünüz yalanlarınız, gerçekler ortaya çıktığında karışı tarafta yaratacağı güvensizlik duygusunu hiç düşünmeyin.
Hiçbir olay sizin tarafınızdan yaratılmadı. Sizin tarafınızdan yaratılan şey, bu olaylara yüklediğiniz anlamlar ve bu olaylardan hayatınızın etkileniş biçimi. Dünyevi deneyim ve olaylarla bağlantılı gördüğünüz acıları azaltmanın yolu onlara bakış açınızı değiştirmekten geçiyor.
Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu. O zaman bütün tereddütler hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu.
"Yıldızlı bir gecede, gökyüzünün altında kendini acemi ve çaresiz hissedersen, bu, yıldızlara bakarak başka şeyler düşündüğün içindir. Yıldızlara bakarak yalnızca yıldızları düşünmek gerekir."
-Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı