#Meloni & #Trump
Lider imajı çok ince bir konu.
Hiçbir detayın liderliğin önüne geçmemesi gerekiyor. Buna hobiler de giyim tarzı da entellektüel ilgi alanları da dahil. Hepsi liderlik algısını güçlendirmek için dengeli bir şekilde kullanılmalı.
Meloni bu dengeyi çoğu zaman koruyor. Ancak mimiklerini bazen gereğinden fazla kullanıyor. Bu da iletişim açısından kendi aleyhine bir malzeme doğuruyor. Trump da tam olarak bu noktayı manipüle ediyor.
Trump’ın zirve öncesi Meloni için sosyal medyada paylaştığı "Uzaklaştırma kararı gerekli" polemiğini hatırlarsınız. Aslında Trump, uzun zamandır sistemli bir şekilde Meloni’yi lider kimliğinden kadın kimliğine indirgiyor. Geçen yıl da onu sadece güzelliği üzerinden övmüştü.
Trump, konu Meloni olunca liderler arasında asıl olması gereken diplomatik gündemi özellikle geri plana itiyor ve kişisel polemikleri öne çıkarıyor.
Konuyu Meloni’nin liderlik tarzına veya siyasi argümanlarına getirmemeye çalışıyor. Onu sürekli popülist tartışmaların içine çekmeye çalışarak eşit bir aktör olarak konumlanmasını engellemeye çalışıyor.
Meloni de kabul edelim, Trump’a iyi direniyor.
#NATO aile fotoğrafı çekimi sırasında da Trump’ın geldiğini fark ettiği anda yüzünü aniden çeviriyor.
Aslında Meloni, Ankara’daki imajıyla da duruşuyla da Trump’ın popülist hamlelerine kelimesiz cevap vermiş oldu. Nitekim çoğunluğun beğenisini de topladı.
Ben de hem kıyafet seçimini hem sergilediği net duruşu hem de kullandığı aksesuarlarla resmiyetin sert havasını dengelemesini çok başarılı, çok şık buldum.
#NATOsummit
#NATOsummit
Birbiriyle uzun süredir anlaşmazlık yaşayan liderlerin Ankara’da tam kadro bir araya gelmesi ve yeni bir diplomatik kriz yaşanmadan temaslarını tamamlaması da başlı başına önemliydi.
Türkiye süreci çok iyi yönetip zirveyi başarıyla tamamladı. 🇹🇷🤝
At last night’s official NATO Summit dinner hosted by President Erdoğan and First Lady Emine Erdoğan, President Erdoğan presented the attending leaders with a copy of the biographical work ‘The Politics of Courage: Erdoğan and the Rise of Türkiye’ accompanied by a personally signed letter from the President.
The book explores President Recep Tayyip Erdoğan’s leadership journey and the political, social, and institutional transformation that Türkiye has undergone over the past quarter-century. Moving beyond the boundaries of an individual political biography, bringing together academic scholarship and historical narrative, the publication is a comprehensive source that examines Türkiye’s transformation from multiple dimensions.
I am deeply honoured to have been asked to contribute to this very prestigious book that will serve as an institutional memory. I wrote the chapter entitled: “Staying the Course With Allies: NATO and the EU”. The other chapters were written by my colleagues Prof Mehmet Akif Kireçci and Prof Birol Akgün and cover President Erdoğan’s political leadership and rise in politics and relations with the Muslim and Turkic worlds respectively. The work charts the course of President Erdoğan’s leadership since 2002 on a multidimensional basis, from national transformation to the international scene.
I particularly commend Dr Hümeyra Şahin Oktay for leading the project on behalf of the Recep Tayyip Erdoğan Foundation and Prof Kireçci who edited the book under painstaking conditions. What an effort, what a contribution to a historic summit.
https://t.co/EydT38cs4H
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesi Türkiye’ye resmî ziyaret gerçekleştiren Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ı Ankara Havalimanı'nda karşıladı.
#Ankara’daki #NATOZirvesi, alınacak kararların yanı sıra liderlerin birbirlerine vereceği mesajlara, fotoğraf karelerine ve algı mücadelesine de sahne olacak.
#Trump, #Meloni paylaşımıyla daha Ankara’ya gelmeden kendi gündemini başlattı. Devamı da gelecek büyük ihtimalle.
Bakalım zirvede kim, nasıl bir imaj ortaya koyacak.
#NATOsummit
#LeiJun açısından kötü bir imaj olmuş.
Pazar payını kapmaya çalıştığı rakibinin karşısında kendini hayranlık duyan taraf olarak konumlandırmış. Üstelik dünyanın izlediği bir zirvede🤷♀️
Lei Jun’un kendi eliyle zedelediği imajını, #ElonMusk da mimikleriyle iyice pekiştirmiş.
#Xiaomi, #SU7 ile #Tesla’ya meydan okumuştu bir de😐
#ABD ve #İsrail’e karşı İran’ın yanında durmak başka bir konu, #İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını eleştirmek başka.
Açıkçası iki konunun tek bir siyasi okuma içine sıkıştırılmasını doğru bulmuyorum. Tartışma ister istemez bir tarafı tutuyormuş algısına kayıyor.
Az önce TV’ye bağlanan bir öğretim üyesinin Riyad’daki toplantıya ilişkin yorumunu izledim.
Neredeyse analizin tamamı yapay zeka cümleleriydi.
Teknolojiden yararlanmak normal ama alan uzmanı olup iki cümleyi kendi ifadeleriyle kuramamak ilginç🤷♀️
#Trump’ın açıklamasından anladığım:
🔹Beklenti çıtasını düşürdü.
🔹Pazarlık baskısı kuruyor.
🔹Zafer anlatısına ihtiyacı var.
🔹Algıyı yönetmeye çalışıyor, başaramıyor.
🔹Eskisi gibi kelime oyunları yapamıyor, kendisiyle çok fazla çelişiyor.
🔹Gerginliğini gizleyemiyor.
Savaş/kriz ortamına gidip sahadaki bilgiyi aktarmak yerine kendini öne çıkaranların bunu izlemesi lazım.
Gerçek haberciler böyle sakin olur.
Korkularını ve panik hallerini haberin önüne geçirmeden yönetmeyi bilir.
Sahadaki tehlikeyi hesaplayıp kendi güvenliğine de dikkat eder.
Sevdikleri siyasetçilere edit yapma konusunda gerçekten çok iyiyiz☺️
İspanya Başbakanı destek paylaşımlarına kayıtsız kalmadı, Türk bayrağıyla selam verdi 🇹🇷🇪🇸
Ayrıca iletişim ekibi işini biliyor. Başbakanın pozitif imajını pekiştiren güzel bir hamle kesinlikle.
Umman Dışişleri Bakanı bence beklenti ile gerçek durum arasındaki farkı söyleminde minimuma indirmeyi başaramadı.
Açıklamasını, sahadaki durumla uyumunu kontrol etmeden yaptı. Düştüğü durum kötüydü.
Söyledikleri aynı gün boşa düştü.
Bir de “şaşkınım” diye açıklama yaptı, ki bu daha büyük bir hataydı.
Elbette arabuluculuk kolay bir şey değil. İletişim kazaları olur. Beklediklerinizin tam tersi gerçekleşebilir.
Ama dünyanın gözü üzerinizdeyken her söyleminizi ölçülü bir şekilde basına açıklamanız gerekir.
Sn. @HakanFidan böyle durumlarda rasyonelliği elden bırakmamaya özen gösteriyor, söylediklerinin gerçek durumla çelişmemesine dikkat ediyor.
#Trump’ın son açıklaması, sert adımlar için meşruiyet zemini hazırlamaya yönelik gibiydi.
#İran için “onlar kötü” dedi. Bunun altını özellikle çizdi. “Komşularını vuran” olarak da tanımladı. İran yönetimini ahlaki açıdan suçlu konumuna yerleştirdi. Yani şeytanlaştırdı.
Küçücük çocukları öldüren onlar değilmiş gibi.
Gazeteciler, yorumcular hatta büyük medya kuruluşları bile yapay zekayla üretilmiş videoları gerçek sanıp paylaşıyor🤷♀️
Kaynak kontrolü yapmadan paylaştığınız her görüntü dezenformasyon zincirini güçlendiriyor.
Trump’ın yüksek doz öngörülemezliği nedeniyle dünyada yaşananlar karşısında net pozisyon alacak ülke neredeyse kalmadı. Herkes aşırı temkinli olmak durumunda kalıyor. Bu kadar stratejik muğlaklık dünya için fazla.
İletişimde kontrollü belirsizlik üretimi diye bir yöntem var. Doğru kullanılırsa iç ve dış kamuoyunu aynı anda yönetme imkanı verir liderlere.
Trump bundan besleniyor. Ama adı üstünde kontrollü belirsizlik.
Ve Trump o dozu çoktan aştı.
Dünya liderleri farkında ama
müttefikleri ve piyasa aktörleri bu kadar belirsizliği risk olarak görmeye başladığında geri tepip kendisini vurucak.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar konusunda açıklamalar yaptı
Axios’un sorularını yanıtlayan Trump:
— (İran’a yönelik saldırılar) Uzun süre devam edip her şeyi devralabilirim ya da 2 ya da 3 günde bitiririm, İranlılar’a "Yeniden (nükleer ve füze programlarınızı) inşaya başlarsanız birkaç yıl sonra görüşürüz” diyebilirim.
— Her halükarda, bu saldırıyı atlatmaları birkaç yıllarını alacak