İlber Ortaylı'nın şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit:
"Pazar gecesi fenalaştım. Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
Ekvador'da meydana gelen sel felaketinde her şeyini kaybeden bir kadın, felaketin haberini yapıp insanların seslerini duyarmaya çalışan muhabire belki de elinde kalan son şey olan muzları ikram ediyor;
Az önce oldu,
Markette bir çocuğun aldığı eşyalara parası yetmedi.
Türkçesi bir garipti.
'Ben veririm tamam.' dedim.
'Hayır almam.' dedi.
Arkadaki bir beyefendi de al diye zorlayınca,
"Ben Suriyeli değilim abi, ben Türkmen'im almam." dedi.
Ve kocaman bir tarihi özetledi, gitti...