Mehmetçiğin Yemen çöllerinde ne işi var?
Türk askerini Yemen çöllerine göndermek Türkiye’nin değil, Trump’ın planıdır.
Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilemez.
Trump’ın figüranı, İsrail’in koruyucusu olmak için Mehmetçiğin hayatını tehlikeye atmanıza sonuna kadar karşı çıkacağız!
Houthis are doctrinally Sunni.
The Yemen-Saudi conflict is not Shia-Sunni, but about Wahhabi oil sales and Yemen blocking it.
Third, Mecca, Medina, or Arabia are not in danger, but the House of Saud is.
The Pakistani army is defending the House of Saud for money, not Islam.
Yol yakınken bu Mekke Anlaşması işinden çekilmek lazım.
Buna Meclis'te onay verecek milletvekilleri gerçekten çok büyük bir vebal altında kalacaklardır.
Unutmayalım, İran savaşı ile birlikte Amerika ve İsrail'in bölgedeki güç ve etkisi büyük ölçüde kırıldı.
Şimdilerde bölge ülkeleri arasında (Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve diğerleri) güven oluşturucu önlemler üzerinde çalışarak ekonomik ve ticari bütünleşme sağlamak için gayret göstermek lazımdı.
Düşman/rakip ittifaklar kurarak ABD/İsrail'in manipülasyon kabiliyetine hizmet edecek işler yapmak ne ülkemizin ne bölge ülkelerinin çıkarına olur ne de Müslümanlığa hizmet eder.
Amaç Suudi Arabistan ile Yemen'i uzlaştırmak olmalıdır. Bunun için de İran'ı da içine alan bir diyalog ve işbirliği gerekir, savaş değil. Böyle giderse bu ittifak kelimenin tam anlamıyla Amerika ve İsrail'in hayallerine hizmet etmiş olur.
Ayrıca bu ittifak sebebiyle ABD/İsrail çıkarları için Türkiye'yi Yemen (Ensarullah) ile bir çatışmaya sürüklemek bunu yapanlara çok ağır bir siyasi sorumluluk yükler.
Halk çok ağır bir ekonomik krizin altında inleyip fon bataklığını öfkeyle seyrederken önce 'açılım' diye açıkça Amerika ve İsrail'in hedeflerine hizmet edercesine hızla çökmekte olan PKK'ya can suyu verip şimdi de Yemen'e Türk ordusunu savaşa göndermek... siyasi faturayı ve buna evet diyecek milletvekillerinin omuzundaki vebali düşünün...
Efendim biz bazı hava savunma sistemleri ve bunları kullanacak asker/subay/astsubay kullanacağız lafını ihtiyatla karşılamak gerekir. Suudi Arabistan'ın elinde S-400'ler hariç bizdeki hava savunma sistemlerinden daha fazlası var. Savaş uçakları olabildiğince yeni ve iyi modeller ama bunları inançla kullanacak askeri/subayı, kısacası ordusu yok.
Yemen'in bizim savunduğumuz yerlere hipersonik füzelerle saldırdığını ve oradaki askerimizin de - Allah muhafaza - isabet aldığını düşünün... o zaman ne yapacağız? Kaçıp geri mi geleceğiz yoksa bu defa da doğrudan savaş için kara birlikleri mi göndereceğiz?
İsrail'i sürekli füze/dron saldırısına tutan Yemen yönetimine karşı neden bu kadar hınçla bilenmiş durumdayız?
Kendimize gelelim. Aklımızı başımıza toplayalım ve derhal bu maceradan vaz geçelim.
Hükümet gözünü karatmışsa - ki, maalesef öyle görünüyor - o zaman, halkın gözünde inandırıcılığı epeyce düşmüş bulunan TBMM tarihi bir görev üstlenerek ülkemizi bu yanlıştan döndürmelidir.
İmşallah döndürür.
Türkiye, Suudi Arabistan’a Kâbe’yi savunmak için değil, Amerika’nın çıkarlarını koruması için çağrılıyor.
Venezuela örneği gibi Amerika, savaşa girmeden petrolü almak istiyor.
Mehmetçik bu hesabın parçası olmamalı.
TBMM bu tezkereye HAYIR demeli!
Meclise gelecek olan Mekke anlaşmasını onaylamayın ey milletvekilleri! Bu anlaşmayı en çok öven İslâm düşmanı Trump olduğuna göre bu anlaşmanın kime yarayacağı artık kesin belli olmuştur. Bu anlaşma Müslümanları birbirine düşürmek için yapılmıştır. Gavurların ve siyonistlerin oyununa gelmeyin!
MİLLETVEKİLLERİNE VE SİYASİLERE ÇAĞRI
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Mekke Anlaşması'nın bir kaç gün içinde Meclis'e geleceğini söyledi.
Bir vatandaş olarak bütün vekillerimizi ve siyasilerimizi bu anlaşmaya “hayır” demeye ve “hayır” denilmesi çalışmaya çağırıyorum.
Oy kullanırken aşağıdaki fotoğrafı unutmayın: Suudi rejiminin yanında durmak Epstein’in yanında durmaktır. Bu anlaşmaya “evet” demek; emperyalizme, siyonizm’e ve soykırıma “evet” demektir.
Bu anlaşmaya “hayır” demek; İslami, insani, ahlaki ve vicdani bir ödevdir.
Vicdanının sesini dinleyenlere selam olsun.
❗ YEMEN'DEN TÜRKİYE'YE SESLENİŞ-1-:
Ensarullah Hareketi Siyasi Büro üyesi Muhammed elbuhayti:
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla, hepinize selam olsun.
Değerli Türk halkına mesajımız şudur:
Türkiye hükümetinin, Suudi Arabistan'ın yanında yer alarak Yemen'e karşı yürüttüğü saldırılara ortak olması yanlış ve zalimce bir karardır. Çünkü Suudi Arabistan saldırgan konumdayken, Yemen ise meşru müdafaa hakkını kullanan taraftadır.
Suudi Arabistan, 2015 yılından bu yana Yemen'e karşı savaş ilan eden ve o günden beri her kesimden binlerce Yemenlinin ölümüne sebep olan taraftır. Suudi Arabistan, Yemen'e karşı zalimce bir kuşatma uygulamış, petrol ve gaz servetlerini yağmalamıştır; bu durum, kıtlık, kötü beslenme ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle milyonlarca Yemenlinin ölümüne yol açmıştır.
Yemen'in savaşın sona erdirilmesi ve taraflar arasındaki kuşatmanın kaldırılması yönündeki adil taleplerini reddetmektedir; çünkü savaşın sona erdirilmesi artık Yemen ve Suudi Arabistan'ın ortak bir maslahatıdır.
Bu durum bizi çok önemli bir soruya yöneltmektedir: Neden Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan hükümetleri Gazze'deki soykırım suçlarının durdurulması ve halkımızın kuşatmasının kaldırılması için İslami bir koalisyon oluşturmadı da, bugün Yemen'e karşı bir saldırı koalisyonu kurmaktadır? Hâlbuki Yemen, Gazze'deki mazlum kardeşlerimizin yanında askeri olarak duran ve Amerika, İngiltere ve Siyonist rejimle doğrudan askeri çatışmaya girerek pek çok fedakarlıkta bulunan tek Müslüman devlettir.
Bu durum, bu koalisyonun amacının Yemen'i cezalandırmak olduğunu göstermez mi? Filistin'deki ve Gazze'deki kardeşlerimizle şerefli bir duruş sergilediği için, özellikle de Yemen'in Gazze'deki kardeşlerimizi destekleyen askeri operasyonları etkili olduğu için mi? Nitekim bu operasyonlar Eilat Limanı'nın kapatılmasına yol açmış, milyonlarca Siyonist'i her gece sığınaklara ve barınaklara kaçmaya zorlayarak Gazze'deki kuşatmayı kırma konusunda büyük bir baskı oluşturmuştur.
Öte yandan, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelttiği Mekke ve Medine'yi hedef alma suçlamalarının hiçbir temel dayanağı yoktur ve kimse buna inanamaz. Çünkü herkes Yemen'in İslami mukaddesatı savunmada en önde gelen Müslüman ülkelerden biri olduğunu bilmektedir. Yemen, Batı'nın İslami mukaddesatına, Hz. Peygamber'e (s.a.v.), Kur'an-ı Kerim'e veya Mekke-i Mükerreme'ye yönelik hakaretlerine karşı öfkeyle ayağa kalkan İslami ülkelerin ön saflarındaydı.
Örneğin Trump, Mekke-i Mükerreme'yi çöp variline benzeten çirkin bir resim yayınladığında Yemen halkı hükümetiyle ve milletiyle ayağa kalkmıştı; buna karşılık Suudi Arabistan liderliği, Trump'ı savunmak ve Mekke-i Mükerreme'ye yönelik hakaretlerini meşrulaştırmak için medyasını seferber etmişti.
Ayrıca Yemen halkı, Aksa'nın [özgürleştirilmesini] ilk hedefleri arasına koymaktadır; çünkü Aksa, iki şerefli mekanın üçüncüsüdür. Acaba ilk iki harem olan Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'yi temsil eden [mukaddes yerler] hedef alınırken Yemen'in hedef alınması akla uygun mudur?
Şu soruyu da sormalıyız: Mekke ve Medine'yi hedef alma konusunda kimin menfaati olabilir? Suudi rejimi Müslümanların sempatisini suiistimal etmek istemiyor mu? Bu yüzden Suudi rejiminin, Yemen'i bu tür suçlamalarla yaftalamak ve dünya Müslümanlarının sevgisini istismar etmek amacıyla Mekke-i Mükerreme'yi ve Medine-i Münevvere'yi doğrudan hedef alarak bu suçlamaları Yemen'e yapıştırmasını ihtimal dışı tutmuyoruz.
Ey şerefli Türk halkı! Biz Yemen'de çok iyi biliyoruz ki, Türk halkının ezici çoğunluğu Yemen mazlumlarıyla empati kurmakta, Yemen'in yanında yer almakta ve Suudi saldırganlığına karşı durmaktadır. #yemen #Türkiye
#sesleniş #Mekkeittifakı
Son Dakika: Pakistan halkı sokaklara indi. Mekke ittifakı ihanetle ittifak yapmaktır. Amerika ve soykırımcı Yahudi İsrail'in güvenliğini sağlama maksatlıdır diyor.
Kutsalları kullanıp hakkı aldatan Saklı seçilmişler panik içinde.
Cübbeli Ahmet ve diğer ‘milli Müslümanların’ fon vurgununa dair hiçbir vaazı olmayacak mı?
Yoksa bu perşembe gecesi sohbetimiz “misvak kullanımının bereketi” ve “hadisler ışığında yetim başı okşama tekniği” üzerine mi?
BabülMendep boğazını ele geçiren Yemenli Husi mücahitler, savaşarak girdikleri Suudi ordu garnizonunda, Suudi askerlerin terk ettiği beş yüz şişe içki ele geçirdi . Ele geçirilen içkilerin çoğu Amerikan viskisi, vodka ve cin. Kutsal topraklara hakim olan devletin ordusu bu işte.
🇮🇷 | AHORA: Presidente iraní Masoud Pezeshkian:
Ayer, Trump nos describió como terroristas. Hemos sido víctimas del terrorismo.
Vengo de un Irán en el que nuestro estimado Líder Supremo fue asesinado sin ningún marco legal ni razón.
Vengo de un Irán donde, en verdad, bombardearon una escuela. ¿Ven a estos niños? Estos niños perecieron bajo bombas con armas utilizadas por Estados Unidos e Israel.
Eran inocentes y no habían cometido ningún crimen.
Riyad ile Sana arasındaki bu savaşta, Allah'a güvenen ve adaletine inanan kişi, şu duayı tekrarlasın:
Allah'ım, Gazze'yi destekleyenleri destekle, onu yüzüstü bırakanları yüzüstü bırak
Eğer bu duayi söylemekte tereddüt ediyorsan Yüce Allah'ın adaletine olan güvenini gözden geçir
İran'a nasıl da tek ağızdan ambargo uyguluyorlar?
Fakat İsrail'i boykota gelince herkes geri duruyor.
Sonra da Gazze çocukları diye ağlıyorlar. Yazıklar olsun.