Basın mensuplarının soru sormasına izin vermiyor çünkü ezbere cümleleri servis edip kürsüden inmekten başka şansı yok. Diyor ki hukuk ve yargıda sorun var. Bir basın mensubu çıkıp "Nedir sorun" diye sorsa ne diyecek?
Yargı bağımsız değil mi diyecek?
Bir tane Asliye mahkemesinin verdiği kararla koca YSK kararları yok sayılırken hukukun üstünlüğünden mi bahsedecek?
Demirtaş konusunda pişman olmayan adam AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor diye şikayet mi edecek?
Zannediyor ki belli keywordleri kullanırsa toplum "Aaa ne kadar da muhalif bir insan, ne ağır eleştiriler yaptı" diyecek, yaşadığını unutacak.
Bir eşşek bile yediği dayağı unutmaz, bunlar bu millete eşşek kadar hafıza layik görmüyor.
Onu bilmiyorum.
Bunu bilmiyorum.
Görmedim.
Duymadım.
İddianameyi okumadım.
Hukukçu değilim.
Neyi biliyorsun lâ o zaman! bunca bilgisizlikle nasıl yaşıyorsun.
Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim,
akar suyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:
- çürüyen diş, dökülen et -,
bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler
…
Bu twitteki temel yanlışlar, rezilliklerden rezillik seçin:
1. burası askeri bir havalanı idi ve lojistik olarak kullanılıyordu.
2. Ama şimdi şahsının havalanı oluyor, zaten VİP havalanı olacak.
3. Bunu saklamak için adına Ankara ismi verildi.
4. Trump'ın uçağı insin diye pist uzatıldı.
5. Uzatma gerekçesi ile Şeker fabrikasına çöktüler.
6. Böylece bir taşla 3-5 kuşu öldürdüler.
7. Devlet konuk evi filan yapıldı ve kaçak saray tarafına kapı yapıldı.
8. Ego burası için çok sayıda toplu taşıma hattını yok etti, yolunu değiştirdi.
9. Her protokol uçuşu ile Barıkent ve Eryaman halkı jet motoru sesi ile zıplayacak.
10. dahası var ama kimse konuşmuyor. Ankara siyasetinin konuşmaması AOÇ'Ye çökülürkenki sessizliği benziyor.
11. bu böyle devam eder ama insanların çok bilmiyor, bakanın sözlerinin aslında ne anlama geldiğini duyurmak lazım.
Zamanında Özel’i çekirdeksiz nar ve tropik meyve festivaline gittiği için eleştirmiştim.
Şimdi bütün bunlar bir geçse, bu adam bir dinlense, acaba yediği içtiğine iyi bakıyolar mı, takviye alıyo mu, aman kendisi de eşi de eczacı biliyolardır herhalde ne yapacaklarını, iyi uyuyor mu, sırtına havlu koysalar mı, gömleğinin içine okuyup üfleyen var mı, şu günler bir geçse de ben kendi elimle götürürüm onu çekirdeksiz nar festivaline moduna geldim.
Biliyorum bir ben “delirmedim”
📌Özel şu anda artık sadece bir politik figür değil, hepimizin içindeki “işler düzelebilir” umudunun bedenleşmiş hali. Hepimizin yaşadığı adaletsizlik ve haksızlık hissinin karşısında tutunacak dal, içimizdeki kırılgan iyi nesnenin dışarıdaki taşıyıcısı.
Bir insan olarak ona değil, onun üzerinden yaptığımız yatırıma, o umudun üzerine titriyoruz aslında.
Bu da ne yazık ki onu daha “saldırılabilir” kılıyor. Muktedir nasıl insanların sakinleşmesini, sinmesini, unutmasını bekliyor, yeri geliyor korkutuyor yeri geliyor yok sayıyor, umudu canlı tutan Özel ile uğraşmak, yıpratmak, itibarsızlaştırmak da ilk hedefi olacaktır.
İktidarlar hakim olabilmek için sadece enerjimizi, paramızı, zamanımızı değil, duygumuzu ve bağlarımızı da yönetmek ister.
İBB Davası’da Fatoş Pınar Türker, savcı tarafından küçük çocuklarının velayetinin alınmasıyla tehdit edildiğini, çıplak aramaya maruz bırakıldığını gözyaşları içinde anlatıyor. Bu sırada Kılıçdaroğlu ve ekibi İBB Davası’nın savunuculuğunu CHP Genel Merkezi’nde yapıyor. İBB Davası üzerinden kendilerine koltuk devşirenlerde, bu operasyonları savunanlarda, bu insanlık suçuna ortak olanlarda hiçbir insanı değer, nebze vicdan, ahlak yok. Yazıklar olsun.