🔴#SONDAKİKA | ÖZGÜR ÖZEL KONUŞUYOR:
Onu sandıkta 4 kez yenen, Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu'nu hapiste tutuyorlar.
Oturmadık Ankara'da. Koltukta oturmayacağım. Ben bu koltuğu reddediyorum.
Ben partimin genelbaşkanını, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturtmak için mücadele ediyorum.
Sarayın açtığı yolla o koltukta oturanlardan olmadım.
Fetullah Gülen'in kendi doğum gününü kutlu doğum haftası diye pazarlaması ile Atsız'ın kendi tutuklanma gününü Türkçülük günü diye pazarlaması birebir aynı şey
Adamlar maaşa zam, iyileştirme falan filan istemiyor ha, adamlar 1 yılda 2 kez maaş almışlar. Bu insanlar aile geçindiriyor, çocuk bakıyor. Devlet bu insanların hakkını arayıp şirketin tepesine çöküp hesap soracağına hakkını isteyen insanların önüne polis yığıyor.
Olayın kötülüğünü, vehametini şöyle anlatayım:
Valinin oğlu t*cavüz etmiş, öldürmüş;
Valinin koruması da gömmüş.
Alenin yaşadığı acı tarifsiz.
Sim kartı, emekli bilişimci “polise” verip şifreyi kırdırmışlar. Mesajları da silmişler.
Sonra?
Askeri, dalgıçları, ambulansı, personeli…
devletin imkanlarını kendi pisliklerini örtmek için kul-lan-mış-lar.
Dönemin Jandarma Komutanı, Başsavcısı, İl Sağlık Müdürü hepsi hesap vermeli. Periferde çalışan herkes bilir ki, vali hepsini etkiler.
Devletin, senin, benim, yetimin, emeklinin emeğini, vergisini, kendi pisliklerini örtmek için kullanmışlar!!
tvpoliturk Gazeteci Özcan Avyüzen "Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel gözaltına alındı!
Devlet gücünü kullanarak bir istism*r ve cinay*t dosyasının üzerini kapatmaya çalıştılar.
Ulusal Kriminal Büro raporlarına göre 17 Ocak 2020 tarihinde, Gülistan Doku'nun instagram ve whatsapp hesaplarına girilerek veriler silindi. Dönemin Tunceli Valisi olan Tuncay Sonel sim kartı eski bilişim polisi Gökhan Ertok'a vererek 10.000 usd karşılığında verileri sildirdi. Gökhan Ertok, Tuncay Sonel ve Şükrü Eroğlu arasındaki iletişim/para trafiği tespit edildi.
İlgili Hashtagler:
#GülistanDoku #TuncaySonel #Tunceli #SonDakika #Haber #Adalet #ÖzcanAvyüzen
Gazeteci Rojda Altıntaş:
"Nevzat Bahtiyar katil olabilir mi?" sorusunu asla soramıyorduk. Bunu sorduğunuz zaman karşınıza kocaman bir yetkili, hemen arkasında bir sürü sıralı ya gazetecisi, ya siyasetçisi çıkıyordu. Hakaretlere maruz kalıyordunuz.
"Nevzat Bahtiyar pedof*l olabilir mi? Narin'deki PSA neden konuşulmadı? Bununla ilgili Adli Tıp uzmanları neler söylüyor?" gibi hiçbir konuya girilmesine müsaade etmiyorlardı. Bunun bedelleri de oluyordu. Açıkça tehdit ediliyorduk.
-140journos