@abdullahnaci koca koca haber hesaplarının haftada bir sedat peker güzellemesi yapması geliyor insanın aklına.
yok köpeklere mama dağıtmış, yok Şehid ailesine ev almış falan.
sanırsın sedat peker bisküvi fabrikası işletiyor.
Hintli vatandaş soruyor: ‘Hükümet, öğrenci öğle yemeği için 6,78 -10,17 Rupi ödüyor buna karşılık, işe yaramaz kısırlaştır-bırak programları için başıboş köpek başına en az 1450 Rupi harcıyor.
Bu yanlış yönlendirilmiş bir öncelik mi yoksa sokak köpekleri adı altında yolsuzluk mu yapılıyor?’
Tanıdık geldi mi?
#başıboşköpekterörü
Bu tivitimden dolayı Gelecek Varlık isimli şirket beni İstanbul 2. Barosuna şikayet etmiş.
Disiplin cezası verilmesini talep ediyor.
Savunmamı bugün yazdım, yarın ibraz edeceğim.
Yarın pişman olacağım tek bir satır yazmam.
Bugün pişman olduğum tek bir tivit yazmadım.
KEDİ VE KÖPEK YEMİ İHALELERİNDE DİKKAT ÇEKEN TABL0.
MİLYONLARCA LİRALIK KAMU ALIMLARI, DÜŞÜK VERGİ BEYANLARI VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR.
Son iki yıl içerisinde çeşitli belediyeler tarafından gerçekleştirilen kedi ve köpek yemi ihalelerinde adı sıkça geçen Doğukan Saydam'ın faaliyet alanı, mali kapasitesi, vergi beyanları ve aldığı ihalelerin büyüklüğü birlikte değerlendirildiğinde cevaplanması gereken önemli sorular ortaya çıkıyor.
Vergi kayıtlarına göre Doğukan Saydam'ın ana faaliyet kodu 142904-eldiven, kemer, şal, papyon, kravat, saç filesi, kumaş mendil, atkı, fular ve benzeri giyim aksesuarları imalatı olarak görülüyor. İş yeri adresi ise Beylikdüzü Yakuplu Mahallesi'nde bulunuyor. Vergi levhasındaki beyanlara göre 2019 yılında 49 BİN 437 TL, 2020 yılında 123 BİN 420 TL, 2021 yılında 40 BİN 241 TL, (2022 yılı görünmediği için tespit edemedim) 2023 yılında 621 BİN TL, 2024 yılında 318 BİN TL, 2025 yılında ise 1 MİLYON 669 BİN TL gelir vergisi matrahı beyan edilmiş durumda. Buna karşılık aynı dönemde belediyelerden alınan kedi ve köpek yemi ihalelerinin toplam sözleşme bedeli 70 MİLYON liraya ulaşıyor.
Doğukan Saydam'ın sözleşmesini imzaladığı ihalelerden bazıları şu şekilde.
-Marmaris Belediyesi: 65 ton mama alımı, yaklaşık maliyet 2.987.600 TL, sözleşme bedeli 1.659.950 TL.
-Mersin Büyükşehir Belediyesi yaş mama kısmı: yaklaşık maliyet 8.340.300 TL, sözleşme bedeli 4.581.600 TL.
Mersin Büyükşehir Belediyesi kuru mama kısmı: yaklaşık maliyet 7.959.600 TL, sözleşme bedeli 4.539.200 TL.
-Cihanbeyli Belediyesi 100 ton köpek maması: yaklaşık maliyet 3.737.500 TL, sözleşme bedeli 2.135.000 TL.
-Çankaya Belediyesi yaklaşık 109 tonluk mama alımı: yaklaşık maliyet 4.868.250 TL, sözleşme bedeli 4.461.750 TL.
-Kaş Belediyesi mama alımı: yaklaşık maliyet 9.399.375 TL, sözleşme bedeli 6.777.000 TL.
-Manisa Büyükşehir Belediyesi mama alımı: yaklaşık maliyet 15.697.408 TL, sözleşme bedeli 11.131.000 TL.
Sadece bu örneklerin toplamı yaklaşık 35 MİLYON TL'nin üzerinde sözleşme bedeline ulaşıyor.
Burada ilk dikkat çeken husus, birçok ihalede idarelerin ekonomik ve mali yeterlik kriteri aramaması. Mersin, Cihanbeyli ve Kaş örneklerinde ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin herhangi bir kriter belirlenmediği görülüyor. Böyle olunca teorik olarak üretici olmayan, deposu bulunmayan, lojistik altyapısı sınırlı olan veya farklı bir sektörde faaliyet gösteren bir kişi de gerekli belgeleri sunarak ihaleye katılabiliyor.
Ancak hukuken mümkün olan bir durumun fiilen nasıl gerçekleştirildiği ayrıca incelenmesi gereken bir konu. Çünkü kamu adına sorulması gereken, "Bir kişinin yıllık vergi matrahı geçmiş yıllarda 40 BİN, 49 BİN, 318 BİN TL ve son beyan olarak 1.6 MİLYON TL seviyesindeyken 70 MİLYON liralık mamayı hangi finansman modeliyle satın aldığı, hangi üreticilerden temin ettiği ve bu mal akışının nasıl gerçekleştiği denetlenmiş midir?" sorusudur.
Özellikle Mersin ihalesinde dikkat çeken başka bir nokta ortaya çıkıyor. Yaklaşık maliyet 8.34 MİLYON TL iken sözleşme 4.58 MİLYON TL'ye; yaklaşık maliyet 7.96 MİLYON TL iken sözleşme 4.53 MİLYON TL'ye sonuçlanıyor. Yaklaşık maliyetlere göre yüzde 40'ın üzerinde kırımlar söz konusu. Kamu açısından ilk bakışta bu durum tasarruf gibi görünse de beraberinde, "Bu fiyatlarla kaliteli ve teknik şartnameye uygun mama tedariki gerçekten mümkün müydü? Eğer mümkünse yaklaşık maliyetler neden bu kadar yüksek hesaplandı? Eğer mümkün değilse aşırı düşük teklif açıklamaları nasıl kabul edildi?" sorularını getiriyor.
Cihanbeyli ihalesinde de benzer tablo görülüyor. Yaklaşık maliyet 3 MİLYON 737 BİN 500 TL iken sözleşme 2 MİLYON 135 BİN TL'de kalıyor. Aradaki fark yaklaşık yüzde 43 seviyesinde. Bu durumda ihale komisyonunun aşırı düşük teklif sorgulaması yapıp yapmadığı, yaptıysa hangi belgelerle ikna olduğu ayrıca önem taşıyor.
Çankaya Belediyesi ihalesinde ise farklı bir durum var. Doküman indiren ve teklif vermeye çalışan çok sayıda firma bulunmasına rağmen geçerli kalan tek teklif Doğukan Saydam'a ait görünüyor. Sonuçta en yüksek teklif ile en düşük teklif aynı rakam olan 4 MİLYON 461 BİN 750 TL olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum doğrudan usulsüzlük anlamına gelmez; ancak rekabetin neden oluşmadığının sorgulanmasını gerektirir. Diğer tekliflerin hangi gerekçelerle geçersiz sayıldığı kamuoyu açısından önemli bir denetim başlığıdır.
Manisa Büyükşehir Belediyesi ihalesi ise ayrı bir öneme sahip. Çünkü burada diğer örneklerden farklı olarak iş deneyim belgesi, yetkili satıcılık veya imalatçılık belgeleri, katalog ve numune şartları bulunuyor. Buna rağmen ihaleyi yine Doğukan Saydam kazanıyor. Eğer Saydam üretici değilse hangi üreticinin yetkili satıcısı olarak ihaleye katıldı? Yetkili satıcılık ilişkisi hangi marka üzerinden kuruldu? Bu ilişkinin ticari hacmi nedir? Bu soruların cevapları ihale dosyasında mevcut olmalıdır.
İhalelere katılan firmalar incelendiğinde de dikkat çekici bir ağ ortaya çıkıyor. A Z Destek Hizmetleri, Doğuş Hayvan Sağlığı, Futpet, Ringa Balık ve Yem Ürünleri, Koçak Yem, Dinamik Veterinerlik, Yiğit Gıda, Kampetfood, Toros Gıda, Zaimoğlu Veterinerlik, Arma İlaç gibi şirketler birçok farklı belediye ihalesinde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Bu durum tek başına olağan dışı değildir; sektörün dar olması nedeniyle aynı firmaların farklı ihalelerde rekabet etmesi beklenebilir. Ancak denetim açısından önemli olan husus, bu firmalar arasında ortaklık, temsilcilik, tedarik ilişkisi veya aynı üreticiden ürün temin edilip edilmediğinin araştırılmasıdır.
MASAK açısından incelenmesi gereken konu ise para hareketlerinin büyüklüğüdür. Vergi levhasında görülen matrah ile kamu ihalelerinden elde edilen ciro arasında belirgin bir fark bulunduğunda şu sorular ortaya çıkar.
-Milyonlarca liralık mama alımları hangi üreticilerden yapılmıştır?
-Ödemeler hangi banka hesaplarından gerçekleştirilmiştir?
-İhale bedelleri tahsil edildikten sonra para akışı hangi firmalara yönelmiştir?
-Mal hareketleri ile finansal hareketler birebir örtüşmekte midir?
-Ürünlerin satın alma faturaları ile teslim edilen miktarlar arasında tutarlılık var mıdır?
BDDK ve bankacılık denetimleri açısından ise şu hususlar önem taşır.
-İhalelerin finansmanı için kredi kullanılmış mıdır?
-Kullanıldıysa kredi limitleri ve firmanın mali kapasitesi arasında uyum var mıdır?
-Büyük tutarlı ticari hareketler ile vergi matrahları arasında açıklanabilir bir ilişki bulunmakta mıdır?
Kamu İhale Kurumu ve Sayıştay açısından ise cevaplanması gereken temel sorular şunlardır.
-Birçok ihalede neden ekonomik ve mali yeterlik kriteri aranmadı?
-Üretici olmayan veya farklı sektörde faaliyet gösteren isteklilerin tedarik kabiliyeti nasıl değerlendirildi?
-Aşırı düşük teklif açıklamaları hangi belgelerle kabul edildi?
-Teslim edilen mamalar için parti bazında laboratuvar analizleri yapıldı mı?
-Teslim edilen markalar ihale dosyasında sunulan markalarla aynı mıydı?
-Teslim edilen miktarlar ile faturalar ve depo giriş kayıtları birebir uyuşuyor mu?
-İhalelerde rekabetin gerçekten oluşup oluşmadığı ve geçersiz sayılan tekliflerin gerekçeleri bağımsız olarak incelendi mi?
Buradaki en önemli nokta, vergi levhasında görülen düşük matrah rakamları tek başına bir usulsüzlük kanıtı değildir. Bir kişi düşük kar marjıyla çok yüksek ciro yapabilir. Ancak faaliyet konusu giyim aksesuarları imalatı olarak görünen bir gerçek kişinin kısa süre içerisinde 70 MİLYON liralık hayvan yemi ihalesi alması; buna karşılık vergi kayıtlarında görece düşük matrahlar bulunması; birçok ihalede ekonomik ve mali yeterlik şartlarının aranmaması; bazı ihalelerde yaklaşık maliyetlere göre yüzde 40'ları aşan fiyat kırımları görülmesi ve aynı firma ağlarının sürekli karşımıza çıkması, kamu kaynaklarının kullanımı açısından detaylı inceleme yapılmasını gerektiren hususlar olarak öne çıkmaktadır.
Bu nedenle konu yalnızca "ihale kazanmış olmak" meselesi değil; tedarik zincirinin, finansman kaynaklarının, mal hareketlerinin, banka kayıtlarının, üretici-satıcı ilişkilerinin ve ihale komisyonlarının değerlendirme süreçlerinin birlikte incelenmesini gerektiren kapsamlı bir denetim konusu niteliği taşımaktadır.
Kamu adına cevap bekleyen soru ise oldukça basittir:
Milyonlarca liralık mama alımlarında ürün gerçekten kim tarafından üretilmiş, kim tarafından finanse edilmiş, hangi maliyetlerle tedarik edilmiş ve kamuya sunulan fiyatlar piyasa gerçekleriyle ne ölçüde örtüşmüştür?
Bu soruların cevabı ancak ihale dosyalarının, banka hareketlerinin, faturaların ve teslim kayıtlarının birlikte incelenmesiyle ortaya çıkabilir.
T.bugün: Bakanlar Kurulu 13 Mayıs 1999 tarihinde Fazilet Partisi'nden milletvekili seçilen Merve Kavakçı'yı vatandaşlıktan çıkarma kararı aldı. 1999
Bunu yazmak, nefret suçu değildir. Aksine "unutmamak" içindir.
Unutulan zulüm tekrarlanır.
Şirket 2019-2026 döneminde yaklaşık 112,8 milyon TL tutarında kedi-köpek yemi ihalesi almış görünüyor.
Buna karşılık aynı dönemde beyan edilen toplam kurumlar vergisi matrahı 4,2 milyon TL, tahakkuk eden kurumlar vergisi ise yaklaşık 1 milyon TL.
Bu rakamlar, ihale hacminin yaklaşık %3,7'si kadar matrah ve %0,9'u kadar vergi beyan edildiğini gösteriyor.
112.8 milyon TL lik hacmi olan Söz konusu şirket 👇
@mehmet2023628@MarjilXXL hem de öyle böyle götürmüyorlar.
Belediyeler zaten çiftlik gibiydi, örnek igdaştan emekli olan düz bir çalışan şu an 80 bin civarı emekli maaşı alıyor. Ama bunlar gelince bu tür yağlı, ballı olanaklar da bunlara az geldi. Bildiğin milyarların döndüğü rüşvet çarkları oluşturdular
Siz de zekatlarınızla, acil ihtiyaç sahibi Gazzelilere destek olabilir; çocukların yaralarını sarabilirsiniz. 🤍
🌿 Zekatınız, Gazze’de zor günler yaşayan insanlara bir nefes olsun.
Gelin, ihtiyaç sahiplerini yalnız bırakmayalım!
👉 Online bağış: https://t.co/Mm8utE40lv
İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı
TR66 0001 0004 8802 1249 9450 07
Açıklama: Zekat
Şu hesabı açıp paylaşımlarını/yanıtlarını kontrol etmenizi istiyorum. Çinlilerin Türk kamuoyunu etkilemek için gerçekleştirdikleri küçük bir operasyon örneği.
-Adam Türk kullanıcıların BYD’yi eleştiren neredeyse her yorumuna (hatta düşük etkileşimli olanlara bile) aynı kopyala-yapıştır tarzı mesajlarla cevap veriyor.
-Paylaşımları çok sistematik ve tek amaçlı: Türk kamuoyunda “asıl suçlu Türkiye tarafı” algısını yaratmak, BYD’yi mağdur göstermek, tartışmayı “Türkler güvenilmez” noktasına çekmek.
-Adam Çin ve BYD lehine bilgi operasyonu yapıyor resmen. Türkiye’de “biz mağduruz, siz sözleşme düşmanısınız” algısını yayıyor.
-Ve şuna eminim rastgele bir Çinlinin kendi başına yaptığı bir şey değil. Sistemli, tek amaçlı ve hedef odaklı.
Sakın düşmeyin….
Not: Bu paylaşım üzerinden yorum yapan Türk hesapların saflığını da bir kenara not edin.
@asayisberkemal0 işte şu trafik ihlali videosunu iletebileceğiniz bir emniyet uygulaması yok.
iş çıkmasın istiyorlar, ancak yaralanma ölüm falan varsa gelin diyorlar.
@BulutGulcuN Maalesef ülkemizde de bunun gibi yüzlercesi yaşanıyor her gün, üstelik çocuklar kendilerini güvene alabilecekleri böyle bahçe kapıları da bulamıyorlar.
📹📹📹
Yolsuzluktan tutuklu bulunan Fatoş Pınar Türker'in iki çocuğu da Koç'un kolejinde okuyor ve okul taksiti olarak 2.2 milyon TL. ödüyor.
Belediyede memur kendisi.
Güzel iş.🙇
İslam düşmanlığı ve gaddarlık konusunda Netanya'huya hayranlık duyan Hindistan'dan her yıl yüzbinlerce doz kuduz aşısı alıyoruz.
Sadece geçen yıl 570bin vatandaşa bu aşılardan vurulmuş.
Tehlikenin farkında mısınız?
Türkiye insan ve hayvan #kuduz aşılarını %100 Hindistan’dan ithal ediyor. Geçen yıl 570.000 kişiye şüpheli temas nedeniyle kuduz aşısı yapıldı. Tehlikenin farkında mısınız?
#Hintmalı