İkinci Abdülhamit Han çökmekte olan bir imparatorluğu 33 yıl ayakta tutmuştur. Kimsenin canına kıymamıştır. Hatta başına gelenler onun aşırı merhametinden kaynaklanır. Onu istibdatla suçlayanlar daha sonra istibdatın ne olduğunu bizzat yaşayarak öğrenmişler ve arkasından pişmanlık şiirleri yazmışlar. Mektepler kurmuş, demiryolları gibi yatırımlar yapmış.
Onun kıymeti ve büyüklüğünün ölçüsü şudur:
Onu tahttan indirenler, on sene içinde imparatorluğun tasfiye edilmesine sebep olmuşlardır. Arnavutluk, Makedonya, Selanik, Suriye, Irak, Hicaz, Filistin vatan topraklar dışında kalmış. Milli mücadeleyle ancak Anadolu ve Trakyayı kurtarabilmişiz. Karşılığında neleri feda ettiğimiz herkesin malumudur.
Biz kimsenin şahsi kusurlarıyla ilgilenmiyoruz. Allah’la kendi aralarında.
Vatanımıza , Miletimize veDevletimize ne hizmeti geçmiş biz ona bakarız.
Abdülhamit hanı seviyoruz ve dua ediyoruz.
🟤 NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Sekerinska:
▪️“Ev sahibi ülkemiz Türkiye, önemli sayıda ATMACA kara konuşlu uzun menzilli seyir füzesi tedarik etmeyi taahhüt etti.”
▪️“Türkiye, iki ilave yüksek çözünürlüklü uydu geliştirmek üzere iddialı bir plan ortaya koyuyor.”
▪️“Bu uydular da Türkiye'de, TÜBİTAK Uzay Enstitüsü'nde geliştirilecek.”
▪️“Türkiye, özellikle ‘Çelik Kubbe’ sistemi kapsamında erken uyarı radar sistemlerinin geliştirilmesi ve tedariki için anlaşmalar imzaladı.”
"سنعاقب ونسقط أردوغان" "سندمر اقتصاد وصناعات تركيا"
هذا ما كانوا يقولون قبل 2020، وفي النهاية جايين لأنقرة 🇹🇷 حتى يتوددوا لتركيا التي أصبحت عملاق في الصناعات العسكرية والنفوذ الخارجي، وكل ذلك بسبب الصدام الأوروبي مع أمريكا ترامب والخوف من روسيا .
الأتراك لعبوها صح منذ البداية، صمدوا ولم يتنازلوا واستخدموا العين الحمراء حين لزم في سوريا وليبيا وأذربيجان، وهذا من دهاء أردوغان ومجموعته
The stage is set in Ankara.
Under President Erdoğan’s leadership, Türkiye stands ready to welcome NATO members at a moment that will define the Alliance’s future.
The decisions taken in Ankara will not merely address immediate challenges — they will shape the Euro‑Atlantic security environment for the years ahead.
Collective defense remains the core of NATO, yet the strategic environment is shifting. Threats are multi‑domain, faster, and more complex. Traditional metrics no longer capture this reality. What matters now is output: deployable capability, industrial capacity, and operational readiness.
A stronger European contribution is essential — but restrictions on defense‑industrial cooperation undermine efficiency and slow response. These constraints have become strategic liabilities. European defense initiatives must remain fully inclusive of all NATO Allies.
The real issue is not only how we respond, but how we organize cooperation in a way that reflects today’s realities. The Ankara Summit will guide the Alliance in aligning its structures with the world it faces.
Türkiye’s objective is clear: a more coherent, more capable, and more resilient Alliance.
Yunus Paksoy:
▪️Trump'ın mesajları sonrası Amerika'da Kongre üyeleri OHAL ilan etti.
▪️Bunu öylesine mecazî anlamda söylemiyorum; Yunan lobisi 50 eyaletteki Yunanlara acil eylem planı çağrısında bulundu: "Hemen bölgenizdeki Kongre üyesinin ofisini arayın ve Türkiye'ye F-35 satılmasını engellemek için baskı yapın."
▪️İsrail'de Kanal 12 diyor ki, "Netanyahu, Trump'ı bizzat arayıp 'Türklere F-35 satma' diye talepte bulundu."
▪️Ve bugün, bu sabah, Trump'ın sabahtan akşama kadar izlediği Fox News'teki programa katıldı Netanyahu, sabahın 7'sinde.
▪️Trump'ın izleyeceğini bildiği için bunu yapıyor. ABD'de eğer Trump'a ulaşamıyorsanız Fox'a çıkarsınız, bu sayede ona ulaşmış olursunuz. Bunu bilir herkes.
▪️İsrail artık TV programına çıkıp yalvaracak seviyeye düştüyse... "Türklere ne olur F-35 satmayın" diyerek Fox üzerinden yalvaracak noktaya geldiyse demek ki Trump'ın mesajları yerine ulaşmış.
▪️Ankara'da F-35 müjdesi verilir mi verilmez mi bilmiyorum; verilmese de önemli değil. Ancak yaşanan gelişmeler uçakların er ya da geç geleceğini gösteriyor.
#İstismarGünlükleri
Dergi Kapağına Resmini Bastılar
Gavs-ı Sânî Hz. (k.s), Seyyid Muhammed Râşid Hz.’nin (k.s) vefatından sonra bir derginin kapağında onun resminin kullanılmasına kızmış ve Seyyid Muhammed Sâkî Hz.’ne (k.s) yeni bir dergi kurdurmuştu.
Ne acıdır ki bugün, böyle bir hassasiyet üzerine kurdurduğu bu derginin kapağına, Gavs-ı Sânî Hz.’nin (k.s) vefatından sonra onun resmini bastılar. Üstelik bu çirkin istismar; S. Mübarek, S. M. Fettah, S. M. Emin ve S. Mahsum Elhüseyni kardeşlerin bilgisi, onayı ve kontrolünde gerçekleşti.
Bize unutturmaya çalıştıkları Osmanlı'nın batıda hâlâ özlemi çekiliyor!
Youtuber Süleyman Cambaz'ı gören Tiranlı bir amca, Osmanlı'yı hatırlatan her detay için "Allahu Ekber" çekti!
Çünkü biz toprak işgal etmedik, gönülleri fethettik!
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte:
"Türkiye, NATO'nun en büyük silahlı kuvvetlerinden birine sahip ve iyi eğitimli.
Kendimizi savunmak için ihtiyaç duyduğumuz savunma sanayi üretimini gerçekleştiren yaklaşık 3 bin şirketiniz var."
Bu vizyon kolay yetişmiyor...
Bu Gazap Bombamızın geciktirilmiş patlama biçimi
Dünyanın çevresi çok yakında değişecek
Müslüman Türk, atıldığında 3 bin metrekare alanda tek bir canlı bırakmayan bir silahı kullanmaz. Ama varlığı düşmana Gazap olur. Bu da bize yeter...
Milli ve Yerli Savunma
Hayırlı olsun..
Açık açık "Müslümanlardan nefret ediyoruz." diyemedikleri için "İslamcılar" ve "dinciler" ifadelerini kullanıyorlar.
Alenen "Kur'an-ı Kerim'e karşıyız." diyemedikleri için "Arap adetlerini kabul etmeyeceğiz." diye söyleniyorlar.
Meydana çıkıp "Biz İslam dinine savaş açtık." diye haykıramadıkları için "Araplaşmayacağız." söyleminin arkasına saklanıyorlar.
İslam dininin sancaktarı olan Devlet-i Aliyye'yi 150 yıl süren bir saldırıdan sonra yıkmayı başaran ve Müslümanlar savaşırken onların arkada bıraktığı tüm varlıklarını yağmalayıp, gasp edip zenginliklerine zenginlik katan, en az %25'lik nüfusa sahip olan İslam ve Müslüman düşmanı azgın, arsız, ahlaksız, hırsız ve luti topluluk bugün hâlâ aramızda ve bizimle aynı soyisimlerini taşıyarak yaşıyor.
150 yıl önceki kinlerini, nefretlerini, düşmanlıklarını ve saldırganlıklarını muhafaza ederek...
Türkiye'de "İslam" düşmanı ne kadar soysuz varsa, istisnasız tamamının CHP'li ve "Kemalist" olması tesadüf olabilir mi?
Asla!
Tesadüf değil..!
CHP;
Türk milletini İslam'dan koparıp, tarihi misyonumuzu ve kültürel değerlerimizi yok edip, yerine kılık kıyafet başta olmak üzere Haçlıların yaşam tarzını, dünya görüşünü ve hayat felsefesini sinsice kabul ettirmekle vazifeli bir misyonerlik örgütü gibidir...
Siz, onların Müslümanlardan oy almak için takiyye yaptığına bakmayın.
Bunlar, M. Kemal'e en ufak bir eleştiriye tahammül göstermezler.
Fakat İslam'a ve Müslümanlara küfür ve hakaretler yapılınca koro hâlinde "Fikir özgürlüğü ve demokrasi." edebiyatı yaparlar.
Sözün özü...
CHP ve Kemalizm, bu coğrafyanın ürünü değil; Hristiyan Batı'nın ideolojisini benimsemiş, Haçlıların içimizdeki gönüllü militanlarıdır.
Ahmet Anapalı kardeşimin anlattıklarını iyi dinleyin Müslüman kardeşlerim..
Cümleten hayırlı geceler diliyorum.
“Türkiye, tarihinin en Amerikancı dönemini yaşıyor.” diyen bir sosyal medya kullanıcısına,
Siyaset bilimci Mehmet Sabri Akgönül'den tokat gibi cevap:
“Türkiye, tarihinin en Amerikancı dönemini yaşamıyor. Geçti o günler.
Amerika, tarihinin en Türkiyeci dönemini yaşıyor.
Dahası var: Amerika 2. Dünya savaşı sonrası tarihinin en anti-Avrupa ve anti-İsrail bagajlarını yüklenmiş durumda.
Gelecek, Amerika-Türkiye-Rusya stratejik ortaklığına doğru gidiyor. (Taktiksel ayrışmalar olacak ama stratejik düzeyde ortaklık kuruldu, ilanı yakındır)
Cehaletiniz ve çökmeye yüz tutmuş statükoya olan haklı ama şuursuz öfkeniz, sizi Türkiye'ye haksızlığa ve dahi düşmanlığa sevk ediyor. Ayık olun.”
@mesaakgonul
Netenyahu Türkiye'den bahsediyor Fox'ta:
-"İsrail'in yok edilmesini isteyen bir adam tarafından yönetiliyor.
Kıbrıs'ın yarısını işgal ediyor.
Yunanistan'ı ve diğer NATO ülkelerini tehdit ediyor.
Kudüs'ü fethetmekten açıkça bahsediyor."
Khaby Lame:
“Ben Müslümanım. Alkolün reklamını yapmak istemiyorum. Bir marka benimle iletişime geçtiğinde ilk şartım alkol tanıtımı yapmamak oluyor. Alkol şirketlerinden çok sayıda teklif alıyorum ama hepsine ‘Hayır’ diyorum.”
Çizgisini hiç bozmadı helal olsun...
Et yiyen çocukları öldürelim anneleri de üzüntüden yemekten kesilir diyen Deniz Göktaş’ı savunanları not edin!
1️⃣Bu şahıs normal değil!
2️⃣Bu mizah değil!
3️⃣Bunlar ya kliniğe kapatılması gereken hastalar ya da cezaevine kapatılması gereken provokatörler!