Video recorded from the cockpit of a Boeing 737 shows the exact moment a pilot executes a zero-visibility landing, a maneuver that demands maximum precision and technical mastery.
“Gel hele şöyle kucağıma koy kafanı. Saçlarınla oynayayım. Sen uyu” demek yok. Bu hikayede bana düşen, elime kaynar su dökülmesine rağmen, elimi 2-3 dk buzlu suda tutup çalışmaya devam etmek. Neden baygın taklidi yapmıyorum? Çünkü ben bir robotum. Duygusuz bir robot.
Fakat o ağlayabileceğim omuzlar bana asla müsait olmuyor. Yorgunum dediğim anda “ben daha da yorgunum” çok zorlanıyorum dediğim anda “şükret. Bizimki daha zor” deniliyor. Taşıyamıyorum artık anlasanıza. Şakası bile ağır geliyor. “Ay kurban olduğum, yorgun musun sen??” Demek yok
Bigüne bir gün de ben söyleneyim. Şikayetlerimi dile getireyim. Ve bunun ardından pamuklara sarılayım. Uykusuzluk, güçlü durmak, fedakarlık, kendini unutana kadar herkesi önemsemek adım ve soyadım oldu ve yorucu olmaya başladı. Ben de ağlayacak bi omuz bekliyorum
Hiç kimse. Hiç kimse iyi olup olmadığımı asla sormuyor. Bana gelince ise biri derdini söylediğinde ya da ben bi sıkıntısını farkettiğimde onun derdini benimseyip iyileştirmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
Mesela şu an kazandığım maaşla millet neler yapar. Ama ben neler yapamadığımı izliyorum. Çünkü hiç bi bok yapamıyorum. sadece çalışıyorum. Eskiden çalışıp kazandığım para sadece yaşamama yeterken şimdi de çalışıp kazandığım para sadece yaşamama yetiyor. Mük.
Mutlu başladığım sabahın sadece ilk yarım saati mutlu. Sonrasında olan herşeyi hatırlayıp mutsuz oluyorum. Ben şükürsüz, memnuniyetsiz aptalın tekiyim galiba.
“Vücudunun sesini dinle.” vücudum kendini herkesten soyutlamak istiyor. Eskiden bana iyi geldiğini iliklerime kadar hissettiğim şeyler, şimdi iliklerime dokunmuyor, kulağımı dolduruyor, hafif gülümsetiyor sadece.
Derler ki, vücudunun sesini dinle. Vücudum sonsuz bi uykuya dalmak istiyor. Hiç uyanmamak üzere. Ama nafile. Ben normal 8 saat uyumayı bırak, aralıksız 2 saat bile uyuyamıyorum. Uykum var.. Hayatımı sorguluyorum artık.
O kadar uzun zamandır göz ardı ettiğim bi tükenmişlik içerisindeyim ki, nasıl normal yaşanır bilmiyorum. Özellikle son zamanlarda yaşadığım ufak çaplı krizler yaşadığım hayattan tad almama engel oldu.