Azerbaycan Devlet Televizyonu, başörtüsü yasağıni savunmak için "Devlet, millî kimliğimize Arap-Fars değerleri katmaya yönelik her türlü girişimin önüne geçecektir.
Bizim kendi millî değerlerimiz var." diyor.
Başörtüsü İran'ın ya da Arapların değeri değildir.
Allah'ın emridir.
Başörtüsü yasağı milli birlik ve beraberliğe hizmet etmez, ayrımcılığa yol açar.
Devlet millet kaynaşmasına zarar verir.
Başörtüsü Azerbaycan'ın milli değerlerine zarar vermez, aksine yasaklama zarar verir.
İstismar odaklarına fırsat sunar.
Umarım Azerbaycan yönetimi akla, vicdana, din ve vicdan hürriyetine aykırı uygulamalara son verir.
Heidegger şöyle diyor:
"Düşünce şükreder."
İsmet Özel ise şöyle diyor:
"Buradan şükretmeyenin düşünceyle bağını kopardığı, düşünmeyenin de şükredemeyeceği sonucunu çıkarabilir miyiz? Ben, böyle bir sonucun çıkarılmasına yatkınım."
Soykırımcı İsrail'in saldırıları nedeniyle çadırda yaşamak zorunda kalan El Şerif ailesinin doğuştan engelli 3 çocuğu, zorlu koşullarda hayata tutunmaya çalışıyor.
Hayatlarının her anı mücadeleyle dolu olan aile, yaşadıklarını Gazze’deki tek Türk televizyonu TRT Haber’e anlattı.
🔴 Azerbaycan’da Karabağ şehidinin kızı başörtüsü nedeniyle okula alınmadı.
Annesi, okuldaki şehitler panosunu göstererek
“Eğer benim kızımı bu okula almıyorsanız kaldırın buradan babasının resmini.”
GAZZE'Yİ UNUTMA
Gazzeli çocuklar canlı yayınlarda öldürülüyor, bütün dünyanın gözleri önünde.
***
ÇOCUKLAR GAZZE'DE CANLI YAYINLARDA, BÜTÜN DÜNYANIN GÖZLERİ ÖNÜNDE ÖLDÜRÜLÜYOR.
***
يُقتل الأطفال في غزة على الهواء مباشرة، أمام أنظار العالم أجمع.
***
Yaşasın Gazze Özgür Filistin
Kahrolsun Siyonist İsrail
***
Tuğyan Ülkem Gülter Vahap Seçer Nihat #1MilyonÇözümDeğil Dusan Tadic Hayati Yazıcı Ferhat Gündoğdu #EhliyetMağdurları Cevdet Yılmaz Hasan Doğan Benzinde ÖTV İsteğe Bağlı İade Hesapları
Velhasılkelâm, ne demişti şair!
"İslamdır, elbette en yüce Ülkü,
Neyleyim,
Allah-u Ekber demeyen Türkü...."
Azerbaycan resmen intihar ediyor.
Halkını İran'ın kucağına itiyor.
Türkiye halkının ise nefretini üzerine çekiyor.
Bu saatten sonra siyoniste de kimse gardaş demez !
🔴 İsrail medyasında yer alan zehirleme iddiasının arkasından yeni bir provokasyon çıktı
📌 Bölgedeki maskeli kişilerin Filistinlilere ait hayvanları kasten zehirlediği ve olaya İsrail askerlerinin de müdahale etmediği görüldü
Aliyevizm diktatörlüğünün sonunu bu gençler getirecek!
Azerbaycan'da erkek lise öğrencileri başörtülü arkadaşları okula alınmadığı için okul kapılarını kırarak arkadaşlarına destek verdi.
🔴 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral:
"Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!
Azerbaycan’ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz.
Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!”
Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!
İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar? Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez!
Azerbaycan’ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Gençlerin geleceğine engel koymak değil, önlerini açmak gerekir.
Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!
Azerbaycan’da haftanın ilk ders gününde başörtülü kız öğrenciler ve öğretmenler okul kapılarından geri çevrildi, sınıflardan çıkarıldı ve eğitime devam edebilmeleri için başörtülerini açmaya zorlandı.
yarın bir bakar istifa edecek diyen gazeteci içeride, bu ihbarı ciddiye alıp değerlendirecek kimse yok mu? Peki o zaman CoVID , mRNA, Chemstrails diyenler hakkında soruşturma açın. Bu şikayetler, İstanbu sözleşmesi gibi toplum vijdanında karşılık buluyor artık. Bunu unutmayın..
🔴 Azerbaycan’da Karabağ şehidinin kızı başörtüsü nedeniyle okula alınmadı.
Kızın annesinin feryadı:
“Yazıklar olsun. Çocuğumun gözyaşının hakkını hiçbiriniz ödeyemezsiniz.”
Ahmet Necdet Sezer 4 Eylül 2000 tarihinde ABD'ye gitti. Orada Birleşmiş Milletlere mensup 190 devlet başkanının katıldığı bir toplantıya davetliydi.
O toplantıda, Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan söz aldı. Ve 189 devlet başkanının gözlerinin içine baka baka, tam bir saat konuştu. O konuşmasında Koçaryan dedi ki:
"...Türkler 1915 yılında, Türkiye'de 1.5 milyon mazlum Ermeni'yi katlettiler. Ermenilere karşı soykırım uyguladılar."
Koçaryan'dan sonra, Ahmet Necdet'e söz verildi.
Bizim cumhurbaşkanımız çok vakur(!) bir şekilde yerinden kalktı. ��ok vakur(!) adımlarla yürüdü, geldi. Çok vakur(!) bir şekilde kürsüye çıktı. Çok vakur(!) bir eda ile bir cümle söyledi, iki cümle değil; "Bu meseleleri tarihçilere bırakmak gerekir!" dedi ve aynı vakur eda ile yerine oturdu.
Ahmet Necdet Sezer'in bu sessizliğinden sonra 22 devlet Ermenilerin soykırım iddiasını desteklediler, bize karşı oy kullandılar. Bu meselede Cumhurbaşkanımızın konuşamaması o mesele hakkında bilgisi olmamasından kaynaklanıyor, bizim milletimizin suçlu olmasından değil.
O günlerde Nazilli'de benim bir konferansım vardı. Hemen o günlerde cereyan etmiş olan bu hadiseyi ortaya getirdim;
"Sayın Cumhurbaşkanı" dedim, "Koçeryan tarihçi mi? O konuşuyor da siz neden konuşmuyorsunuz? Lütfen yurtdışına bundan sonra çıktığınızda ilgililerle görüşün, onlardan 16 sayfalık bu meseleyle alakalı bilgi edinin. ' Ve gittiğiniz yerde susmayın. Sizin susmanız sonucunda bakın 22 devlet bizim aleyhimizde oy kullanmaya başladı."
O toplantıda bulunan bizim emniyet mensuplarımızdan çok değerli(!), kafası çok iyi çalışan(!), meselelerimizi çok iyi bilen(!) bir polisimiz zabıt tutmuş; "Yavuz Bülent burada Cumhurbaşkanına hakaret ediyor" diye.
Mahkemeye verdiler, mahkeme... mahkeme... Asil hâkimlerimiz beni on ay hapse mahkûm ettiler. Niye?
Cumhurbaşkanına dedim ki ben; "okuyun bu meseleyi, öğrenin, bilin. Türkiye'yi müşkül durumda bırakacak bir tavır içinde olmayın." Ve mahkeme bunu hakaret kabul etti, beni on ay hapse mahkûm ettiler, beş yıl te'cil ettiler.
Bunları söyledim ve Ahmed Necdet Sezer'i sevmediğimi de ifade ettim. Burada da söylüyorum, ben mecbur muyum Ahmed Necdet Sezer'i sevmeye?
Ama ben ona hakaret etmiyorum. Ceza kanunlarımıza göre suç teşkil eden bir cümle söylemiyorum. Evet, sevmiyorum, bu da şahsi bir meseleden değil... Bizim devletimizin başını yabancı devletler önünde önümüze eğdirdiği için...
Yavuz Bülent Bakiler