2026-YKS SONUÇLARI HAYIRLI OLSUN
20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 2 milyon 426 bin adayın merakla beklediği 2026-YKS sonuçları açıklanmıştır. Sınav sürecini geride bırakan bütün öğrencilerimizi, gençlerimizi geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizi ve çocuklarının sınava hazırlık süreci boyunca büyük fedakarlıklar yapan ailelerimizi yürekten tebrik ediyorum.
Sınavın değerlendirme sürecinde, AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi’ndeki bir sorunun ÖSYM Bilim Kurulu tarafından, Matematik Testi’ndeki bir sorunun ise yargı kararı doğrultusunda iptal edilerek değerlendirmelerin yapılması, idarenin hukuka ve bilime verdiği önemin açık bir göstergesidir.
Geçmiş dönemlerdeki sınav uygulamalarında da örnekleri görülen soru iptallerinde bu kez Bilim Kurulunu titizlikle çalıştırıp, zaman kaybetmeden yargı kararlarını uygulayarak tek bir gencimizin dahi hak kaybına uğramasına müsaade etmeyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy’a ve tüm çalışma arkadaşlarına, aklıselim, şeffaf ve sorumlu yönetim anlayışlarından dolayı teşekkür ediyorum.
Unutmamalıyız ki tercih dönemi, öğrencilerimizin meslek hayatını ve geleceğini önemli ölçüde şekillendirecek kritik bir eşiktir. Teknik bir meseleyi bahane ederek yersiz tartışmalar üretmek, gençlerimizin morallerini bozmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.
Bu süreçleri fırsat bilerek kurumlarımızı itibarsızlaştırmaya, gençleri ve ailelerini endişeye sevk edip tahrik edenler büyük bir sorumsuzluk örneğin sergilemekte ülkemiz ve geleceğimize büyük bir kötülük yapmaktadırlar. Hiç kimse şahsi veya siyasi hesapları uğruna gençlerimizin geleceğiyle oynamamalı, art niyetli manipülasyonlara geçit verilmemelidir.
Tercih sürecine girecek öğrencilerimize, ilgi, yetenek ve hedeflerini dikkate alarak bu dönemi en verimli şekilde değerlendirmelerini tavsiye ediyorum.
Bütün adaylarımıza tercih sürecinde kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎ŞAPKADAN BEREYE BİR MÜCADELE ÖYKÜSÜ▪︎▪︎▪︎
Bir Erzurum seyahatinde şapkayı çıkarıp yerine çok sevdiği, el örgüsü, yünden bir bere giymişti. Ortaokuldaydık, o yaşımıza kadar şapkalı haline alışık olduğumuz için çok şaşırmıştık. Sonra biz de alıştık ve 5 Temmuz 2026 Pazar sabahına kadar babamız hep bere taktı.
Kur’an okumayı köy camisinde küçük yaşta öğrenmiş, dinine, değerlerine bağlı, köklü bir ailenin çocuğu olarak, kırklı yılların ithal, baskıcı ve din karşıtı uygulamalarıyla, ilkokul üçüncü sınıfta, öğretmeninin ustaca oynadığı, “Görmediğiniz şeye inanmayın.” kurgusuyla karşılaşmış ve tepki vererek okulu bırakmış. Doksan üç yıllık ömründe izleri hiç silinmeyen ve her fırsatta anlattığı olaydır.
Altmışlı yılların ortalarında, Çankaya’da, tören kıtası atlı süvari birliğindeki askerlik görevinde ise ilkokulda yaşadığı çelişkiyi daha derinden yaşayacaktı. Asker millettik, üniformayı, bir Karadenizli olarak mavzeri, kasaturayı, tören kıyafetini süsleyen takıları vs. çok seviyordu. Ancak, “Bir hiç uğruna astılar, yazık ettiler.” dediği Menderes’i darbeci askerler asmıştı.
Yine, “1960 darbesi amacına ulaşmadı.” diyerek, iki defa darbe teşebbüsünde bulunan, özellikle ikinci girişimi kanlı bir şekilde bastırılabilen ve “kendi işimi kendim görürüm” diyerek idam sehpasını kendisi tekmeleyen Kara Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir’in, 1964 yılında idam edilmesinden ve hayatlarını kaybeden askeri öğrencilerden etkilenecek ve yıllar sonra oğluna bu ismi verecekti.
Biraz konuşup anlamaya çalıştığımızda ise, babam ve o dönemin canlı şahitlerinin aslında, 15 Temmuz gecesinin kahramanı askerlerin her dönemde var olduğuna olan inançlarının hiç yok olmadığını görürüz. Onlar hep “Halk Partisi’ne” kızar ve orduyu ayrı tutmaya çalışırlardı.
Önemli kırılma noktaları olan bir ömür. Usta bir marangoz, titiz bir zanaatkâr. İki ailenin yükünü yüklenmiş, yufka yürekli, hoşsohbet koca yürek bir adam. “Abi, bu derenin en uzun boylu adamıydı bu, kefeni ona göre kes.” denilen bir adam.
Bir milleti dininden koparmak için yetiştirilen ithal zihniyetli bir öğretmenin kanına girdiği bir ömür. “Beni bir öğretmen okuldan kopardı, başarılı bir öğrenciyken okulu bıraktım, bari siz okuyun.” diye dokuz çocuğunu da okutabilmek için bu sayfalara sığmayacak kadar verilen büyük mücadele. Zor şartlarda, iki odalı köy evinde, dokuz çocuk yetiştirip birine bile küçük bir fiske vurmayan bir baba…
Çok yazılar yazılır babalar için. Ortak nokta babaların sessiz kahraman olduğudur. Söylemezler, söyleyemezler, içlerine atarlar. Gururludurlar. Ailenin onuru onların mücadelesine bağlıdır. Sessizce ayrılırlar. Yerleri dolmaz, boş kalır. Onlar gidince büyür çocuklar.
“Coğrafya işkencedir.” o yıllar
Kürtün’de. Otuz yıl süren baraj ve yol inşaatları, hala yaptırmaya çalışılan köprü mücadeleleri, okul yolunda, Harşit Çayı’nın serin sularında son bulan hayatlar. Tek kurtuluş okumak. Hayat köy okulunda güzeldi, sonrasında başladı çile. Ortaokul, lise ve üniversite yılları. Bizi ve babalarımızın verdiği mücadeleyi ancak orada yaşayanlar anlayabilir.
Cenazemize katılan, arayan, arayıp ulaşamayan, Gümüşhane ve İstanbul’da taziyemize katılan ve acımızı paylaşan bütün dostlarıma teşekkür ediyorum.
Yaklaşık on yıldır aksatmadan sizlerle sohbet ettiğimiz Pazartesi yazılarıma, iki hafta aradan sonra bugün yeniden başladım. Hayat devam ediyor, mücadele devam ediyor. Amel defteri kapanmayacaklar için son nefesimize kadar.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
20 Temmuz 1974; sadece Kıbrıs Türkü'nün esarete mahkûm edilmesine "dur" denilen bir tarih değil, milletimizin kardeşlik hukukunu, vicdanını ve garantörlük sorumluluğunu kararlılıkla yerine getirdiği kutlu bir dönüm noktasıdır.
Kıbrıs Barış Harekâtı; insanı yaşatmanın, barışı tesis etmenin iradesidir. Bugün Kıbrıs'ta dalgalanan özgürlük, o gün canını ortaya koyan kahramanlarımızın emanetidir.
Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde; emri veren başta Merhum Erbakan Hocamız olmak üzere, #KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi, komutanlarımızı, kahraman Mehmetçiklerimizi, katkısı olan devlet ve siyaset adamlarımızı minnet ve şükranla yâd ediyor, Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini saygıyla selamlıyorum.
Dün olduğu gibi bugün de hakikatin, adaletin ve mazlumun yanında olmaya; kardeşlik hukukunu, milli birlik ve beraberliğimizi korumaya devam edeceğiz.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
#20Temmuz #KıbrısBarışHarekâtı #Kıbrıs #KKTC
MEMUR-SEN VE ÇALIŞMA EKONOMİSİ BÖLÜM BAŞKANLARI TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGEMİZİ KAMUOYUYLA PAYLAŞIYORUZ
Üniversitelerimizin Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (ÇEEİ) Bölüm Başkanları ve Başkan Yardımcıları ile Ankara'da bir araya gelerek kamu görevlileri sendikacılığının ve 4688 sayılı Kanun’un geleceğini masaya yatırdık. 18 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirdiğimiz bu önemli istişare toplantısının Sonuç Bildirgesi, akademinin bilgi ve birikimiyle sendikal alanın sorunlarına ışık tutan önemli bir belgedir.
Bu bildirgeyle; sendikal haklar üçlüsünden olan grev hakkının tanınmadığı, masada taraflar arası eşitliğin sağlanamadığı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun adaletsiz yapısıyla emeğin baskılandığı mevcut 4688 sayılı Kanun'un baştan aşağı değişmesi gerektiğini güçlü bir şekilde vurguluyoruz. 4 milyonu aşkın kamu görevlisi ve 2,5 milyona yakın emeklimiz için ILO sözleşmelerine uyumlu, evrensel normlarda adil bir toplu sözleşme sisteminin inşası artık ertelenemez bir mecburiyettir.
Gerçekleştirilen toplantının asıl amaçları doğrultusunda, Memur sendikacılığının akademiyle entegrasyonunu artırma ve 4688 sayılı Kanun’un yapısal sorunlarına bilimsel bir perspektifle çözüm üretme vizyonuyla hareket ediyoruz.
Bu doğrultuda;
-Üniversitelerimizde kamu görevlileri sendikacılığı alanında yüksek lisans ve doktora tezlerini teşvik edecek,
-Lisans eğitim içeriğinde kamu görevlileri sendikaları dersini yaygınlaştıracak,
-2026 yılı içerisinde 'Genç Emek Zirvesi'ni gerçekleştirerek öğrencilerimizle teori ve pratiği bir araya getirecek,
-Uluslararası normlara uygun bir sistem inşası için memur sendikacılığının bilinç düzeyini artıracak ortak akademik yayınları ve raporları hep birlikte hazırlayacak
adımları öngören Memur-Sen ve ÇEEİ Bölüm Başkanları Toplantısı’nın Sonuç Bildirgesini kamuoyuyla paylaşıyoruz.
“Genç Emek Zirvesi” için ilk adımı atıyoruz !
Memur-Sen Konfederasyonumuz, Genç Memur-Sen’imiz ve Kocaeli Üniversitesi paydaşlığında 2026 yılı Kasım ayı içerisinde “Genç Emek Zirvesi” programı düzenleyeceğiz. Çalışma Ekonomisi alanındaki öğrencilerimizin kamu görevlileri sendikacılığı alanındaki farkındalığının artırılması için kıymetli bir buluşmayı hayata geçiriyoruz.
Çalışma Ekonomisi Bölüm Başkanlarımızla gerçekleştirdiğimiz ön toplantıda programın içeriğini, temasını ve şartlarını konuştuk. Önümüzdeki hafta resmi olarak açıklayacak ve şartlarını duyuracağız.
Sendikal alanın gelecekteki uzmanları olacak gençlerimizden; sendikal alana yönelik bilgilerini onların dilinden dinleme ve gözünden görme fırsatı yakalayacağız.
“Genç Emek Zirvesi” aynı zamanda sendikacılık alanında ilerlemek isteyen gençlerimize; sendikacılığı pratikte deneyimleme, teorik alana ilişkin bilgi ve tecrübeleri edinebilme fırsatı sunacak, staj yapma önceliği sağlayacağız.
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü olan 30 üniversitedeki 150’ye varan öğrenci ve akademisyenin katılımıyla “Geçmişten Günümüze Kamu Görevlileri Sendikacılığı: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığıyla 2026 yılında Genç Emek Zirvesi yapacağız.
Gençler söz alacak, konuşacak, tartışacak ve hazırladıkları makale ve posterlerle bu alanı zenginleştirecek. Her alanda daha pratik hareket eden daha hızlı sonuç üreten ve daha aksiyoner karar alabilen gençlerimiz; kamu görevlileri sendikacılığı alanında da farkını gösterecek, değişimi izleyen tarafta değil bizzat içerisinde yer alan, cümle kuran ve katkı sağlayan tarafta olacak.
KIBRIS ZAFERİMİZ 52 YAŞINDA
Türkiye’nin Akdeniz’deki güvenliğini ve haklarını teminat altına alan, Kıbrıs Türklerini Rum çetelerinin saldırılarından kurtarıp özgürleştiren Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünü gururla yad ediyor; 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyoruz.
Kıbrıs Barış Harekatı, Kıbrıs Türklerinin varlığını, özgürlüğünü ve güvenliğini teminat altına alan, KKTC çatısı altında ve Türkiye’nin garantörlüğünde geleceğe güvenle yürümesinin önünü açan tarihi bir dönüm noktasıdır.
Kıbrıs’ta yüzyıllardır Ada’nın hakimi ve sahibi olan Türk varlığını yok sayan, EOKA çetelerinin Ada’daki huzur ve güven ortamını ortadan kaldıran terör eylemlerini ve katliamlarını görmezden gelen Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz 2026 tarihli kararını şiddetle kınıyoruz. Türkiye’nin, EOKA’nın terör eylemlerini sonlandırıp Ada’ya barış, huzur ve güven getiren meşru müdahalesini asılsız ithamlarla hedef alan, Rum propagandalarına teslim olmuş bu iftira metnini bütünüyle reddediyoruz. Kıbrıs Türk halkını ve 1974 öncesinde maruz kaldığı mezalimi yok sayan sözde karar, bizim açımızdan yok hükmündedir.
Türkiye’de ve küresel ölçekte emek mücadelesi veren ve mazlumların sesi olan teşkilatımız, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı davasını ve egemen eşitliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
Ortaya koyduğu irade ile Kıbrıs Barış Harekatı’nın gerçekleşmesine öncülük yapan Necmettin Erbakan Hocamızı ve Kıbrıs Türklerinin direnişine liderlik yapan Rauf Denktaş’ı ve Kıbrıs Barış Harekatı’nda şehit düşen kahraman Mehmetçiklerimizi ve Mücahitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
#KıbrısBarışHarekatı
#20TemmuzBarışVeÖzgürlükBayramı
#KKTC
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanları ile Kamu Görevlileri Sendikacılığını Görüşüyoruz
Bilgi, birikim ve müktesebatlarıyla araştırma, tez ve çalışmalarıyla sendikal alana yön veren ve sendikal alanın bütün çaprazlarını gören Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümlerimizin Başkanları ve Başkan Yardımcılarıyla bir araya geldik.
Türkiye’de 30 üniversitemizde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü yer alıyor. Kamu görevlileri sendikacılığı alanına yönelik eksikliklerin giderilmesi ve sorunların tespit edilmesi için akademi ile sendika profesyonellerini bir araya getirecek somut adımlar atıyoruz. Çalışma hayatının geçmişini sentezleyen, geleceğine yön veren Çalışma Ekonomisi hocalarımızla 4688 sayılı Kanun’un geleceğini belirlemek, yaşadığımız sorunlara ortak fikirle çözüm üretmek amacıyla istişare toplantısı gerçekleştiriyoruz.
🟢 KOORDİNATÖR ÖĞRETMENLER İÇİN VERDİĞİMİZ HUKUK MÜCADELESİNDE HAKLILIĞIMIZ BİR KEZ DAHA TESCİLLENDİ
Eğitim-Bir-Sen olarak İstanbul’da bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde koordinatör öğretmen olarak görev yapan yüksek lisans mezunu üyemizin ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesi talebinin idare tarafından “fiilen derse girmediği” gerekçesiyle reddedilmesi üzerine açtığımız davada mahkeme, üyemiz lehine karar verdi.
İstanbul 8. İdare Mahkemesi, yüksek lisans mezunu koordinatör öğretmen üyemizin görev karşılığında aldığı ek ders ücretinin artırımlı ödenmesi gerektiğine hükmetti. Mahkeme, toplu sözleşme hükümlerinin fiilen girilen ders saatleriyle sınırlı olmadığını, yerine getirilen görev karşılığında ödenen ek ders ücretlerini de kapsadığını bir kez daha tescilledi.
Eğitim-Bir-Sen olarak, daha önce Ankara’da görev yapan bir üyemiz adına aynı konuda açtığımız davada da 7. İdare Mahkemesi de lehimize karar vererek ek ders ücretinin artırımlı ödenmesine hükmetmişti.
Haberi okumak için: https://t.co/3tqslm1Yb7
Gazi Meclisimizde Cumhurbaşkanımız Sn. @RTErdogan’ın katılımıyla düzenlen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinliklerine katıldık.
TBMM Başkanı Sn.Numa Kurtulmuş’a ev sahipliği yaptığı etkinlikler ve davetleri için teşekkür ediyorum.
Milletimizin sarsılmaz iradesi ve güçlü Türkiye yürüyüşü bir kez daha vurgulandı.
10. Yılında 15 Temmuz Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyor, milletimiz bahtiyar, devletimiz payidar olsun diyorum.🇹🇷🇹🇷
#15TemmuzDestanı
#İradeBizimZaferBizim
#İradeBizimVatanBizim
Hâin ve ihânet bitmez bu coğrafyada..
Dün vardılar..
Bugün de varlar!
Hiç şüphesiz yarın da olacaklar!
Fertlere,
Millete,
Devlete düşen
👇
Basîret-Ferâset-Dirâyet..tir!
İster
Paralel
İster
Yatay veya Dikey
İsterse Yamuk olsun..
En tehlikelisi de sûret-i Haktan görünenlerdir!
Biz Memur-Sen olarak o gece nasıl ki darbenin ilk anından itibaren teşkilatımızla, üyelerimizle birlikte meydanlarda ihanete “Dur!” dediysek, nasıl ki demokrasiyi, millet iradesini, vatanı muhafazada öne atıldıysak bundan sonra da milli iradenin, demokrasinin, hukukun, tam bağımsız Türkiye’nin yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz'un bizlere yüklediği sorumluluk; birlik ve beraberliğimizi korumak, vesayetin ve ihanetin her türlüsüne karşı uyanık olmak, şehitlerimizin emanetine ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkmaktır.
Bu nedenle 15 Temmuz'u yalnızca anmak yetmez, doğru anlamak da gerekir.
O geceyi doğru okumak, milletimizin yazdığı destanın hangi bedellerle kazanıldığını unutmamak ve bu şuuru gelecek nesillere aktarmak zorundayız.
Millet olarak, sivil siyaset ve sivil toplum olarak 253 şehit verdiğimiz o gece, sadece darbe ve işgalin önüne geçmedik, aynı zamanda vatanımızda ve irademizde gözü olan küresel vesayete ve onun yerli devşirmelerine de ibretlik bir ders vererek tarihe şanlı bir kayıt düştük.
15 Temmuz'da ihanete, darbecilere boyun eğmeyip canını ortaya koyan şehitlerimiz ve gazilerimiz başta olmak üzere darbeyi çıplak elleriyle önleyen aziz Milletimize, kutlu direnişe önderlik eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, siyasi iradeye, sivil toplum örgütlerine şükranlarımı sunuyor, kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.
İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.” duasını hatırlatarak “Allah bir daha bu millete 15 Temmuz gibi ihanetler yaşatmasın” diyor,
aziz Milletimizin birlik ve beraberliğinin, devletimizin bekasının daim olmasını diliyorum.
🔎https://t.co/fQX2GYhuz6
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #İradeBizimZaferBizim
15 Temmuz İhanete Karşı Sadakatin Zaferidir
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın düzenlediği “15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi” panelinde 15 Temmuz’u konuştuk.
Panelde de ifade ettiğim gibi;
15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin adı değil; milletimizin iradesine, devletimizin bekasına ve tam bağımsızlık yürüyüşüne yönelmiş ihanetin adıdır. “Soykırım unutulursa tekrarlanır” demişti Aliya. İhanet de unutulursa tekrarlanır. O nedenle hafızayı diri tutmak zorundayız.
15 Temmuz olayı bize siyasetin ve sivil toplumun darbeler karşısında milletin iradesini savunmadaki önemini de ortaya koydu. O gün, Sayın Cumhurbaşkanımız ve siyasi irade darbenin karşısında dik durmasa, toplumun direnci bir yerden sonra kırılabilirdi.
Sivil toplum bu dik duruşa, iradesini savunarak karşılık vermese işgal ve darbe girişimini önlemek mümkün olmayabilirdi. Ama 15 Temmuz milli birlik ve beraberliğin şahlandığı bir gece olarak tarihe geçti. Geçmişte darbeler karşısında şapkasını alıp giden siyasetçiler, darbeye alkış tutan STK’lar gördük. 15 Temmuz, bu kirli sicilin de büyük ölçüde temizlendiği bir geceyi ifade etmesi açısından tarihi bir öneme sahiptir, bir milattır.
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #İradeBizimZaferBizim
@isikhanvedat@hakismahmut@turkiskonf@OnderKahveci@csgbakanligi
https://t.co/dfM3UQOzcl
15 TEMMUZ’DA VATAN VE MİLLET DÜŞMANLARINA İZİN VERMEDİK, VERMEYECEĞİZ
15 Temmuz 2016 tarihi, bin yıldır millet varlığımızı imha etmeyi başaramayan derin emperyalist yapıların, içerideki işbirlikçi uşakları olan Fetullahçı Terör Örgütü’nü (FETÖ) harekete geçirerek bir darbe girişimiyle başlattıkları hain saldırıların, milletimizin canı pahasına ortaya koyduğu destansı bir direnişle bozguna uğratıldığı zorlu ama istiklalimiz ve istikbalimiz adına o kadar şanlı, şerefli bir direnişin tarihe altın harflerle yazıldığı gündür.
Eğitim-Bir-Sen olarak, temsil ettiğimiz asli mesuliyetimizin gereği, zorbalığın karşısına sadece sosyal medyada değil, alanlara, sokaklara inerek fiilen karşı çıktık. Söz konusu vatan olunca hiçbirimiz bir saniye bile tereddüt etmedik; sağımıza solumuza bakınmadık, bahane üretmedik, tereddüt etmedik, ihanetin üzerine üzerine yürüdük.
Ses beklemedik, ses olduk.
Yol aramadık, yol olduk.
Topyekûn vatan savunmasında her üyemiz yüksek bir heyecan ve hareket kararlılığı ile özgürlüğün, inancın aşılmaz cephe hattını oluşturdu.
Ulaşabildiğimiz tüm medya imkanlarını ve sosyal iletişim ağlarını hızlı, etkin, kararlı kullanarak Anadolu’nun her karışını direniş hattına dönüştürdük. Fedakar, imanlı milletimizle birlikte zulmün ve zalimlerin karşısına Anadolu’nun aşılmaz sıradağları gibi dikildik.
O gece meydanlardaydık.
Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla milletimizin hizmetinde devletimizin yanındayız.
Açıklamamızı okumak için: https://t.co/e0RJIhajeu
#15Temmuz
#MilliBirlikGünü
ÖZEL HİZMET TAZMİNATI DÜZENLEMESİNDE GİHS KÖKENLİ ŞUBE MÜDÜRLERİNİN UĞRADIĞI MAĞDURİYETİ YARGIYA TAŞIDIK
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin 11 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete ile duyurulan düzenlemenin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (GİHS) kökenli şube müdürlerini mağdur eden hükümlerinin iptali istemiyle Danıştay’da dava açtık.
Eğitim-Bir-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığında il milli eğitim müdür yardımcısı, ilçe milli eğitim müdürü ve şube müdürü kadroları ile üniversitelerin fakülte sekreteri, yüksekokul sekreteri, enstitü sekreteri ve şube müdürü kadrolarına atananlara 120 puan tutarında eğitim hizmeti tazminatı ödenmesi yönündeki teklifimizi toplu sözleşme masasına taşımıştık.
Bu teklifimizin kabulü halinde aynı işi yapan aynı ünvana sahip kamu çalışanlarının özlük haklarında önemli ölçüde eşitlik, adalet ve hakkaniyet sağlanacaktır.
Eğitim ve bilim çalışanları arasında özlük hakları yönüyle eşitlik ve adaleti tesis edecek kapsayıcı düzenlemeler için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Haberimizi okumak için: https://t.co/y60PzuBdYe
Tüm ünvan, sınıf ve kademedeki eğitim çalışanları için mücadeleye devam ediyoruz
Şube müdürleri ve eğitim müfettişlerine yeni mali haklar getiren düzenlemeleri olumlu buluyor ama düzenlemenin kapsam olarak dar ve miktar olarak yetersiz olduğunun altını çiziyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak tüm eğitim çalışanlarını içine alan düzenleme ve uygulamalar için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.
ADIM DOĞRU; ANCAK KAPSAMI EKSİK, MİKTARI YETERSİZ!
İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları, İlçe Millî Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri ve Eğitim Müfettişlerinin mali haklarının iyileştirilmesi için uzun süredir yürüttüğümüz haklı mücadelenin ardından bazı düzenlemeler yapılmıştır. Atılan adımı önemsiyoruz. Ancak kapsamı dar tutulan ve kamu idari hiyerarşisi içerisindeki ücret dengesizliğini gidermekten uzak olan bu düzenlemeyi yeterli görmemiz mümkün değildir.
Cumhurbaşkanı Kararında yapılan değişiklikle; il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri ve belirli şartları taşıyan şube müdürlerine, hizmet süresi 20 yıl ve üzeri olanlara 50 puan (7.426 TL), hizmet süresi en az 10 yıl olanlara ise 25 puan (3.713 TL) ilave özel hizmet tazminatı öngörülmüştür. Ayrıca Ek Ders Esaslarında yapılan değişiklikle eğitim müfettişlerine haftalık 15 saat olmak üzere aylık 60 saat karşılığı 11.146 TL ek ders ücreti verilmesi kararlaştırılmıştır.
Ancak bu düzenlemeler; şube müdürlerinin, eğitim müfettişlerinin ve emsal kadrolarda görev yapan yöneticilerin yıllardır biriken mali hak kayıplarını telafi etmekten çok uzaktır.
Bizim talebimiz nettir: İl millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri, eğitim müfettişleri, eğitim müfettiş yardımcıları, fakülte sekreterleri, kamuda görev yapan tüm şube müdürleri ve dengi kadrolarda bulunan yöneticilerin tamamına 120 puan (17.820 TL) ilave özel hizmet tazminatı ödenmelidir.
Yapılan bu eksik düzenleme hem kapsamı hem de öngörülen tutar itibarıyla talebimizin oldukça gerisinde kalmıştır.
Daha da vahimi; aynı kurumda ya da farklı kurumlarda aynı unvan ve aynı sorumlulukla görev yapan personel arasında ayrım yapılması, aynı işi yapan şube müdürlerine farklı mali haklar tanınması Anayasa’nın eşitlik ilkesini ve “eşit işe eşit ücret” anlayışını açıkça zedelemektedir.
Kısacası; doğru yönde bir adım atılmıştır, ancak eksik atılmıştır. Beklentileri karşılamayan, çalışanlar arasında yeni adaletsizlikler doğuran ve yıllardır yaşanan mali kayıpları gidermekten uzak bu düzenlemeyi nihai çözüm olarak kabul etmemiz mümkün değildir.
Eğitim çalışanlarının hakkı, sınırlı iyileştirmelerle geçiştirilemez. Eğitim yöneticileri ve eğitim müfettişleri; üstlendikleri görev, taşıdıkları sorumluluk ve verdikleri emekle uyumlu, adil ve hakkaniyetli bir ücret sistemini fazlasıyla hak etmektedir.
Mücadelemiz; ayrım yapılmadan, istisna üretilmeden, 8. Dönem Toplu Sözleşme teklifimizde yer aldığı şekilde il millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı, şube müdürü ve dengi kadrolar ile üniversitelerde görev yapan fakülte sekreteri, yüksekokul sekreteri, enstitü sekreteri ve şube müdürlerinin tamamına 120 puan (17.820 TL) ilave özel hizmet tazminatı verilinceye kadar kararlılıkla sürecektir.
Haklı talebimiz karşılanıncaya kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyecek, adil ve hakkaniyetli bir ücret sistemi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Şube Müdürü ve Eğitim Müfettişlerine Verilen Yeni Mali Hakları Olumlu Buluyor, Kapsamının Genişletilmesini İstiyoruz
İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri, Eğitim Müfettişleri ve Eğitim Müfettiş Yardımcılarının mali haklarının iyileştirilmesi amacıyla uzun süredir kararlılıkla yürüttüğümüz mücadelenin sonucunda, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemelerle bazı olumlu adımlar atılmıştır.
Atılan bu adımı yerinde buluyor, gösterilen çabayı takdir ediyor, ancak yapılan düzenlemenin, yıllardır dile getirdiğimiz haklı talepleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
Zam ve Tazminatlar Kararnamesinde yapılan değişiklikle; il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve belirli şartları taşıyan şube müdürlerine ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi kararlaştırılmıştır. Buna göre toplam hizmet süresi 20 yıl ve üzeri olanlara 50 puan (7.426 TL), 10 yıl ve üzeri olanlara ise 25 puan (3.713 TL) ilave özel hizmet tazminatı verilecektir.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Usul ve Esaslarında yapılan değişiklikle eğitim müfettişlerine haftalık 15 saat, aylık 60 saat karşılığı 11.146 TL ek ders ücreti ödenmesi sağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemeler, eğitim yöneticileri ve eğitim müfettişlerinin yıllardır biriken mali hak kayıplarını telafi edecek düzeyde değildir.
Eğitim-Bir-Sen olarak toplu sözleşme masasına getirdiğimiz talebimiz; il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri, eğitim müfettişleri, eğitim müfettiş yardımcıları, şube müdürleri ve dengi kadrolarda görev yapanların tamamına ayrım yapılmaksızın 120 puan ilave özel hizmet tazminatı (17.820 TL) ödenmesidir. Eğitim yöneticilerinin ve müfettişlerinin haklı ve yerinde taleplerinin karşılanması ancak bu şekilde sağlanabilir. Maalesef yeni düzenleme, bu haklı talebimizi karşılamaktan uzaktır.
Sonuç olarak; atılan adım yerinde ve doğru ise de kapsamı dar, miktarı ise yetersizdir. Eğitim çalışanlarının haklı beklentilerini karşılamayan, yeni mağduriyetlere yol açan ve mevcut mali hak kayıplarını gidermekten uzak kalan bu düzenleme, eğitim yöneticileri ve müfettişlerinin yetersiz mali haklar sorununa nihai bir çözüm niteliği taşımamaktadır.
Mücadelemiz; hiçbir ayrım yapılmadan, hiçbir ünvan dışarıda bırakılmadan, tüm eğitim yöneticileri ile eğitim müfettişlerini kapsayacak şekilde 120 puan ilave özel hizmet tazminatının hayata geçirilmesine kadar aynı kararlılık ve azimle devam edecektir.
🎬 EĞİTİM TEMALI 10. ULUSLARARASI KISA FİLM YARIŞMAMIZA BAŞVURULAR BAŞLADI
Eğitimin birey ve toplum üzerindeki etkisini, öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın fedakarlığını sinemanın diliyle anlatmak isteyen yönetmenleri yarışmamıza davet ediyoruz.
Bu yıl ilk kez verilecek Seyirci Özel Ödülü ile yarışmamızın ödül heyecanı daha da büyüyor.
Yarışmada birincilik ödülü 150 bin TL, ikincilik ödülü 125 bin TL, üçüncülük ödülü 100 bin TL, Mehmet Akif İnan Özel Ödülü 80 bin TL, Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü ise 60 bin TL olarak belirlendi. Seyirci Özel Ödülü sahibi ise 50 bin TL ödül almaya hak kazanacak.
Eğitimin hikayesini beyaz perdeye taşımak isteyen tüm yönetmenleri, öğrencileri, öğretmenleri Eğitim Temalı 10. Uluslararası Kısa Film Yarışmamıza katılmaya çağırıyoruz.
⏳ Son başvuru: 14 Aralık 2026
Başvuru için:
https://t.co/OQ3GQNPlN0
https://t.co/5ZvuY267pI