XIII (M.Ş.Ş.)
Kaldırdınız uykumdan
sürüklendim peşinizden
bir ilmek doladınız
şairin boynuna
fırlattınız ipi
sedirin dalına,
yaşı kaç ola
gövdesine dolanmış şiirlerle
ormana fısıldayan kozalakların?
Bir ağaçla bin şiir
bir şairle bin orman
bir olmuş yükseliyor+++
++
bir cesedin gölgesi gibi dolunayda,
kim uzaktır ki denizden,
kim çıkabilir ki içinden,
dağ olsam utanırdım,
dökerdim dikenlerimi gül olsam,
kanamasın ölüm,
kurban değil ki bu
berekete yol olsun,
birleşince sedirle şairin suyu
korkularınızı büyütüyor ancak
+++
ki haklısınız korkmakta
vardığınız yerde kimse olmayacak
sizi bekleyen,
idam ettiğimiz soluk
bana dert olur
hohlarım avucuma
kar yağan gecede
camda buhara çizilmiş
bir yazgı belirir, kimse gömemez hayalî ölüleri,
herkes bir ölüyü taşır sırtında;
sevmeyi öğrendiği âşık gibi
++
sarılır uyumadan önce
onun kaskatı, soğuk bedenine
canlı olan karyoladır:
Dört bin yaşında,
usta bir marangozun eliyle
fırınlanmış sedirden yapılma.
@mssisli
Sediri Kestiler Dolunayda
Plüton Yay. 2026, 1. Baskı, s. 35-36
Andrei Tarkovsky on the theme he pursued in "Nostalghia" (1983):
"In 'Nostalghia' (1983) I wanted to pursue the theme of the 'weak' man who is no fighter in terms of his outward attributes but whom I none the less see as a victor in this life. 'Stalker' (1979) delivers a monologue in defence of that weakness that is the true price and hope of life. I have always liked people who can't adapt themselves to life pragmatically.
There have never been any heroes in my films, but there have always been people whose strength lies in their spiritual conviction and who take upon themselves a responsibility for others. Such people are often rather like children, only with the motivation of adults; from a common-sense point of view their position is unrealistic as well as selfless."
("Sculping in Time", Tarkovsky, 1985)
P.S: On this day, 43 years ago, "Nostalghia" (1983) premiered at the Cannes Film Festival, France.
Özetle yakın tarih:
2009’da Dolmabaçe'de rock festivali için izleyiciler çevrede toplanmaya başlamıştı. Başbakan RTE'nin konvoyu geçerken metal selamı veren gençler arasındaki 1'i kız 5 genç gözaltına alındı. 21 saat gözaltında alıkonuldular >
"Eski çağlardan miras huzurla dillendirilmiş aşkın dilsiz bekçisi, tanrılarla birlikte yemek yediğimiz keçe hırkalı keşişlerin sofrasından toprağa düşmüş bir kırıntı, nafile, bahçemize bilgi ağacından düşmüş meyveler yağmalandı." Manastırlı Yorgo'nun Kulpu/Derya Motel
"Dilime damlayan kan başka bir insanın dilinden. Oyuncakları olmayan çocuk başka çocukların oyuncağı. Ölünün gözleri içine bir çift yıldız düşen kuyu gecenin içinde. " Mors Alfebesi/Şua.
"Boş bakışlar eczane raflarına diyordu o uyuz Gassaraylı! Bilmez onlar rastlantının ilmini, bütün büyülerin Kadıköy'de filizlendiğini, hangi seanstı bekledikleri; hep pek yakında, karaborsa biletleri ellerinde oturdular yerlerine; bir Fener: hep onların yüzlerine, hep onların yüzlerine!" Sayıklayanlar/Blm:17
"Artık dokunamaz gramer, sıralı cümlelerinizdeki beklentiyle sağılan hükmünüzle ikiye ayırdığınız ruhuma! Acılar beni çağırmadı, ben onlara gittim, çıra gibi yandım da öyle toplandınız etrafıma.."
"Kim istemez ki efsunlu, puslu dağlardan su getiren, yüzyıllara, bin yıllara kalan bir destanı yazmayı ama işte; ölü bir sinema, asbest, nükleer, mutasyon, pervitin, meth, anime, kokain, kodein, nicedir halin? Yakında düşersin harfe, kendimden kopya yanık bir film."
"Çocuk cenazelerinde kol kola yürümekten bize imge bırakmadı ölüm, kuru, kavruk bir dil, yazmasam çıldırmam ama yazarak delirmek ve aşmak bilincin kör kuyusunu... Anlaşmanın oluru bu! Kim ki doymak ister dünyaya biliriz kemdir!"