Boşanma konusunda tereddüte düşerseniz, aklınıza boşanmaya gelen 82 yaşındaki müvekkilimin sözü gelsin; “benim yıkadığım donla beni aldatan adamın soyadının mezar taşımda yazmasını istemiyorum.”
Geç kalmışlık hissi yaşayanları yine fazla görmeye başladım. Özellikle 30-45 yaş arasındaki kişilerde.
Bu kişilerin atladığı çok kritik bir detay var; o yaşa kadar edindiği, insana ve hayata dair tüm deneyimlerini, bedensel ve zihinsel olgunlaşmasını tamamen yok sayıyorlar ve sanki tekrar ilkokuldan hayata başlayacak gibi yaklaşıyorlar.
Yeni bir meslek, yeni bir iş veya kendi işini kurma veya başka bir ülkeye yerleşme gibi marjinal gelen şeyler için en ideal yaşlar bana göre. (Gerçekçi seçimler olması şartıyla.)
Kimse reddedilen başvurularını, fazla kilolarını, sivilcelerini, aldatılma şüphesini paylaşmıyor. Herkes aldığı çiçekleri, gezdiği yerleri ve başarılarını paylaşıyor. Siz ise ikincisine bakarak herkesin harika hayatı olup sizin kaybeden olduğunu sanıyorsunuz. Hayır. Filtre sadece