ABD Başkanı Trump'ın, kendisini karşılamaya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı alkışlayarak karşıladığı an sosyal medyada gündem oldu.
Dünya lideri diye boşuna demiyoruz...
O kadar doluyum ki...
Bazı anlar izlediğim videolarda başkalarının ebeveynlerine acayip özeniyorum.
Zaten videodaki iletişimden aralarındaki sevgiyi, bağı, o anlayışı, destek verişi görebiliyorsunuz. Rol nereye kadar yapılabilirdi ki zaten...
Benimkiler mesela bu hususta rol yap desen bile yapamazlar. Benim ne istediğimin, ne hissettiğimin hiç önemi olmadı. Ben hep bir projeydim. Ailemin istediği yer, ailemin istediği okul, ailemin istediği iş... Onların çizdiği bir hayat.
Bazen söylerim bunu babam der ki "tıp kazandın da engel mi oldum' der. Ben tıpı istedim mi diye düşünmez ama. Verdiği örnekler bile hep kendi istekleri...
Tayin istemiştim mesela, çıkmadı maalesef. Diyor ki "çıkmadıysa 40 rekat şükür namazı kıl" niye salak mıyım ben çok istediğim yere tayinim olmamış diye şükredeyim? Olmadığına şükredeceksem niye isteyeyim?
Yani dese ki bana; üzülme kızım itiraz hakkın varsa onu kullan de, ben senin arkandayım de, çok istiyorsan, ordan bir ev alalım haftasonları git, iznini hep orda geçir bi bakalım, ne yapabiliriz de, şu cümlelere benim o kadar ihtiyacım var ki mesela ama hiçbir zaman kurmadı. Yani birazcık bir istediğimde yalandan da olsa yanımda olduğunu hissettirsen çok mu zordu... Sadece bir hayalimde arkamda durabilsen çok mu zordu... (mış) Gibi bile yapmak çok mu zordu...
Ben öyle çok imkansız hayalleri olan biri de olmadım hiçbir zaman. Bırak motiveyi sürekli dibe çekildim. 2007'den beri yıllarca ağladım ben bir kere bile gelip de neyin var demedi. Bir derdimi anlatsam ya dinlemedi sustu, ya dinledi küçümsedi, daha kötü örnekler verdi. 5 lira harçlığım varsa mutlu oluyorum sandı. .Gözlerim %70 görmüyor ve bu durum 2007'den sonra gelişti. Ağlayıp silmekten yapısısını bozdum herhalde doktorlar hiçbir neden ve çare bulamıyor.
Geçenlerde bir oyuncu öldü, babası savcı annesi de müdürmüş. Ne güzel ya dedim, kamuda olduğu halde çocuğunun istediğine önem verebilmiş. Arkasında durabilmiş. Savcı kızından oyuncu olmaz, elalem ne der dememiş... Helal olsun dedim.
Ben eskiden radyodaydım, aynı zamanda gazetede bir köşem vardı. Hem meslektaşlarımla hem sanatçılarla röportajlar yapardım. Seviyordum ben bu işi. Mikrofona konuşmayı, şarkılar çalmayı, soru cevap yapmayı...2011 senesinde arka sıradakilerde oyuncu olarak çağırdılar beni. İlan vermişlerdi zaten ama ben gidemedim. Çünkü
İstemedi, radyoyu da bırakmak zorunda kaldım. Radyocuları öldürüyorlarmış. Yanlış bir kelime edermişim de başıma bir şey gelirmiş...Başıma bir şeyler geldi ama iyi niyetimden. Radyoda da değil.
Aynı yaştaydık, o istediği bir hayatın içinde, ben büsbütün dışında, keşke dedim içimden bir an için. Volkan Konak şiirden seslendirdiği bir şarkısında der ya;
Ekmeğim bahtımdan katı
Bahtım düşmanımdan kötü
Böyle kepaze hayatı
Sürüklemekten yoruldum
Psikolojinizi bozan etmenler ortadan kalkmadıkça psikiyatri size hiçbir şey katamaz bence. Zaten psikolog bunu düzeltebilir mi? Bir de psikoloğa kimin ihtiyacı vardır mesela?
Davranış bozukluğu olup psikolojimizi bozanların mı? Bizim mi?
#BabalarGünü