Ukbe bin Müslim dedi ki: İbn Ömer'le otuz dört ay arkadaşlık ettim. Ona sık sık sorulur ve o da: " Bilmiyorum. " derdi. Sonra bir gün bana döndü ve : "Bu insanlar ne istiyor biliyor musun? Sırtlarımızı cehennemle aralarında köprü yapmak istiyorlar." dedi.
قال عقبة بن مسلم:
"صحبتُ ابن عمر أربعة وثلاثين شهرًا، فكثيرًا ما يُسأل فيقول: لا أدري، ثم يلتفت إليَّ فيقول: تدري ما يريد هؤلاء؟
يريدون أن يجعلوا ظهورنا جسراً لهم إلى جهنم".
عَنْ عَوْنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ:” الذَّاكِرُ اللَّهَ فِي الْغَافِلِينَ كَالْمُقَاتِلِ خَلْفَ الْفَارِّينَ“
Avn b. Abdullah şöyle demiştir: "Gafiller arasında Allah'ı zikreden kimse, cepheden firar edenlerin olduğu bir yerde cihada devam eden kimse gibidir. "
Ebu Hanife رحمه الله dedi ki;
“Dinde Fakih olmak ( kişinin Rabbine nasıl kulluk edeceğini öğrenmesi) çok ilim toplamaktan hayırlıdır.”
El fıkhu’l ebsat
Ebu'd Derda şöyle demiştir: "Eğer şu üç şey olmasaydı bir gün bile yaşamak hoşuma gitmezdi: Allah için şiddetli sıcakta oruç tutmak, gece yarısı secde etmek ve sözün iyisini tıpkı hurmanın iyisini seçer gibi seçen bir toplulukla oturmak."
أن أبو الدرداء قال: "لولا ثلاث ما أحببتُ أنْ أعيش يوما واحدا: الظمأُ للّه بالهواجر، والسجودُ في جَوْف الليل، ومجالسةُ قومٍ ينتقونَ مِن خيار الكلام، كما ينتقى أطائبُ التمر"
Budeyl şöyle demiştir: "Kim Rabbini tanırsa O'nu sever. Dünyayı tanıyan ona karşı zahit olur. Mü'min kimse gaflete düşecek derecede boş işlerle uğraşmaz. O tefekkür edince hüzünlenir."