Allahım açta açıkta, yetim öksüz, ihtiyaç sahibi yetişebildiğim herkese çatır çutur dağıtabileceğim, o mümbit hazinenden bol helal kazanç nasip et. Beni ancak o mutlu müsterih edecek çünkü.
Dostlarım selamunaleyküm cümleten. Kurucularından olduğum Global İnsani Hareket Derneği olarak bu sene kurbanlarımızı Hindistan - Kenya - Tanzanya’da keseceğiz.
Kurban hisse bedelimiz 4.350TL
Sizden hem rt hem bağış anlamında destek bekliyorum.
Uçakları havada tutan yegane şeyin Allah'ın izni ve inayeti olduğu. Her uçağı taşıyan bir melek olduğuna inanıyorum. Aksi hiçbir şey bana tonlarca metalin havada nasıl gittiğini açıklayamaz. Özellikle fizik denilen safsata.
Bu muzla çileği senelerce fakirlikten yiyemedik. Komple elma armut portakal alırdık eve. Ne oldu da muz 70 80 elma 140 oldu. Kiviyle çilekle elma nasıl aynı para. Portakallar neden tatsız susuz saman gibi. Bu entel işi avakado neden 50 lira. Bu zengin yemi değilmiydi???
İran Devrim muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tangsiqi
ABD, deniz kuvvetlerimizi yok ettiğini iddia ediyor. O zaman Hürmüz Boğazı'ndan geçsinler de görelim.
Baldız 2 gün önce Katar’a gitti gecesine vurdular, Bahreyn’e gidecekti içinden geçtiler, Riyad’dan çıkaralım dedik orayı da patlatmışlar şimdi . Eğer o sabiha uçağı kalkarsa öğlen 12-1 gibi Türkiye'nin savaşa dahil olması kesin. Kız resmen mahşerin beşinci atlısı gibi geziyor.
Geçen gün hanımla bir yerden geliyoruz, arabada mevzu evliliklerden açıldı. Dedi ki: “Keşke yine ilk nişanlandığımız ya da ilk evlendiğimiz zamanlardaki gibi heyecanlı, o içten utangaç anları yaşayabilsek.” Dedim ki; bu eşyanın tabiatına aykırı. Ben şimdi sabah kalkıp bu arabaya ilk aldığım günkü heyecanla binip kullanabilir miyim? Ya da sen üç beş sene önce aldığın bir kıyafeti aynı heyecanla giyebilir misin? Dünyada her yeni eskir. Tam o esnada aklıma şu hadis-i şerif geldi:
“Şüphesiz cennette bir çarşı vardır ki, (cennet ehli) oraya her cuma gelirler. Derken bir kuzey rüzgârı eser de yüzlerine ve elbiselerine (cennet kokuları) saçar; böylece hüsün ve cemalleri (güzellikleri) daha da artar. Ailelerinin (eşlerinin) yanına, güzellikleri artmış bir hâlde dönerler. Eşleri onlara: ‘Vallahi, bizden ayrıldıktan sonra güzelliğiniz daha da artmış’ derler. Onlar da: ‘Siz de vallahi, bizden sonra daha da güzelleşmişsiniz’ derler.”
(Müslim, Cennet 13 [r: 2833])
Dünyadan cennetlik beklentilerimiz olmasın. Fakat geçenlerde tam da bu konunun üzerine manidar bir gelişme oldu. Babamlar birkaç günlüğüne bize gelmişti, kar yağıp yollar kapanınca dönüşleri mecburen uzadı. Hal böyle olunca hanımla evin içinde çok yan yana gelemez olduk. O utangaç utangaç çay servisi yaparken, ben de kendisine kaçamak bakışlar atıyordum ki aklıma bu mesele geldi. Sonra mutfakta kendisine dedim ki: “Bizimkiler birkaç hafta daha kalsa, yeniden nişanlılık günlerimize döneceğiz.”
O zaman anladım ki; bugünkü evliliklerin heyecandan mahrum kalması biraz da bununla alakalı. Karı kocalar birbiriyle o kadar fazla yüz göz oluyorlar ki, yeni bir heyecanın filizlenmesine imkân vermiyorlar. Günümüz insanı da her şeyi çok bildiği için konforunu bozacağını düşündüğü her şeyden kaçıyor. Oysaki konforumuzu bozduğunu düşündüğümüz bazı şeyler aslında hayatın tuzu biberidir. Onlara mani olduğumuzda hayatımıza lezzet katan her şeye de engel olmuş oluruz.