Biz sadece hocamızın yanında değil; doğrunun, emeğimizin ve özgür geleceğin yanında durduk. Bu süreç hepimiz için yıpratıcıydı; mezuniyeti sarkanlar, kesilen burslarla ayakta kalmaya çalışanlar, hocasından fiziksel olarak koparılanlar...
Naci İnci beni hukuka aykırı bir şekilde Boğaziçi Üniversitesi'ndeki görevimden uzaklaştırdı.
Bu hukuksuzluğa karşı açtığım davayı önce İdare Mahkemesinde, sonra da Bölge İdare Mahkemesi'nde kazanmıştım. Ben her kazandığımda itiraz ede ede Danıştay'a kadar götürdü davayı...
Toplamda 3,5 yıl süren bu sürecin sonunda bugün gelen Danıştay kararına göre Naci İnci'nin itirazları reddedildi, yine ben kazandım. Yani görevimden hukuka aykırı bir şekilde uzaklaştırıldığım 3 farklı mahkemenin kararıyla kesinleşmiş oldu.
Şimdi sıra, bana bu kötülüğü bile isteye yapan, itibarımı ve kariyerimi zedelemeye çalışan Naci İnci ve emir erlerine karşı açılacak tazminat davalarında....
Bu süreçte bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitesi'nde 5 yıldır türlü hukuksuzluklara ve mobbinge maruz kalan ama bir adım geri atmayan tüm hocalarımıza minnettarım. Umarım bu karar onların mücadele azmine ufak da olsa bir katkıda bulunur.
Naci İnci beni hukuka aykırı bir şekilde Boğaziçi Üniversitesi'ndeki görevimden uzaklaştırdı.
Bu hukuksuzluğa karşı açtığım davayı önce İdare Mahkemesinde, sonra da Bölge İdare Mahkemesi'nde kazanmıştım. Ben her kazandığımda itiraz ede ede Danıştay'a kadar götürdü davayı...
Toplamda 3,5 yıl süren bu sürecin sonunda bugün gelen Danıştay kararına göre Naci İnci'nin itirazları reddedildi, yine ben kazandım. Yani görevimden hukuka aykırı bir şekilde uzaklaştırıldığım 3 farklı mahkemenin kararıyla kesinleşmiş oldu.
Şimdi sıra, bana bu kötülüğü bile isteye yapan, itibarımı ve kariyerimi zedelemeye çalışan Naci İnci ve emir erlerine karşı açılacak tazminat davalarında....
Bu süreçte bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitesi'nde 5 yıldır türlü hukuksuzluklara ve mobbinge maruz kalan ama bir adım geri atmayan tüm hocalarımıza minnettarım. Umarım bu karar onların mücadele azmine ufak da olsa bir katkıda bulunur.
Mary Brunkow and Fred Ramsdell – who have been awarded the 2025 Nobel Prize in Physiology or Medicine – gained decisive insights into how autoimmune diseases arise.
Brunkow and Ramsdell made a key discovery in 2001, when they presented the explanation for why a specific mouse strain (named scurfy) was particularly vulnerable to autoimmune diseases.
The medicine laureates had discovered that the mice have a mutation in a gene that they named Foxp3. They also showed that mutations in the human equivalent of this gene cause a serious autoimmune disease, IPEX.
The 2025 #NobelPrize in Physiology or Medicine has been awarded to Mary E. Brunkow, Fred Ramsdell and Shimon Sakaguchi “for their discoveries concerning peripheral immune tolerance.”
Mary Brunkow, Fred Ramsdell and Shimon Sakaguchi have been awarded the 2025 Nobel Prize in Physiology or Medicine for their groundbreaking discoveries concerning peripheral immune tolerance that prevents the immune system from harming the body.
The Nobel Prize laureates identified the immune system’s security guards, regulatory T cells, thus laying the foundation for a new field of research. The discoveries have also led to the development of potential medical treatments that are now being evaluated in clinical trials.
The hope is to be able to treat or cure autoimmune diseases, provide more effective cancer treatments and prevent serious complications after stem cell transplants.
#NobelPrize
BREAKING NEWS
The 2025 #NobelPrize in Physiology or Medicine has been awarded to Mary E. Brunkow, Fred Ramsdell and Shimon Sakaguchi “for their discoveries concerning peripheral immune tolerance.”
6ᵗʰ International Molecular Immunology & Immunogenetics Congress (MIMIC -VI)
April 28-30, 2025 - Acıbadem University Istanbul, Türkiye
https://t.co/PvncxQR3Cs
Türkiye’de geliştirdiğimiz ve uluslararası patentini aldığımız TCR-NK teknolojisinin kanser hastalarına bir tedavi alternatifi olarak sunulabilmesi için ilerlettiğimiz çalışmalar, Boğaziçi Üniversitesi’nden hukuka aykırı bir şekilde uzaklaştırılmam sonucu ne yazık ki sekteye uğramıştı.
Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz…
Bu çalışmaya çok ciddi bir maddi destek sağlamaya karar veren TÜBİTAK ‘ın yanı sıra bize kapılarını açıp sıcacık bir yuva ve harika bir laboratuvar altyapısı sağlayan Acıbadem Üniversitesi ‘ne tüm ekip olarak gönülden teşekkür ederiz…
This year’s #NobelPrize laureates in chemistry have revealed proteins’ secrets through computing and artificial intelligence.
Chemists have long dreamed of fully understanding and mastering the chemical tools of life – proteins. This dream is now within reach. 2024 chemistry laureates Demis Hassabis and John M. Jumper have successfully utilised artificial intelligence to predict the structure of almost all known proteins. This year’s chemistry laureate David Baker has learned how to master life’s building blocks and create entirely new proteins. The potential of their discoveries is enormous.
The ability to create proteins that are loaded with new functions is just as astounding. This can lead to new nanomaterials, targeted pharmaceuticals, more rapid development of vaccines, minimal sensors and a greener chemical industry – to name just a few applications that are for the greatest benefit of humankind.
The 2024 #NobelPrize laureates in chemistry Demis Hassabis and John Jumper have successfully utilised artificial intelligence to predict the structure of almost all known proteins.
In 2020, Hassabis and Jumper presented an AI model called AlphaFold2. With its help, they have been able to predict the structure of virtually all the 200 million proteins that researchers have identified. Since their breakthrough, AlphaFold2 has been used by more than two million people from 190 countries. Among a myriad of scientific applications, researchers can now better understand antibiotic resistance and create images of enzymes that can decompose plastic.
Read more about their story: https://t.co/nWxcZs6wqC
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü görevine anayasaya aykırı bir şekilde atanmış olduğu AYM tarafından tespit edilmiş olan Naci İnci'nin kanun tanımazlıklarına karşı bir dava daha KAZANDIM!
Bildiğiniz gibi, Ekim 2022'de Boğaziçi Üniversitesi'nden mesnetsiz gerekçelerle uzaklaştırılmam üzerine açtığım davayı Ocak 2024'te İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nin oybirliğiyle aldığı kararla kazanarak tazminat ve işe iade hakkımı elde etmiştim.
Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğü ise mahkemenin bu kararına itiraz ederek istinafa gitmişti. Bugün gelen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kararına göre YİNE KAZANDIM.
Mahkeme, rektörlüğün istinaf başvurusunun REDDİNE, ve hatta ilk mahkemenin hakkımda vermiş olduğu kararın da LEHİME DÜZELTİLMESİNE, yine oybirliğiyle karar verdi.
Öncelikle Naci İnci'ye, kararı istinafa götürerek lehime düzeltilmesine sunmuş olduğu katkı için teşekkür etmek isterim.
Ayrıca ilk mahkeme kararı sonrası tarafıma ödenmesi gereken tazminatlar ile ilgili başvurularımı bugüne kadar cevapsız bırakarak, işlemekte olan faizler sayesinde alacağımın artmasını sağladığı için de kendisine minnettarım. Artık bu karardan sonra yediği haklarımı geri verir diye ümit ediyorum.
Boğaziçi Üniversitesi hocalarının %95'inden güvensizlik oyu almasına rağmen Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanan, atandığı günden beri yaptığı sayısız kanunsuzluk mahkeme kararlarıyla tespit edilmiş olan, mahkeme kararlarını uygulamamak için elinden geleni ardına koymayan, verdiği maddi kamu zararının boyutları artık tahmin edilemez düzeylerdeyken bir de @Turkcell yönetim kuruluna atanarak sırtı sıvazlanan, manevi açıdan ise Boğaziçi camiası nezdinde çoktan mahkum olmuş olan, ve son olarak atamasının da anayasaya aykırı şekilde yapıldığı AYM kararıyla tescil edilmiş olan Naci İnci'nin İSTİFASINI TALEP EDİYORUM.
Boğaziçi Üniversitesi'ne ve onun çok değerli akademisyenlerine verdiğiniz bu hasar artık YETER! Onurunuzla özür dileyip kenara çekiliniz.
@MNaciinci@UniBogazici
#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
Acıbadem Üniversitesi Nadir Hastalıklar ve Yetim İlaçlar Merkezi ACURARE olarak, dünya genelinde nadir görülen bir hastalıkla mücadele eden yaklaşık 300 milyon kişi, aileleri ve bakım verenleri için umut ve farkındalık yaratma yolunda adımlar atmaya devam ediyoruz.
Açtığım davaları kazandım ama @MNaciinci ‘nin nazik davetini şimdilik geri çevirmek zorunda hissediyorum kendimi. Nedenlerini dün teslim ettiğim dilekçede uzunca anlattım, merak edenler için paylaşıyorum.
Ülkenin en güzide akademik kurumlarından birisine, bile isteye verilen onca hasarın hesabının, bir gün yargı önünde sorulacağını ümit etmeye devam edeceğim.
#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
Bir "geç gelen adalet" haberi daha:
Boğaziçi Üniversitesi'nin onuruyla direnen liyakatli akademisyenlerine sistematik olarak uygulanan bezdirme politikalarının bir uzantısı olarak, Fen-Edebiyat fakültesi dekanı tarafından açılan ve bana en temel savunma hakkım bile verilmeden yürütülen bir disiplin soruşturması sonucunda uyarı cezası almıştım.
26.07.2022 tarihinde verilen bu disiplin cezasına karşı 15.09.2022 tarihinde İstanbul 11. İdare Mahkemesi'nde açtığım davayı, 17 ay sonra oybirliğiyle KAZANDIM. Bana verilmiş olan disiplin cezası iptal edildi.
Mahkeme, Fen-Edebiyat fakültesi dekanının açtığı bu disiplin soruşturmasında benden bir savunma istenmeksizin ceza verdiğini tespit etmiş durumda, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yine Boğaziçi Üniversitesi'nin (yani vergi mükelleflerinin) cebinden çıkacak. Boğaziçi Üniversitesi’nde 3 senedir yapılan onca hukuksuzluğun, adaletsizliğin, mobbingin ve vicdansızlığın tekrar tekrar tespit edilip mahkeme tarafından iptal edildiği bu kaçıncı karar kim bilir… Bu kamu zararına sebebiyet veren yöneticilerden hesap sorması gereken üst merciler ise sessizlikleriyle adeta yapılan herşeyi onayladıklarını söylüyor bizlere...
Şimdi bu kararı götürüp o dekanın masasına koymak çok güzel olurdu ama kendisi yaptığı kötülüklerin mükafatını çoktan almış ve başka bir üniversiteye rektör olarak atanmış durumda, çakarlı aracıyla dolanıyordur şimdi...