Sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından olan, insanlık tarihinin en kadim mesleklerinden birini icra eden ve milletimizin sağlığı için özveriyle çalışan tüm eczacılarımızın Dünya Eczacılar Günü kutlu olsun.
#DünyaEczacılarGünü
Çoğunluk kararı ile 20-21 Nisan Cumartesi Pazar Cafe ve Restaurantlara gitmiyoruz
Fırsatçılığa son vermek için herkesi katılmaya davet ediyoruz
#fahişyemeğeBOYKOT
ps. Lütfen bu görseli bolca kullanalım
Hastaneye girmek için can atanlara hitaben:
İstanbul’da sabah hastaneye gitmek için kalkıyorsun zifiri karanlık her yer. Neyse bir şekilde çıkıyorsun evden ve şanslıysan yürüyerek gidiyorsun işe. Dışarıda herkesin suratı asık. Kimse kimseye bakmıyor selam vermiyor. Hissediyorsun havada bir depresyon var.
Hastaneye varıyorsun yalandan gülümseyip günaydın demeler ve ardından hemen çalışmaya başlıyorsun. Eczanedekilerin bi kısmı henüz gelmemiş ve aceleyle onların da yapması gerekenleri yapmaya başlaman lazım. Bazen de sen geç kalıyorsun o daha kötü.
İçilen çay kahve de bok gibi, orda yenen kahvaltılar yemekler falan da. Simit ve eski kaşar, yanında filtre kahveye havyar ve şampanya muamelesi yapıyorsun.
Sonra arka fonda hiç susmayan zır zır tüm gün çalan bir telefon. Telefondaki istekler de zaten yapacağın şeyler. Bazen cinnet geçirip 2-3 saat cevap vermiyosun telefona ve bir bok değişmiyor her şey hala rayında gidiyor.
Sonra sürekli bazı ilaçlar eksik ama bi türlü tedarik edemiyorsun, onlarla ilgili de sanki sen beceriksizsin ilacı almayı bilmiyormuşsun gibi bakıyor doktoru hemşiresi hatta o ilacı taşıyan temizlik personeli dahi :)
Bütün ilaçları bi tarafını yırtarak bulup rafa koysan da kimsenin umurunda değil, o yüzden çok da kasma.
Hastane yönetimi desen deliler karması. Garip garip iktidar çekişmeleri var kendi aralarında. Başhekim ayrı telden çalar yardımcıları ayrı telden. Müdür genelde Anadolu’nun bağrından yeni kopmuş olur ve sözleşmeyle oturduğu o koltuğu korumak için tepedekiler ne istese yapmaya çalışır. Tek gayesi onlara yaranmaktır yoksa hastaymış hastaneymiş hiç şeyinde olmaz. O senden yüz şey ister yaparsın, sen bir şey istersin; 6 ay, ha bugün ha yarın diyerek oyalar.
Hastanede bi gerçekte yapılanlar vardır bir de “kalite” ve “verimlilik” adı altında kâğıt üzerinde mış gibi yapılanlar vardır. Tam bir fantazi dünyasıdır kâğıt üzerinde anlatılanlar. Başlangıçta bu belgeleri düzgün hazırlamaya çalışırsın sonra pes edersin copy paste yapıp geçersin. Tüm hastaneler kağıt üzerinde harikadır. Denetimlerde herkes tam puan alır.
İlaçların ne işe yaradığını bilmeden yıllarca orada çalışabilirsin. Bazen bakarsın hemşire ilacı kaybetmiş seni arar göndermedin der, sen gönderdim dersin kavga çıkar. Ama yine de vermezsin ilacı ve bişey de olmaz. Hasta o ilacı o saatte almamış olur. Hiç bir gün yoktur ki hastaların tamamı zamanında ilacını alsın. O ekibin bu operasyonu başarma ihtimali yoktur. Öyle bir organizasyonsuzluk vardır.
Ne meslek hevesi kalır ne meslek etiği kalır, mesleğine dair tüm hevesini 3 ayda skip atarlar.
Devletten torpille ihale koparan yazılım firmaları önce ihaleyi alır sonra yazılımı yazar. Bunların embesil programcıları vardır. O embesillerin yazamadığı programların sorunlarıyla sen cebelleşirsin. Sen programın hatalı veya eksik yönlerini yönetime anlatıp ikna edene kadar yıllar geçer ihale biter yeni firma gelir.
Bu yazılımlar 90’lar teknolojisidir. Niye anlatıyorum çünkü tüm gün bu ekranlara bakarsın!
Bi de önünde bilgisayar vardır ama girme ihtimalin olan tüm siteler engellenmiştir. Hastane, güvenmez çalışanına ve her şeyi engeller kısıtlar. Adam biraz önce beyin ameliyatı yapmıştır, sonra odasına döner ama youtube’u kapalıdır :)
Kimse mutlu değildir. Mutsuz yüzlerce insanın aynı çatı altında çalıştığı bu ortamı asla kafanda tasvir edemezsin. Herkes her an kavga etmeye hazırdır. Eczacı kadınlar çok zaman bu kavgalardan sonra oturur ağlar. Bazen sen de başkalarını ağlatırsın.
Maaşını sana 4 parça halinde verirler piç ederler. Ne aldığını anlayana kadar ay biter.
Zamanla, bildiğin her şeyi unutursun. Eczacılık hariç her işi yaptırırlar sana. Burada öğreneceklerin dışarıda hiç bir işine yaramaz.
Meslektaşlarının birkaçı ile çok güzel dostluklar kurarsın, geriye elinde sadece bu kalır. Bunun dışında her ne varsa yalandır.
Ne dışarıda saygı görürsün ne içeride. Survivor olursun alacağın maaşla da. Her ay maaşının yatmasını bekleyen vasat bir insana dönüşürsün.
Kamu Eczacıları için aktif eylem kararı almayı düşünüyor musunuz, kınama yapmak dışında?Yardımcı personel muamelesi görüyoruz bakanlık tarafından daha neyi bekliyorsunuz? O koltuğun ya hakkını verin ya da hakkıyla yerine getireceklere bırakın!
@armanuney
EczacılarBurada TebNerede
Sevgili eczacılar depremde ellerinden geleni engellere rağmen yaptılar. Ve yaptıklarının üzerine Sağlık Bakanlığı çökmeye çalıştı. Oysa gerçek eczacıların depremzedelerin yanında olmak için mücadele ettiğidir. Teşekkürler