Bugün barış gibi ahlaki bir kavram halka sorulmaz dersiniz, yarın birisi çıkar milli güvenlik gibi hassas konular halka sorulmaz der. Çok vasıfsız açıklamalar bunlar.
bunların doktorların "yapamaz, edemez" dediği şeyleri meydan okuma olarak görmeleri feci yarıyo. ablam giremez derken "girsin de görelim hayırdır aw nereye giriyo" dememiş GİRMEMELİ demiş bunun bakterisi var boku püsürü var DOKUNUR çocuğa yoksa beceremezsiniz diye değil yani
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Cevap: öfkeyi sönümlendirdiler şimdi de yeni parti heyecanını sönümleme peşindeler. Ek olarak: Hüseyin Can zaten ölü taklidi yapıyordu. Ne zaman önemli bi olay olsa tatilde. Bu gariban halkında bi tahammül sınırı var
Bugün mahkemede İmamoğlu'nun savunma hakkının elinden alınması, bu iktidarın hukuk standartları açısından bile skandal ve utanç verici bir karar. Hakkında peş peşe açılan soruşturmalarla İmamoğlu sürekli kendini savunmak zorunda bırakılıyor; bu savunmalar ise giderek daha ağır koşullar altında yapılıyor. Üstelik davalarına bakan hâkimler başka yerlere atanarak, bu savunmaların hukuki anlamı da fiilen ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.
İmamoğlu'nun savunmasının iktidarın dışarıda meşruiyet devşirmeye çalıştığı NATO zirvesiyle aynı güne denk getirilmesi de tesadüf değildi. Şimdi onun elinden bu imkân da alınmış oldu. Türkiye'de hem seçmenlere hem de siyasi aktörlere İmamoğlu'nun hiçbir koşulda siyasi bir geleceği olmayacağı ve muhalefetin sandık yoluyla iktidarı değiştirmesine izin verilmeyeceği mesajı veriliyor.
Liberal demokrasilerin gerilediği, Trump sonrası uluslararası sistemin sarsıldığı ve Batı'nın giderek kendi güvenlik kaygılarına odaklandığı bir ortamda iktidar muhalefeti nakavt etmek için eline önemli bir fırsat geçtiğini düşünüyor.
Bu tabloda muhalefetin kısa vadede başarı elde etmesi zor olabilir. Bu nedenle öncelikli hedefi ayakta kalmak, yeni bir partide örgütlenmek, toplumsal desteğini korumak ve daha elverişli bir siyasal konjonktür oluşuncaya kadar demokratik mücadelesini sabırla, inatla ve kararlılıkla sürdürmek olmalı.
Siz Kılıçdaroğlu’nu kurultayı ve yerel seçimi kazandığınız halde baştacı ettiniz, her yerde onore ettiniz, sosyal medya hesaplarından takipten bile çıkmadınız o ise her yerde kuyunuzu kazdı, iktidarla iş tuttu, butlan çıkar çıkmaz alayınızı tasfiyeye başladı.
O sloganları atanlar yıllarca AKP’den dayak yiyen, sağda solda broşür dağıtan, kapı kapı oy toplayan insanlar. Yazık günah bu insanları perişan etme. Ya çık de ki benim gücüm yetmiyor bu iktidar çok güçlü dayanamıyorum ya da bu tip ezik tavırları terk et.
Seçildiğin koltuktan seni saray atamasıyla indirdi, partine darbe yaptı.
Sen yeni parti kurmak şöyle dursun, hala CHP içinde mücadele ederim derken bir de bugün el sıkıyorsun.
Kusura bakma ama kabak tadı verdi şu tavırların, midemi bulandırmaya başladın. Bu kadarı da fazla.
Siyasetin kuralları iptal edildi. Hayatta kalma savaşı var. Böyle bir ortamda "yırtık" tipler sivrilir, "makul" tipler değil. Dilinin kemiği olmayan, gözünü karartıp bir işe girişenler destek kazanır. Çünkü kalsa kalsa onlar hayatta kalacak gibi gözükür. Riske girmek bir zorunluluktur bu çağda. Gelenekten, müzakereden, orta yolda buluşmaktan değil; cesaret etmekten, büyük risklere girmekten bahsedenler halkı arkasında toplar.
chp'li değiliz. senin gibileri milletvekili yapan, kemal kılıçdaroğlu gibi birini 13 sene lideri yapıp zar zor gönderebilen bir partiden de elitlerinden de tiksiniyoruz. korkuyorsunuz çünkü yeni halk hareketiyle beraber o koltuklarınızı kaybedeceksiniz.
“Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.”
Ernesto Che Guevara
Gençler bu surata iyi bakın, ülkenizi yeniden elinize alma, yeniden medeni ve gelişmiş bir ülke yapma şansınızı yok eden adam bu, hayatınızın sonuna kadar bu yüzü ve ülkenize yaptıklarını asla unutmayın
Kemal Kılıçdaroğlu…
Mevcut siyaset elitinin ağzından çıkan her lafın yalan olduğunun, her hareketlerinin düzmece olduğunun yürüyen ispatı. İğrenç insanlar bunlar.
Biz; istikşafi görüşmelere, zamana yayılmış süreçlere, türlü oyalamacalara, tıpış tıpış oy verirlere, üç beş haftada tepkiler sönümlenirlere pabuç bırakmayacak nesiliz. Geçiniz. Müslim'izi de Faik'inizi de biliyoruz, tanıyoruz. Bize hikaye anlatmayın. Geçiniz.