“Olan olmuştur, olacak olan da olmuştur, çünkü kadar levh-i mahfuzda yazılmıştır” diyen Ahmed Amiş Efendi ve bilumum tasavvufçular olayı çoktan çözmüş bilim yeni keşfediyor.
Zaman biz aklımızı çıldırmayalım diye var, geçmişi - şu anı - geleceği aynı anda görebilsek yaşayamazdık. Nasıl yaşayabiliriz ki?
Hiç şaşırmıyorum böyle şeylere ben, cennette miyim cehennemde mi o dahi belli ve müdahale edebilmek için elimde olan tek bir şey var: şu an.
eşimle yeni tanıştığımızda farklı şehirlerdeydik, görüşmek için İstanbul’a gelecekti. sigara içmeye devam edeceksen bence hiç boşuna kendini yorup gelme demiştim anında tamam bıraktım yazmıştı bu vazgeçiş ve netlik beni öyle etkiledi ki evlendik :d
Yardımı biz yaptık ama onlar başkaları yaptı sandı sandıktan onu anladık deyip 1şişe suyu bile başa kakanların 5kuruş haram paralarının bile halkın boğazından geçmemiş olması ibretlik
Başımızı sokacak bir eve, uyuyacağımız sıcak bir yatağa, yarına başlamak için bulunmaz bir umuda, aç kalır mıyım endişesiyle bir lokma ekmeğe, nefes almak için bir cihaza muhtaç değiliz şükürler olsun. Yarın ne getirir bilinmez, O Allah’a emanet; bugünümüze şükürler olsun.
Sanki iki farklı zihniyet arasında bir tartışma varmış; bir grup otomobil hareketliliği merkezli yeni yol yapımı fikrini savunuyor, onun karşısındaki belediye ise buna alternatif olarak metro, toplu taşıma, bisiklet yolu ve otopark gibi önlemler ile araç yerine insan hareketliliğini destekliyormuş gibi bir tablo sunuluyor. Kitabın ortasından konuşayım, Ankara’da ikisi de yok.
Kendi bu hale getirmemiş gibi konuşuyor ya, zıvanadan çıkıyorum.
Ekonomi kötü, paramız YOK.
Nüfus politikanız yok. Bakın kötü demiyorum, direkt YOK.
Sokak köpeğinden, katillerden çocuklarımızı koruyacak bir hukuk sistemimiz YOK.
Çocuk sahibi olmayı kıymetli gösterecek bir anlatınız YOK.
Kadınların çalıştığı senaryoda yeterli doğum izni YOK.
Çalışmadığı senaryoda çocuk için teşvik YOK.
İnfertilite gibi durumlarda tüp bebek tedavisini karşılayacak sağlık politikanız YOK.
Niye düşük ya doğum oranlarımız… düşünüyorum düşünüyorum ve bir türlü bulamıyorum. Neden acaba?
nüfus arttırma projeleri, aile senesi ilan edilmesi, 3 çocuk yapılmasına yönelik söylemler ve sonuç 1+1 2+1 evler… sözleriniz başka dayattığınız yaşam standartları bambaşka
Ev Sahibi Türkiye ✨
81 ilimizde 500.000 yeni sosyal konut ile milletimizi TOKİ güvencesiyle sağlam yuvalara kavuşturacak Yüzyılın Konut Proje’mizin detayları. ⤵️
Haftasonu keyifli ve gayet lezzetli bir balık ziyafeti için Rumelikavağı'nda Balıkçı Anne'yi mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Balıkların çoğunu köyün yerel teknelerinden temin ediyor. Mezeleri, kurutmadan tam kıvamında pişen lüfer ızgara ve barbun çok başarılıydı. Hele bir kabak tatlısı var ki öyle böyle değil, efsane.
22 Eylül 2017'de Behzat Ç.'nin senaristi olan ve muhalif camiada oldukça sevilen Emrah Serbes, İzmir-Aydın otoyolunda alkollü şekilde, son sürat araba kullanıyordu. Kaza yaptı, üç kişilik bir aileyi katletti. Olay yerinden kaçtı, suçu arkadaşının üstüne yıkmaya çalıştı. Kolluk incelemesinde bu durum fark edildi. Emrah Serbes teslim olmak zorunda kaldı ve tutuklandı. Muhalif camiada, medyada ve sosyal medyada bu durum pek tepki görmedi. Aksine, pek çok muhalif ölen aileye değil, Emrah Serbes'e üzüldü. Üç kişilik bir aileyi katledip olay yerinden kaçan Emrah Serbes, Ot dergisinde yazmaya devam etti. Derginin diğer yazarları "ulan sen cani bir katilsin, bu dergide nasıl yazarsın?" demedi. Herkes dergide yazmaya devam etti. Okuyucu kitlesi de aynı şekilde dergiyi satın almaya devam etti. Katil Emrah Serbes çok kısa bir süre hapis yattıktan sonra serbest kaldı. Hayatına, dizi ve filmlerine kaldığı yerden devam etti, ediyor.
Zehra Kınık, İstanbul'da araba kullanıyordu. Tali yoldan ana yola aniden çıktı. O sırada bir motorlu sürücü de onu geçebileceğini düşünerek gaza bastı. Çarpıştılar. Motorlu çocuk kaskı olmadığı için motordan düşüp kafasını çarptı ve hayatını kaybetti. Bu kaza, araba kullanan herkesin başına anlık bir dalgınlık sonucu gelebilecek bir kazaydı. Kasıt yoktu. Madde etkisi yoktu. Olaydan sonra Zehra Kınık kaçmadı. Aksine hemen 112'yi aradı. Fakat Zehra Kınık günün sonunda katil ve cani ilan edildi.
Şimdi siz, Emrah Serbes'in bilerek ve isteyerek alkollü araba kullanması neticesinde üç kişilik bir aileyi katletmesine ses çıkarmayanlar, bugün Zehra Kınık'ın babasını sevmiyorsunuz diye bu kızı gündemden düşürmüyorsunuz. Üstüne, adalet duygunuz zedelenmiş gibi vicdan mastürbasyonu yapıyorsunuz. Bir de bu tepkilerinize şeref ve haysiyet atfetmemizi bekliyorsunuz. Hayır kardeşim; siz ideolojik saplantılarla hareket eden, kendinden olanın en adi suçunu örtüp, düşman olduğuna hak etmediği şeytanlıklar atfeden, şerefsiz ve haysiyetsiz bir güruhsunuz. Sizin herhangi bir konuda hassasiyetiniz olduğunu da herhangi bir şeye gerçekten üzüldüğünüze de inanmıyoruz. Siz her an, her şeyi çarpıtabilecek ve her türlü acıyı istismar edebilecek düşük karakterlere sahipsiniz. Siz salt kötüsünüz. Kötülük atfettiklerinizden bin kat daha kötüsünüz.
Mala anlatır gibi anlatalım. Şimdi siz bir markette çalışıyosunuz diyelim gelen müşterilere "Buradan alışveriş yapmayın" deseniz ne olur? O market sahibi haklı olarak işten çıkarır di mi? Aybüke'nin de durumu bu, hem TRT'de çalışıp hem TRT'yi boykot edin diyemezsiniz.