MEMURUN MAAŞI HER AY ERİYOR, TELAFİSİ NEDEN ALTI AY BEKLİYOR?
TÜİK bugün açıkladı: Ağustos enflasyonu yüzde 1,84 yıllık enflasyon yüzde 31,51
Bu rakamlar bir istatistik değildir. Her bir puan, memurun bütçesinden eksilen gelirdir. Markette küçülen poşet, ay ortasında biten maaş, ay sonunda çekilen kredi kartıdır.
Tablo ortadadır: Dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı 121.786 TL, açlık sınırı 37.388 TL. En düşük memur maaşı ise 70.224 TL. Yani devletin işini gören memur, ailesiyle birlikte yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.
Bordroda rakam büyüyor, sofrada tabak küçülüyor.
Memurun kirası altı ayda bir ödenmiyor. Faturası altı ayda bir gelmiyor. Çocuğunun harçlığı altı ayda bir verilmiyor. Mutfak masrafı altı ayda bir yapılmıyor.
Memurun hayatı her ay devam ediyor. O hâlde memurun maaşını koruyan sistem de her ay işlemelidir.
Taleplerimiz nettir:
▪️ Enflasyonun maaş artışını aştığı her ay fark hesaplanmalı, takip eden ay maaşlara yansıtılmalıdır.
▪️ Geçmiş dönemde yaşanan reel gelir kayıpları telafi edilmeli, maaşlara refah payı eklenmelidir.
▪️ Vergi dilimi nedeniyle yılın ikinci yarısında eriyen net maaşa son verilmelidir.
Memur lütuf istemiyor. Geçici iyileştirme istemiyor. Memur, alın terinin karşılığını ve insanca yaşayabileceği bir ücreti istiyor.
Memurun maaşı enflasyona ezdirilemez. Artık çalışanın sesine kulak verilmelidir.
Ağustos ayı boyunca aile hekimlerimize bildirilen günlük muayene hedeflerinin, ay tamamlandıktan sonra geriye dönük olarak artırıldığı görülmüştür.
Aile hekimleri kendilerine bildirilen kriterlere göre görevlerini yerine getirirken, değerlendirme dönemi sona erdikten sonra hedeflerin değiştirilmesi; başta teşvik ödemeleri olmak üzere mali hakları etkileyebilecek ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır.
Ancak mesele yalnızca geriye dönük hedef değişikliği değildir. Sağlık hizmetlerinin giderek sayılara, hedeflere ve performans baskısına indirgenmesi de kabul edilemez. Aile hekimliği; daha fazla muayene sayısına ulaşma yarışından ibaret değildir. Esas olan hastanın ihtiyacına uygun, nitelikli, koruyucu ve bütüncül sağlık hizmeti sunulmasıdır.
Hekimi ve sağlık çalışanını performans rakamları üzerinden değerlendiren, hastayı ise ulaşılması gereken bir sayıya dönüştüren anlayıştan vazgeçilmelidir.
Genç Sağlık Sendikası olarak sağlık hizmetinin merkezine insanı, toplum sağlığını ve sağlık çalışanlarının emeğini koyan bir anlayış istiyoruz.
ÜNİVERSİTE HASTANESİ ÇALIŞANLARI ÜVEY EVLAT DEĞİLDİR!
Sağlık Bakanlığı hastanelerinde tayin, eş durumu ve sağlık mazereti hakkı varken üniversite hastanelerinde bu haklar fiilen yoktur. Çalışan ancak 4 yılını doldurduktan sonra, YÖK ilanı çıkarsa sınırlı becayiş yapabilmektedir. Eşinden ayrı düşen, hasta annesine babasına bakmak isteyen meslektaşlarımızın önüne duvar örülmektedir. Ek ödemeler Bakanlık hastanelerinin gerisindedir; döner sermayenin borç yüküne bağlıdır ve emekliliğe yansımamaktadır.
Taleplerimiz açıktır: Üniversite hastanesi çalışanlarına merkezi tayin, becayiş ve kurumlar arası geçiş hakkı tanınmalıdır. Eş durumu ve sağlık mazereti tayinleri muvafakat şartına bağlanmamalıdır. Ek ödemelerde tam eşitlik sağlanmalı, ödemeler güvenceye alınmalı ve emekliliğe yansıtılmalıdır. İstihdam artırılarak ağır iş yükü hafifletilmelidir.
Milletin sağlığına emek veren hiçbir çalışan, çalıştığı kuruma bakılarak ayrıştırılamaz. Üniversite hastanesi çalışanları hak ettiği adalete kavuşana kadar bu davanın takipçisiyiz.
Acil servislerde tasarruf, sağlık çalışanına ek yük olarak dönmemeli!
Antalya’da bazı kurumlarda tasarruf tedbirleri kapsamında acil servislerde uygulanan 24 saatlik mesailerin önüne geçilmesi, sahada yeni bir mağduriyet doğurmuştur.
Hekim, hemşire ve sağlık çalışanları; artan iş yükü, yoğun tempo ve yetersiz dinlenme süreleri nedeniyle ciddi şekilde zorlanmaktadır.
Tasarrufun adresi sağlık çalışanının emeği ve dinlenme hakkı olmamalıdır.
Sağlık çalışanının yükünü artıran değil, çalışma koşullarını iyileştiren çözümler istiyoruz.
#Antalya #SağlıkÇalışanları #AcilServis #Hemşire #Hekim #SağlıktaTasarruf #GençSağlıkSendikası
BEKLENEN MANİFESTOMUZU AÇIKLIYORUZ!!!
Genç Sağlık Sendikası olarak sendikacılığı yalnızca sorunları dile getirmek, masada konuşmak ve gündemi takip etmek olarak görmüyoruz. Üyesinin yanında duran, ihtiyaçlarını gören ve hayatına doğrudan dokunan bir anlayışı esas alıyoruz.
Eğitimden hukuki desteğe, sosyal imkânlardan mesleki güvenceye kadar üyelerimizin hayatını güçlendirecek başlıkları kamuoyuna sunuyoruz. Bu manifesto; sahadan yükselen taleplerin ve meslektaşlarımızın beklentilerinin karşılığıdır.
Mesleki gelişimlerinde yanlarında olacağız, hak kaybı yaşadıklarında hukuki olarak omuz vereceğiz, sosyal hayatlarında nefes almalarını sağlayacak adımlar atacağız ve çalışma hayatındaki güvencelerini güçlendireceğiz. Konuşmakla yetinmiyoruz; görüyoruz, sahipleniyoruz ve üyenin hayatında iz bırakacak işler ortaya koyuyoruz.
Biz Başarırsak Herkes Kazanacak!
MANİFESTOMUZUN 2. MADDESİ: YILDA İKİ KEZ EĞİTİM, KÜLTÜR VE TATİL ORGANİZASYONLARI
Genç Sağlık Sendikası olarak sendikacılığı yalnızca çalışma hayatındaki hak mücadelesiyle sınırlamıyoruz. Üyelerimizin sosyal hayatına dokunan, birlikte dinlenebileceğimiz, öğrenebileceğimiz ve güzel anılar biriktirebileceğimiz güçlü bir dayanışma kültürü oluşturuyoruz.
Beş yıldızlı otel tatillerinden doğayla iç içe kamp programlarına kadar her yıl iki kez düzenlediğimiz eğitim, kültür ve tatil organizasyonlarıyla üyelerimize özel deneyimler sunuyoruz.
Çünkü Genç Sağlık Sendikası’nda üyelik, yalnızca bugün haklarını savunmak değil; birlikte daha fazlasını yaşamaktır.
@Murat03Mk2013 Toplu sözleşmede hakem heyeti ile masaya oturmayın diye tüm memurlar ses yükseltti siz ne yaptınız , gidip masaya oturdunuz. Sonrası daha trajikomik. Masadan ilk biz kalktık diye birbirinizi suçlamaya başladınız . Devran Gençlerin artık takipte kalın 😎
Genç Sağlık Sendikası olarak yepyeni bir süreç başlatıyoruz!
1-Üyelerimize, yaralanma ve vefat durumlarında 100 bin TL teminat sağlıyoruz. 20 gün boyunca açıklayacağımız maddelerle, üyelerimizin sosyoekonomik ihtiyaçlarına yönelik önemli destekleri hayata geçiriyoruz.
Yarın saat 19.00’da, üyelerimiz için hayata geçireceğimiz 2. maddemizi açıklıyoruz.
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik saygısız ve tehdit içeren ifadelerini şiddetle kınıyor, yöneltilen mesnetsiz suçlamaları tümüyle reddediyoruz.
Türkiye; kamu görevlilerinden esnafına, çiftçisinden sanayicisine kadar tüm kesimleriyle barışın, adaletin ve uluslararası hukukun egemen olduğu bir dünya için mücadele eden, mazlumun yanında saf tutan güçlü bir devlettir.
Netanyahu yönetiminin iç siyasi çıkarlar uğruna tırmandırdığı gerilim ve tehdit dili, bölgemizde huzurun önündeki en büyük engel haline gelmiştir.
Bölgemizin ihtiyacı yeni çatışmalar değil; diyalog, dayanışma ve kalıcı barıştır.
Netanyahu yönetimini sorumlu devlet anlayışıyla hareket etmeye, uluslararası hukuka saygı göstermeye davet ediyoruz.
Filistin’de yaşanan işgal ve zulmün baş sorumlusu bellidir. Tüm dünya bu haksızlığa karşı sessiz kalmamalı, ortak bir duruş sergilemelidir.
Genel Başkanımız Osman Kaya, İstanbul ziyaretleri kapsamında bugün Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’ni ziyaret etti.
Hastane Başhekimi Prof. Dr. Gürhan Baş ile bir araya gelerek sağlık çalışanlarımızın çalışma koşulları, özlük hakları ve sahada yaşanan sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulunduk. Hastanede görev yapan çalışma arkadaşlarımızla görüşerek talep ve beklentilerini doğrudan kendilerinden dinledik, dinlediklerimizi not aldık. Ziyaret sonucunda tutulan raporlar Sağlık Bakanlığı’na iletilecektir.
Genç Sağlık Sendikası olarak, sağlık çalışanlarının yanında olmaya, sahadan gelen sorun ve talepleri ilgili mercilere taşımaya ve çözüm odaklı sendikacılık anlayışımızla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.