Haziranda işlerim rahatlıyor diye ertelediğim her şeyin canı cehenneme uyumak uyumak ve daha çok uyumak istiyorum haziranı uyuyarak temmuzu eğlenerek geçiririm ağustos gibi okullar açılıyo depresyonum başlar adam olana çok bile 💖
Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından MEB, Antalya’da 5 yıldızlı bir otelde “Veri Güvenliği Toplantısı” düzenledi.
30 milyon 250 bin liraya mal olan toplantının yapıldığı otelde macera duşu, aquapark, VIP sauna ve uluslararası mutfaklar bulunuyor.
(Sözcü)
Boş vaktin bolluğu insanı sanıldığı kadar mutlu etmez. Yoğun bir insanın boş vakitlerinde yaptığı etkinliklerden aldığı keyif ile vaktinin tamamı boş olan bir insanın o etkinlikten aldığı keyif arasında katman katman fark vardır. Bu yüzden düzen ve disiplin içinde yaşanan bir hayatta tatiller ve eğlenceler, bir hedef noktasına dönüştüğü için çok yüksek keyif verir. En basitinden, hafta sonu tatilinde uyumak ile bomboş birinin her gün uyuması arasında dağlar kadar fark vardır.
İnsan amaçsız ve düzensiz yaşayamaz. Çoğu insanın şikâyet ettiği meşguliyet ve çalışma düzeni, aslında insanın farkında olmadan mutlu olmasını sağlayan temel unsurdur. Çalışmak zihin ve beden gelişimi sağlamakla kalmaz; insana doğal bir çevre ve tutunmak için bir amaç verir. Erken emekli olan insanların daha erken öldükleri, istatistiksel olarak bilinen bir gerçektir. Çünkü boş kalan insanın zamanla çevresi dağılır ve sabah yataktan çıkmak için bir amaç bile bulamaz.
Çalışmak ayrıca bir işi başarma tutkusudur. Ne yazık ki günümüz insanına bir işi tutkuyla yapmanın ne demek olduğunu anlatmak artık neredeyse imkansızlaştı. Bu durum aslında topyekûn bir insani çürümenin göstergesi; maddecilik ile hazcılığın her şeyin önüne geçerek tüm gerçek değerleri anlamından kopardığının da kanıtı niteliğindedir.
Günümüzde yapılan işe değer katmak tamamen bir teferruata dönüşmüş durumda. İnsanlar artık çalışırken sadece oradan elde edecekleri bireysel faydayı düşünüyor. Böyle olunca işinden zevk almak veya nitelikli iş üretmek gibi kavramlar ortadan kalkıyor; aksine işini tutkuyla yapan ve özveriyle emek veren insanlar toplumda adeta "enayi" gibi görülmeye başlanıyor.
Vasat insanlar araçlar ile amaçları birbirinden ayırt edemez; parayı ve statüyü bir araç değil, amaç olarak görürler. Bu yüzden tek hedefleri paradır, konfordur, lükstür. Bu uğurda kimseyi çiğnemekten, kimsenin canına okumaktan geri durmazlar.
Ne üzücü ki günümüz vasatlığı, eskinin vasatlığından çok daha beter bir hale geldi. Şimdinin kendini akıllı, modern ve bilinçli sanan vasat insanı; kendini her şeyden önemli sayıyor, her şeyin en iyisini hak ettiğine inanıyor ve sadece haz ile lüksün peşinden koşuyor.
Oysa para da mevki de imkânlar da insani gelişim ve nitelikli ilerleme için birer araçtır. Gel de bunu vasata anlat...
Zekasından dolayı tebrik ederim.
Ülkenin geleceği,selameti için muhteşem bir soru
Sorunun muhatabı da nasıl gülüyor hoşuna gitti
Herkesin suyu kabı kadardır