Şu fon operasyonunda perdeyi biraz aralayalım.
Fon merkezli borsa manipülasyonları uzunca süredir gündemdeydi.
MSCI gibi portföy yatırımlarını izleyen uluslararası kuruluşlarının da radarındaydı.
Açıkça belirteyim, düğmeye basıp operasyonu başlatan Hazine ve Maliye Bakanımız @memetsimsek oldu.
Bizzat Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın izniyle.
Çünkü, ekonomi bürokrasisindeki “ayak sürüme” başka türlü aşılamazdı.
@memetsimsek bakanın en önemli destekçisi ise operasyonel @abakingurlek bakanın varlığıydı.
Adli operasyonlar hemen devreye girdi.
Ayrıca, Cumhurbaşkanımız, ABD dönüşü Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirebilir.
Operasyonun röntgenini bir de farklı pencereden görmek isteyebilir.
Çok öfkeli olduğunu duyuyorum.
Ön tespitlerden sonra radikal değişiklere de gidebilir.
Mağduriyetlerin giderilmesi konusunda da alternatifli çalışmalar yapıldığını duydum.
İlk verilere göre;
SPK’nın açıkladığı 455 bin 758 mağdurdan büyük çoğunluğun hesabının 1 milyon liranın altında olduğu belirtiliyor.
Yani, mağdur çoğunluk küçük yatırımcı.
Tasfiye işlemlerinde küçük yatırımcıların öncelenmesi seçeneği de masada bulunuyor.
Özetle.
Cumhurbaşkanımız sorunu çok yönlü olarak değerlendiriyor, neşteri çok derine indirecek gibi görünüyor.
🔴#SONDAKİKA | FON SORUŞTURMASINDA TERA YÖNETİCİLERİ ALKİN KARDEŞLERİN İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI.
ALKİN KARDEŞLERE 1,4 MİLYAR LİRALIK DEĞERİN 1 YILDA 280 MİLYAR LİRAYA YÜKSELİŞİ SORULDU.
Savcılık, iki kardeşe Tera Yatırım’ın yaklaşık 1,4 milyar lira olan piyasa değerinin bir yıl içinde 280 milyar liraya ulaşmasının nedenini sorarken, Kerem Alkin’e kardeşiyle peş peşe gelen istifalarının ardından yaşanan fon kriziyle bu ayrılıkların bağlantısı olup olmadığını da yöneltti.
İfadelerde, yaklaşık 16 aylık dönemde yönetim kurulunun yalnızca üç kez toplandığı, şirket için 54 sayfalık risk raporu hazırlandığı ve bu raporlarda “toplu fon çıkışı hâlinde şirketin sorun yaşayabileceği” yönünde uyarılar bulunduğu belirtildi.
Kerem Alkin’in bir yandan “olağan dışı veya anormal bir durum saptamadım” dedi. Diğer yandan müdafiinin likidite ve ani çıkış risklerine yönelik ayrıntılı uyarıları olduğunu belirtti.
Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim AŞ’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladığını ve 17 Eylül 2026’da istifa ettiğini söyledi.
Yaklaşık iki aylık görev süresinde yalnızca bir tanışma toplantısı yapıldığını, sonrasında herhangi bir yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirilmediğini ve şirketin imza sirkülerinde de adının bulunmadığını savundu.
Kerem Alkin ise Mayıs 2025’te Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’de bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladığını, 18 Eylül 2026’da görevinden istifa ettiğini açıkladı.
Savcılık, iki kardeşin peş peşe istifasını doğrudan sorguladı. Kerem Alkin’e, kendisi ile kardeşi Emre Alkin’in aynı dönemde istifa etmesi ve sonrasında şirkette fon krizinin oluşması arasında bağlantı bulunup bulunmadığı soruldu.
Kerem Alkin ise iki gelişmenin “birbirinden bağımsız bir şekilde gerçekleştiğini” savundu.
Soruşturmada Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki yükseliş oldu.
Savcılık her iki kardeşe de “Tera Yatırım’ın yaklaşık 1,4 milyar TL olan piyasa değerinin 1 yılda 280 milyar TL’ye çıkmasının sebebi nedir?” sorusunu yöneltti.
Emre Alkin, holdingin devamlı büyümesi nedeniyle iştiraklerinin de değer kazanacağı yönünde bir algı oluşmuş olabileceğini söyledi. Ancak borsa kısmına ilişkin doğrudan bilgisi bulunmadığını savundu.
Kerem Alkin ise hisselere ve fonlara kimlerin yatırım yaptığı veya kimlerin satış yaptığına ilişkin verilerin SPK raporuyla daha net görülebileceğini ifade etti. Piyasa değerindeki artış için ayrıca arz-talep ilişkisine işaret etti.
Kerem Alkin’in ifadesinde dikkat çeken bir başka ayrıntı, Tera Yatırım’daki yönetim kurulu toplantılarının sayısı oldu.
Alkin, Mayıs 2025’ten Eylül 2026’ya kadar süren yaklaşık 16 aylık görevi sırasında, yanlış hatırlamıyorsa yalnızca üç yönetim kurulu toplantısı yapıldığını söyledi.
Alkin, yönetim kurulu toplantılarının yapılamamasını ise şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in yoğunluğuna bağladı. Hisse alım-satım süreçlerine katılmadığını savunan Alkin, bu işlemleri şirketin ilgili ekibinin gerçekleştirdiğini söyledi.
Savcılığın aynı ifadede Tera Yatırım’ın yaklaşık 280 milyar liraya ulaşan piyasa değerini sorgulaması ile şirketin bağımsız yönetim kurulu üyesinin yaklaşık 16 aylık dönemde sadece 3 toplantıya katıldığını söyledi.
Kerem Alkin, şirketteki görevinin riskin erken saptanması komitesi çalışmalarını yürütmek olduğunu söyledi. Bu kapsamda 2025 Kasım ayında bir, 2026 yılında iki olmak üzere toplam üç rapor hazırladığını belirtti.
Alkin ayrıca 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin 54 sayfalık kapsamlı bir risk raporu hazırladığını kayda geçirdi. Buna karşın Kerem Alkin ifadesinde “Şirket hakkında kendi sorumlu olduğum alanda düzenlediğim raporlar dışında olağan dışı olan ya da anormal olan herhangi bir durum saptamadım.” beyanında bulundu.
Ancak Alkin’in bu açıklamasının hemen ardından müdafii, söz konusu risk raporlarında menkul değerler, likit rasyosu ve ani çıkışlara ilişkin “çok detaylı uyarılar” bulunduğunu söyledi.
Müdafi ayrıca daha da dikkat çekici bir bilgi vererek, Kerem Alkin’in hazırladığı raporlarda “fonlardan toplu bir para çıkışı hâlinde şirketin sorun yaşayabileceğini” belirttiğini ifade etti. Söz konusu raporların belgeleri de savcılık dosyasına sunuldu.
Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’de yaklaşık 16 ay bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Kerem Alkin’in sermaye piyasalarına ilişkin sözleri de dikkat çekti.
Alkin, kendisinin ve çekirdek ailesinin borsada, sermaye piyasasında veya fonlarda herhangi bir yatırım gerçekleştirmediğini söyledi.
Ardından ise “Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim bulunmamaktadır. Bundan dolayı da herhangi bir işlem gerçekleştirmemekteyim.” beyanında bulundu.
Kerem Alkin’in müdafiinin yaptığı savunmadaki bir başka ayrıntı ise Alkin’in şirketle fiziki ve kurumsal ilişkisine yönelik açıklamalar oldu. Müdafii, Kerem Alkin’in bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğu için Tera Yatırım nezdinde “kartviziti, odası, mail adresi” bulunmadığını söyledi.
Savunmada bunun, Alkin’in şirket yönetimine karşı bağımsız ve mesafeli durmasının bir sonucu olduğu ileri sürüldü.
Kerem Alkin’in Tera Yatırım yönetimine nasıl girdiği de ifadesinde yer aldı. Alkin, Gürkan Parlakaç isimli kişiyi daha önceden tanıdığını, Parlakaç’ın 2025 Mayıs ayı sonunda kendisini arayarak Tera Yatırım’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olmasını istediğini söyledi.
Alkin, teklif üzerine birtakım araştırmalar yaptığını ve ardından görevi kabul ettiğini belirtti. Böylece Kerem Alkin’in Tera Grubu yönetimine dahil edilme sürecinde Gürkan Parlakaç’ın rolü de ifadeyle birlikte soruşturma dosyasına girdi.
Savcılık, iki şüpheliye de Tera Holding bünyesinde yatırım kararlarını kimlerin aldığını sordu. Kerem Alkin, yatırım kararlarında yönetim kurulu başkanı, icradan sorumlu yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcılarını işaret etti.
Şirketle ilgili kararların ise Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, genel müdür ve genel müdür yardımcıları tarafından alındığını söyledi. Emre Alkin de hisse senedi kararları hakkında bilgisi bulunmadığını savunurken, şirket alım ve satımı konusunda müzakereleri bizzat Emre Tezmen’in yürüttüğünü söyledi.
Emre Alkin ise Tera Portföy Yönetim AŞ’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu söyledi. Alkin, yaklaşık iki aylık görev süresi için “Bir defa tanışma toplantısı yaptık. Sonrasında hiçbir yönetim kurulu toplantısı yapılmadı.” şeklinde beyanda bulundu. Ayrıca şirketin imza sirkülerinde adının bulunmadığını ve 17 Eylül’de görevinden istifa ettiğini belirtti.
Böylece iki kardeşin ifadelerine göre, Kerem Alkin’in görev yaptığı şirkette yaklaşık 16 ayda üç toplantı yapılırken, Emre Alkin’in yaklaşık iki aylık yönetim kurulu üyeliğinde tanışma toplantısı dışında toplantı gerçekleştirilmedi.
Dosyada Alkin kardeşlerin akademik görevleri ile Tera Grubu arasındaki kurumsal ilişkiler de dikkat çekti. Emre Alkin, İstanbul Topkapı Üniversitesinin rektörü olduğunu, aynı zamanda çeşitli şirketlerde bağımsız yönetim kurulu üyelikleri yaptığını anlattı. Kerem Alkin ise aynı üniversitede iki bölümün dekanlığını yürüttüğünü söyledi.
Emre Alkin ayrıca Emre Tezmen ile ilk kez, Tezmen’in üniversitenin mütevelli heyet başkan vekili olarak gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında tanıştığını belirtti. Daha sonra Emre Tezmen ve Tera Grubu’ndan gelen mütevelli heyeti üyelerinin üniversitedeki görevlerinden ayrıldığını söyledi.
Emre Alkin’in ifadesinde Tera Grubu ile Doğa Sigorta arasında planlanan iş birliği de yer aldı. Alkin, Doğa Sigorta’nın da bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu, Nihat Kırmızı’nın hem Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı hem de üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olduğunu anlattı.
Doğa Sigorta ile Tera Grubu arasında planlanan iş birliğine ilgili düzenleyici otoritenin onay vermediğini öğrendiklerini belirten Alkin, bunun üzerine henüz başlamamış olan iş birliğinin sona erdiğini söyledi. Tera Grubu’ndan gelen mütevelli heyeti üyelerinin de üniversitedeki görevlerinden ayrıldığını ifade etti.
Her iki şüphelinin müdafileri de müvekkilleri hakkında kendilerine gösterilmiş herhangi bir para transferi, SPK raporu veya MASAK raporu bulunmadığını savundu. Müdafiler ayrıca Alkin kardeşlerin görevlerinden önce veya sonra mal varlığı devri yapmadıklarını ve mal varlıklarında olağan dışı zenginleşme bulunmadığını söylediler.
🔴#SONDAKİKA | Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'fon soruşturması' hakkında:
“Para kaçırmasınlar diye fon sahiplerine tedbir uyguladık.
Vatandaşın parasının heba edilmesine izin vermeyeceğiz. Mağdurlarımızın hakkını koruyacağız.'
📌Murat Han IQ video özeti,
🇹🇷 Türkiye Piyasaları
Tasfiye sürecinde ekranda görünen fon değeri ile varlıkların piyasada satıldığında elde edilecek gerçek nakit tutarın aynı olmayabileceğini, büyük miktardaki varlık satışlarının fiyatı aşağı çekebileceğini söylüyor.
Yetkililerin zararı sınırlamak adına adımları attığını,
Tasfiye kapsamındaki 131 fonun varlıklarını ortak bir havuzda toplama seçeneğinin değerlendirildiği, bu durumun süreci tek merkezden takip etmek açısından olumlu bir adım olabileceğini,
Fonlara geçmişte giren çıkan kişilerin ve olası usulsüzlüklerin incelenmesi gerektiğini anlatıyor.
🌐 Küresel Piyasalar
ABD ile Çin arasındaki ticaret ateşkesinin uzatılma ihtimali, tahvil getirilerinin gerilemesi ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar Nasdaq'ın rekor kapanış yapmasını destekledi.
Uzun vadede (2028-2030 dönemi) petrolün düşmesiyle ihtimalleri değerlendiriyor ve Bitcoin, altın ve gümüşte devasa yükselişler görülebileceğini öngörüyor.
Jeopolitik riskler, yüksek faizler ve Fed baskısına rağmen altın ve gümüş onslarının güçlü destek noktalarında tutunduğu, kısa vadeli hareketler yerine 2028-2030 düşünülerek sabırla biriktirilmesi gerektiğine değiniyor.
Kriz dönemlerinde nakit paranın fırsatları değerlendirmek için her şeyden kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Önemli Not: Yatırım tavsiyesi değildir. Videonun özetidir.
Avukat beyin tespitinin hukuki dayanaklarini da ben paylasayim: TP2'de 16 Eylül 2026 saat 13:30'a kadar iletilip eşleşen satış talimatlarının tutarı neden değişmez
TP2 (Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu) geri fiyatlı, aynı gün valörlü bir para piyasası fonudur. Bu fon tipinde satış emrinin fiyatı emirden önce bellidir ve eşleşme anında tutar kesinleşir. Dayanaklar:
Tebliğ III-52.1 m.14/5: "Para piyasası fonları ve kısa vadeli borçlanma araçları fonlarında ise, alım satım emirleri en son ilan edilen birim pay fiyatı üzerinden gerçekleştirilir." Hisse ve serbest fonlardaki "emri takip eden ilk hesaplamada bulunacak fiyat" kuralı para piyasası fonlarına uygulanmaz.
TP2 İzahnamesi m.6.1: "09:00–13:30 saatleri arasında verilecek katılma payı alım ve satım talimatları, bir önceki iş günü … hesaplanan ve o gün için geçerli olan birim pay fiyatı üzerinden TEFAS aracılığıyla gerçekleştirilir. Bu saatlerin dışında alım satım işlemleri yapılamaz." 16.09.2026 için bu fiyat 2,243343 TL idi; 15.09 kapanışında hesaplanmış, 16.09 sabahı TEFAS'ta tanımlanmıştı (TEFAS Uygulama Esasları m.14/2–3).
TEFAS Uygulama Esasları m.21/7: "Satım talimatlarında ise; talimat sisteme girildiği anda MKK sisteminde ilgili müşteri hesabında yeterli fon payı olması halinde fon payları bloke edilerek talimat eşleştirilir." Bloke (MKK'daki PBLK kaydı) ve eşleşme aynı anda olur; eşleşmeyen talimatlar 13:35'te otomatik iptal edilir (m.12). Bugün hâlâ PBLK'da duran pay, eşleşmiş emrin payıdır.
TEFAS Uygulama Esasları m.21/12 ve m.22/1: "Eşleşerek sistemde bekleyen talimatların TL nakit tutarları, valör gününde saat 14.00 … itibarıyla raporlanır. Platform üyesi işlem tutarları kadar borçlandırılır veya alacaklandırılır." 16.09.2026 14:00'te fon (operatör üye) eşleşen tutar kadar borçlandırılmış, dağıtıcı kurumlar alacaklandırılmıştır. Tutar Takasbank kayıtlarında sabittir.
TEFAS Uygulama Esasları m.23/1: Fon 15:00'e kadar nakdi yatırmayınca "herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş" sayılmıştır (KAP 1664343, 16.09.2026 20:28). Temerrüt, takasa konu olmuş bir yükümlülüğün yerine getirilmemesidir; takasa konu olmamış bir talimat temerrüde düşemez.
SPKn m.79/1 (takas kesinliği): "Sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, merkezî takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin geçici ya da sürekli olarak durdurulması, idari ve adli merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması durumu da dâhil olmak üzere, geri alınamaz ve iptal edilemez." Koruma takasın tamamlanmasına değil, takas talimatına bağlıdır; 17.09 tasfiye kararı bu talimatı etkilemez.
SPK Bülteni 2026/61 (17.09.2026), tasfiye esasları m.6: "Takasbank TEFAS Platformu üzerinden fon satım emri verilen ve gerçekleştirilmeyen iade talimatları karşılığında oluşan tutar fon hesabına borç olarak tahakkuk ettirilir ve … öncelikli olarak bu borçlar ödenir." "Oluşan tutar" ifadesi geçmiş zamanlıdır: tutar eşleşme anında oluşmuştur, tasfiyede yeniden belirlenmez. Aynı maddenin ilk cümlesi (kesim saatinden sonra iletilen talimatlar tasfiye kapsamında) da çizgiyi saatle çekmiş, öncesi için ayrıca bir değerlendirme öngörmemiştir. SPK'nın 21.09.2026 duyurusu m.6'nın değişmediğini teyit etmiştir.
Sonuç: 16.09.2026 13:30'a kadar TEFAS'a iletilip eşleşen TP2 satış talimatlarında fiyat (2,243343) ve tutar (adet × fiyat) mevzuat gereği kesinleşmiştir; tasfiye bu tutarı değiştiremez, yalnızca ne zaman ve hangi nakitle ödeneceğini belirler. "Hangi fiyattan ödeneceği belirsiz" tartışması, fiyatı emirden sonra hesaplanan ihbarlı (hisse/serbest) fonlar içindir; para piyasası fonuna uygulanmaz.