Allah için açık ve net: Fakir olmalarına rağmen katil İsrail'e füze atan Husiler, zengin olduğu halde Gazze'nin yardımına koşmayan Suuddan cok daha üstündür ve şereflidir.
İlahiyat camiamızın mümtaz ilim ve fikir insanlarından Prof. Dr. Hilmi Demir hocamıza Cenâb-ı Hak'tan rahmet niyaz ediyorum. Kıymetli ailesine, öğrencilerine, sevenlerine ve ilahiyat camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
Rabbim mekanını cennet, makamını âli eylesin.
إنا لله و إنا اليه راجعون
Üniversiteden kıymetli hocam Prof. Dr. Hilmi Demir vefat etmiştir. Bizlere kattığı her değer için hocama minnettarım. Rabbim mekânını cennet eylesin; ailesine, öğrencilerine ve sevenlerine sabır versin. Başımız sağ olsun.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Sevgili babam,
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitü Direktörü, İlahiyatçı Prof. Dr. Hilmi Demir vefat etmiştir.
Cenaze namazı 24 TEMMUZ(YARIN) cuma namazına müteakip Etimesgut - Ahimesut Söğüt Camii'nde kılındıktan sonra Elvanköy Mezarlığı'na defnedilecektir.
Rabbim mekânını cennet eylesin.
İçişleri Bakanı Sayın @mustafaciftcitr'nin, acılı Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşmasına ve yeniden İslam ümmetinin himayesine dönmesine dair dile getirdiği samimi temenniler, şüphesiz her hür Müslümanın kalbinde ciddi bir karşılık bulan kıymetli duygulardır.
Ancak İslam dünyasının içinden geçtiği bu ağır imtihan karşısında; özellikle de dünyanın gözleri önünde bir açlık savaşı ve soykırım yaşanırken, yalnızca temennilerle yetinmenin bu acı hakikatleri değiştirmeye yetmediğini de açık yüreklilikle ifade etmek gerekir.
Dualar ve hayaller mukaddestir; fakat hürriyet ve zafer, ancak kararlı bir irade, somut adımlar ve ortak bir cihad ve mücadeleyle mümkün olur.
Bugün Kudüs'ü, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı ve mazlum Filistin halkını tüm hukuka göre müdafaa uğruna ağır bedeller ödeyenler; İslam'ın en yüce farzlarından biri olarak telakki ettikleri cihad vazifesini, kuşatma, açlık ve her türlü mahrumiyete rağmen emsali az görülen bir iman, sebat ve izzetle yerine getirenler, ne yazık ki ümmetin geniş bir kesimi tarafından kaderleriyle ve soykırımcılarla baş başa bırakılmıştır.
Dünyanın gözleri önünde 3 senedir tarihin en büyük insani felaketlerinden biri yaşanırken, on binlerce insan açlık, abluka ve aralıksız bombardımanlar altında hayatını kaybederken; İslam dünyasının sahip olduğu tüm siyasi, ekonomik, stratejik, demografik ve diplomatik imkânlara rağmen bu zulmü durduramaması, daha doğrusu durdurmama yönünde bir irade sergilemesi, derin ve samimi bir muhasebeyi zorunlu kılmaktadır.
Daha da acı olanı ise, bazı bölge ülkelerinin mazlumların sesi fiili olarak olmaya çalışan kendi halklarını baskı altına alması ve Gazze'ye yardım ulaştırmak amacıyla ortaya çıkan sivil ve halk tabanlı girişimlerin önüne engeller koymasıdır. Bu manzara, yalnızca siyasi bir başarısızlığın değil; aynı zamanda tarihî, ahlaki ve dinî sorumlulukların da hakkıyla yerine getirilemediğinin açık bir göstergesidir.
Hakikat şudur ki; bizler, ümmet olarak Kudüs'e, Mescid-i Aksa'ya ve onları korumak uğruna direnen acılı ve şerefli insanlara karşı üzerimize düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getiremedik.
Bu nedenle bugün bir an önce ihtiyaç duyulan şey, geleceğe dair güzel temennilerle yetinmek değil; İslam dünyasının içine sürüklendiği kolektif eylemsizlikle cesaretle yüzleşmesi ve zulmü durduracak somut adımları hayata geçirmesidir.
Kudüs'ün özgürlüğü elbette her müminin duasıdır... Ancak asıl mesele, bu özgürlüğü mümkün kılacak iradeyi ortaya koyabilmektir. Tarih, mazlumlar adına güzel sözler söyleyenleri değil; hakikatin yanında duranları, sorumluluk alanları ve bedel ödeyenleri hatırlar. Dualarımız semaya yükselmeye devam edecektir; fakat onların yeryüzündeki karşılığı, ancak kararlı duruşlar ve fiili adımlarla mümkün olacaktır.
Zira inanmak, iman etmektir; Âlimlerin tarifiyle iman; kalpte yerleşip kökleşen, söz ve amellerle doğrulanan bir hakikattir.
Netice itibarıyla hakikat, ancak beyan edildiğinde kemale erer; ancak işitildiğinde ve insaf ile karşılandığında toplumsal şuurda yerini bulur. Zira hakikatin üzerinin örtüldüğü veya ona sırt çevrildiği toplumlarda ne düşünce sağlıklı bir şekilde inşa edilebilir ne de adaletli bir düzen ayakta kalabilir. Toplumlar, ancak hakikati ve gerçek değerlerini idrak ettiklerinde, ona kulak verdiklerinde ve onu sorumluluğa ve eyleme dönüştürdüklerinde yükselişin kapısını aralayabilirler.
Bu sebeple; hakikati dile getirecek imkâna sahipken onu gizleyen bir toplumda hayır yoktur. Hakikat kendisine sunulduğu hâlde ona kulak tıkayan bir toplumda da hayır yoktur. Zira hakikati işitmek, uyanışın başlangıcı; onu taşımak ise dirilişin ilk adımıdır.
Hakkınızı helal ediniz, kusur olduysa affola;
Saygılarımla
"Bir yıl sonrasını düşünüyorsanız bir tohum ekiniz, on yıl sonrasını düşünüyorsanız bir fidan dikiniz; ama yüzyıl sonrasını düşünüyorsanız bir insan yetiştiriniz."
Özlemle ve rahmetle...
Tehlikenin kullandığı aparatların sığlığının farkında değiliz. Kendi ülkesinin vatandaşları arasında 561 bin İran askeri olduğunu bir kitap tahlili etkinliği fotoğrafı üzerinden tespit edecek kadar sığ aparatları haketmiyor bu ülke. Her kim kullanıyorsa bu aparatı parasını iade istesin, iş görmüyor bu!
📍GAZZE OKUL İNŞAATI PROJESİ 🇵🇸🇹🇷
"BİR OKUL, BİNLERCE UMUT"
Gazze’de direniş, eğitimle ayakta kalır.
Bir okul; umut, gelecek ve onur demektir.
Milli Gençlik Vakfı olarak Türkiye Diyanet Vakfı ve Birikim Eğitim Vakfı(BİKEV) ile yürüttüğümüz bu projeyle Gazze’de yarınları birlikte inşa edelim.
📌 Gazze Okul Bağışı
Hesap Adı: Milli Gençlik Vakfı
TL: TR84 0001 5001 5800 7304 1769 03
USD: TR81 0001 5001 5804 8015 8759 46
EURO: TR40 0001 5001 5804 8016 0352 79
📍Online Bağış
https://t.co/T233oGV3Ur
#Gazze #BirOkulBinlerceUmut
Kaleme aldığı eserler ve vakur duruşuyla edebiyat camiamızda müstesna bir yere sahip olan Bülent Akyürek’in vefat haberini teessürle öğrenmiş bulunuyorum.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Rabbim mekânını cennet eylesin.
İşte Trump'ın vaat ettiği "Yeni Gazze"...
Turizm ve kumar merkezi...
Türkiye dahil 12 Müslüman ülke, Trump'ın öncülüğünde Gazze Barış Kurulunda yer alacak.
Trump'ın "H@m@s'tan arındırılmış Yeni Gazze" planına destek verecek miyiz?
Yoksa bu plana itiraz etmek için mi kurulda yer alıyoruz?
Anadolu Gençlik Dergisi, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatının 15. yıl dönümü münasebetiyle Şubat ayında özel bir sayı ile okuyucularıyla buluşuyor.
Ön Sipariş İçin; 0531 405 07 69
Dr. Muhammed Said Bekr, 15 yıl önce Gazze’de liderlerle görüşmek isterken Ebu Ubeyde ile tanışmasını anlatıyor:
İçinde mütevazı bir yer yatağı bulunan küçük bir odaya alındım. Kısa bir süre sonra, yirmi beş yaşlarında bir genç içeri girdi. Elinde çay bardakları vardı; bana ve diğer misafirlere ikram etti, ardından yanıma oturdu.
Çayı getiren gençle sohbet etmeye başladık.
Ona, Ürdün’den falanca kardeşi olduğumu söyledim.
“Biliyorum” dedi. “Senin Mürabit Müslüman’ın Rehberi adlı bir eserin var.”
“Evet” dedim. “Allah’a hamdolsun, ribat fikri ve fıkhı üzerinde durdum.”
Sonra sordum:
“Peki sen kimsin?”
Şöyle cevap verdi:
“Seni buraya getiren kardeşler, kim olduğumu söylemediler mi?”
“Hayır” dedim, “maalesef.”
“Allah onları bağışlasın” dedi. “Ben kardeşin Ebu Ubeyde’yim; Kassam Tugayları’nın sözcüsüyüm.”
Ayağa fırladık; onu bir kez daha selamlamak ve kucaklamak için adeta koştuk.
Yüzünde berrak bir saflık, nurlu bir temizlik vardı. Hâlinde yumuşaklık, tavrında tevazu ve hayâ açıkça hissediliyordu.
Ona dedim ki:
“Maske ardında tanıdığımız imaj ile şimdi karşımızda duran hakikat arasında belirgin bir fark var. Bu yolculuk nasıl başladı, anlatır mısın?”
Şöyle anlattı:
“Bu vazife, Şehid Komutan Abdülaziz er-Rantisi’nin (Allah rahmet eylesin) beni görevlendirmesiyle başladı. Bir gün tugayda yanımıza geldi ve gerçekleşen bir istişhad eylemini duyurmam için beni seçti. Tereddüt ettim; doğrusu hoşuma da gitmedi. Medyayı sevmem, görünmeyi arzulamam. Fakat Şeyh emretti; başka bir yol yoktu, itaatten başka… Allah’tan yardım ve bereket buldum.”
Hayatının seyrini sordum.
“Belirli bir yerde ikamet etmem” dedi. “Ben yolcu bir hayat sürerim.”
Başlangıçta hazır metinleri okuduğunu, zamanla gelen bilgilere göre metinleri şekillendirmeye başladığını, ardından bir çalışma heyeti kurulduğunu anlattı.
“İşler böyledir” dedi. “Başlar, sonra gelişir.”
Mekke'nin Fethi'nin manasını anlamak, Kudüs'ün Fethi'ne olan aşkımızı tazelemek, Rabbimizin razı olacağı geceleri icra etmek için Artvin'imizde gerçekleştirdiğimiz programımıza katılan tüm kardeşlerimize ve teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum.
#AGDMekkeninFethi#KudüsGecesi
Milli Görüş hareketimizin kardeş oluşumu ve ümmetin iftiharı Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın 38. kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Özgür Kudüs’te şükür secdesinde buluşacağımız günün özlemini çekiyor; şehit şehit büyüyen davamızın en kısa zamanda zafere ulaşmasını diliyoruz.
Bu vesileyle tüm İslam ülkelerini direnişin silahsızlandırılmasının önüne geçip Hamas hareketine daha fazla sahip çıkmaya da davet ediyoruz.
Siyonist israil Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın Mısır sınırını “askeri bölge” ilan etme kararı ve bölgeyi adım adım işgal etme politikası, bölge barışını sabote eden, uluslararası hukuku hiçe sayan provokatif ve alçakça bir adımdır.
Bu karar, Arz-ı Mevud planının tıkır tıkır işlediğinin, Gazze’de uygulanan zulüm ve kuşatmayı daha da derinleştirme niyetinin açık göstergesidir.
Erbakan Hocamızın da dediği gibi:
“Filistin davası, İslam dünyasının ortak meselesidir; zulme sessiz kalmak ihanettir.”
İslam ülkelerini ve uluslararası toplumu bu hukuksuzluğa karşı açık ve net tavır almaya çağırıyoruz.