Öğretmenlerimiz çok zor durumda! Emeklerinin, birikimlerinin karşılığını demokratik yollardan talep ediyorlar! Acil çözüm bekliyorlar!..
#ÖğretmenlerAcilÇözümİstiyor
MEB Müdürlük ve Müdür Yardımcılığı İlk Atama Sürecindeki Hukuka Aykırılık ve Mağduriyet
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından duyurulan Müdürlük ve Müdür Yardımcılığı ilk atama takvimine ilişkin başvuru süresi, bugün itibarıyla sona ermiş bulunmaktadır.
Ancak, başvuru sisteminin öngörülen süre zarfında açılmaması nedeniyle adaylar başvuru hakkını fiilen kullanamıştır. Bu durum, idarenin kendi belirlediği takvime uymaması anlamına gelmekte olup, idari işlemlerde öngörülebilirlik ve güven ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.
Bu belirsizlik nedeniyle yüzlerce yönetici adayı ve aileleri mağdur olmuştur. Halihazırda tereddüt oluşturan hususlar şunlardır:
1. EKYS Puanlarının Geçerliliği: Alınan puanların akıbeti belirsizdir.
2. Akademi Süreci: Adayların akademilere kabul edilip edilmeyeceği, eğitimlerin yüz yüze mi yoksa online mı icra edileceği hususları açıklığa kavuşturulmamıştır.
3. Akademi Sınavı: Sınavın şekli, müfredatı ve akademilerden alınacak puanların atamadaki etkisi hala muğlaktır.
Ülkenin eğitim yönetimine talip olan, sorumluluk almaya gönüllü eğitimciler, tatil planlarını dahi yapamaktadır.
Bu plansızlık, doğrudan Milli Eğitim’in kurumsal niteliğini ve kalitesini zedelemektedir. İçlerinde bizzat bulunduğum mağdur yönetici adaylarının talebi; sürecin ivedilikle şeffaf hale getirilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesidir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@_aliyalcin_@TalipGeylan06@leventkuruoglu@kademozbay_@KemalIrmak_@EgitimBirSen@turkegitimsen@HurEgitimSen@egitimis@egitimsen@edipuzen
#EKYS
Irmak öğrencimdi. Hayat dolu, idealist ve mesleğini çok seven bir çocuktu. Bir ay önce mezun etkinliğinde öğrencilerimle söyleşi yaptı. Herkese ilham oldu. Bugün her kim onu bu sona sürüklediyse araştırılmalı ve gereken yapılmalı. Çok çok üzgünüm. @tcmeb
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
Bu olay mobbing değil organize bir kötülük organizasyonu ve cinayettir adeta.
Bu suçu işleyen, ortak olan, işitip susan yöneticiler başta olmak üzere tüm sorumluların ibreti alem için en ağır cezaları alması için sürecin takipçisi olacağız.
Irmak öğretmene tokat atma cesaretini gösteren müdür ve ona kol kanat geren yönetici, sendikacı fark etmeksizin herkesin öğretmenlik mesleği içinde yeri yoktur.
Memur, öğretmen emeklilerinin yaşadığı süreçleri emekli olmadan anlamak gerekiyor.
Aslında tayin, atama, norm gibi sorunların temelinde de bu konu yatıyor. %60'a varan gelir kaybı yaşayacağını bilen insanlar emekli olma arzusunda olsa dahi emekli olmuyor, olamıyor.
Temel kopuş 2023 yılında verilen seyyanen zamdan emekliler faydalanamadı. Bu tarihte ilk olan bir şeydi. Çünkü aktif memur ne alırsa emekli memur da onu alırdı. Sadece buradan emeklinin 20 bin lira civarında kaybı mevcut. (Eyt'ye kaynak bir nevi buradan sağlandı)
Sonrasında öğretmenlerin uzman/başöğretmen tazminatlarının emekliliğe yansımaması gibi durumlar ile kamuda emeklilik oranı düştü ve dile getirilen çoğu sorunun ilk zincir halkalarından birisi oldu.
@AYMBASKANLIGI Memur emeklilerinin seyyanen hakkını vermeli. Başvuruları hızlı şekilde değerlendirmelidir.
Branşım İlköğretim Matematik. Haftada 5 saat zorunlu dersimiz var ama Seçmeli Matematik dersleri kapatılınca norm fazlası olduk! En son 2 sene önce basvuru yapmışım çünkü önümüze konan harita bu.Hem dersleri kapatıp hem tayin hakkı vermemek hangi mantığa sığıyor?
Onu geçeceksin. Mazeret tayini bir zarurettir. Herkesin eşini de öğretmen yahut memur olarak düşünemezsin.
Mesela sen adalet istemiyorsun. Biz adalet istiyoruz. İl dışı ve il içi artık hareket edemiyor diyoruz. Mazeret tayini ortada kaldırılsın demiyoruz.
Biz gayet orantılı ve adil olanı talep ettik. Tayin talebinde bulunan tüm oluşumların fikri alınarak talepler dile getirilmiştir.
Bugün @ildisiplatformu mesela il dışını en makul ve en doğru taleplerle dile getiriyor. Kendisinin ve ekibinin bizlere tek bir itirazı olmadı.
Ayrıca tıkayanlar öğretmenler değil tıkayanlar bu hakları verirken bir planı olmayanlar. Öğretmenler yerine bu sistemi bu hale getirenlere tepki koyacak cesaretiniz var ise gelin buyrun konuşun.
Bakan Yusuf Tekin, öğretmenlerin ek ders ücretlerinde iyileştirme yapılacağını açıklamıştı.
Aradan 2 ay geçti, ancak hâlâ somut bir adım atılmış değil.
📍 Kadrolu öğretmen ek ders ücreti: 167 TL
📍 Sözleşmeli öğretmen ek ders ücreti: 139 TL
Öğretmenin alın teri bekletilmemeli, verilen sözler hayata geçirilmelidir.
Yetkililerden beklentimiz; ek ders ücretleri konusunda adil ve tatmin edici düzenlemenin bir an önce yapılmasıdır.
@Yusuf__Tekin
Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Yönetici Yetiştirme Eğitimi” uygulaması, eğitimi ciddiye almayan yönetim anlayışının yeni bir örneği olmuştur. Okul müdürleri ve müdür yardımcıları, bir kez daha plansızlığın, keyfiliğin ve “ben yaptım oldu” anlayışının bedelini ödemeye zorlanmıştır. Türkiye’nin dört bir yanından gelen bilgiler, bu sürecin eğitimciler açısından adeta bir eziyete dönüştüğünü göstermektedir.
Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılırken yaptığımız itirazların ne kadar haklı olduğu bugün bir kez daha ortaya çıkmıştır. Çünkü bu yasanın yarısından fazlası Milli Eğitim Akademisi’ne ayrılmış, bizler de o günlerde bunun gerçek bir akademi değil; “makbul memur” yetiştirme projesi olduğunu açıkça ifade etmiştik. Bugün yaşanan tablo, kaygılarımızın ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir.
16 Mayıs Cumartesi sabahı yalnızca Ankara merkez ve ilçelerinden tam 969 okul yöneticisi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sadece 20 dakikalık konuşması için sabahın erken saatlerinde Talim ve Terbiye Kurulu salonuna çağrılmıştır. Tarihi günler öncesinden belli olan bir organizasyonun bu şekilde apar topar yürütülmesi basit bir koordinasyon sorunu değil, eğitimcilere yönelik açık bir saygısızlıktır.
Katılımın başvuru şartı yapılıp aynı anda “isteğe bağlı” gibi sunulması tam anlamıyla dayatmadır. Hafta sonu, bayram tatili, özel yaşam demeden eğitim emekçilerinin hayatını yok sayan bu anlayış; çoğu yalnızca slayt sunumlarından oluşan içerikleri yüz yüze katılım zorunluluğuyla dayatmaktadır. Uzaktan yapılabilecek eğitimlerde özellikle yüz yüze ısrar edilmesi, eğitimin niteliğiyle değil “katılım göstermiş olma” görüntüsüyle ilgilenildiğini göstermektedir.
Erasmus görevi nedeniyle yurt dışında bulunanlar, sınav görevi olanlar, aylıksız izinde bulunanlar ya da aylar öncesinden program yapmış yöneticiler bu plansızlığın mağduru olmuştur. Üstelik bu mağduriyet yalnızca Ankara’yla sınırlı değildir. Türkiye’nin birçok ilinde eğitim yöneticileri benzer dayatmalarla karşı karşıya bırakılmıştır.
Bakanlık çevrim içi eğitim taleplerine kulak tıkarken; 40 kişilik salonlara yöneticileri doldurup video ve sunum izletmeyi “yüz yüze eğitim” olarak sunmaktadır. Bu tablo, eğitim kavramının içinin nasıl boşaltıldığını açıkça göstermektedir.
Dinlenme hakkı gasp edilen yöneticiler, bazı illerde 200–300 kilometreyi bulan yolları kendi imkânlarıyla gitmek zorunda bırakılmıştır. Buna rağmen tek kuruş yol ücreti ya da harcırah ödenmemesi kabul edilemezdir.
İşin daha vahim tarafı ise eğitimde görevlendirilen eğitmenlerin önemli kısmının görevlendirildiklerini 1-2 gün önceden, hatta bazı durumlarda bir akşam önce öğrenmiş olmasıdır. Birçok eğitimci “Akşam aradılar, sabah eğitime geleceğimi o zaman öğrendim” diyerek plansızlığı bizzat ifade etmiştir. Sadece eğitimciler değil, kursun yapılacağı okullara bile bazı yerlerde 1-2 gün önceden bilgi verilmiştir. “Akademi” tarafından yürütüldüğü söylenen bu eğitimlerin akademik planlamadan uzak olduğu, yükün doktora yapmış öğretmenlere, müfettişlere ve il-ilçe yöneticilerine bırakıldığı görülmektedir. Ortada gerçek anlamda akademi değil; her zamanki gibi “mış gibi yapan” bir anlayış vardır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaya koyduğu tablo; plansızlık, ciddiyetsizlik ve dayatmadır.
Yusuf Tekin ve Milli Eğitim Bakanlığı şunu bilmelidir:
Eğitim emekçilerini yok sayarak, eğitimcileri değersizleştiren uygulamalarla ne nitelikli yönetici yetişir ne eğitim sistemi güçlenir.
Eğitim, günü kurtarma işi değildir; ciddiyetin, planlamanın ve liyakatin işidir.
“Mış gibi yönetim” anlayışıyla ancak “mış gibi eğitim” düzeni kurulabilir.
Bugün yaşanan tam da budur:
İçeriği zayıf, planlaması eksik bir gösteri organizasyonu…
Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu plansız uygulamadan vazgeçmeye çağırıyoruz.
Eğitimcileri değersizleştirmekten vazgeçin! @tcmeb
Zorunlu hizmet bölgelerinde fedakârca görev yapan öğretmenlerimize verilen %50 artırımlı hizmet puanının kaldırılması büyük bir yanlıştır.
Bu uygulama; öğretmen dağılımında dengeyi sağlayan, dezavantajlı bölgelerde görev yapmayı teşvik eden önemli bir adımdı.
Teşviki kaldırırsanız;
❗ Öğretmen açığı büyür
❗ Bölgesel eşitsizlik artar
❗ Eğitimde adalet zarar görür
Türk Eğitim-Sen Şanlıurfa Şubesi olarak çağrımız nettir:
Artırımlı hizmet puanı uygulaması yeniden hayata geçirilmelidir.
#TürkEğitimSen #Öğretmen #Eğitim #ZorunluHizmet @turkegitimsen@TalipGeylan06
Meb reformist olmayı reddediyor. Dünün doğrusunu bugün de doğru kabul ediyor.
❌ Tayin sistemi eskidi ve tıkandı. Bunu artık günübirlik hamleler dahi çözemiyor. Hiçbir öğretmeni memnun edemez halde.
❌ Disiplin yönetmeliği günümüz çocuklarına uygun değil ve okul içi sorunları çözmüyor.
❌ Yeni müfredat için öğretmenlerimizden çok fazla şikayet var. Yoğunluk ve uygulama sorunları.
❌ Belirli bir sendikanın tahakkümü söz konusu milli eğitimlerde. Liyakatı ve adaleti bir cellat gibi kesip atan bir tahakküm.
❌ Aynı kurumda 5 farklı statüde öğretmen çalışıyor. Aralarında orantısız bir hak ve ücret dağılımı var.
❌ Emeklilik ile ilgili maddi kayıplar ve sorunlar var. Bu sistemde emekli ol-a-mayan binlerce öğretmen. %60'a yakın bir kayıp yaşıyor öğretmen.
❌ Meb yamalarla bu sorunları çözemez. Keskin net kararlar alınmalı. Öğretmenlerin fikri alınmalı muhattap öğretmen olmalı.
❌ Herkesin eşit gibi göründüğü fakat sözüm ona bazı kesim ve yapılanmalarların " daha eşit" olduğu bir ortam mevcut.
İnsanlar doğup büyüdükleri, ailelerinin olduğu yerlere gitmek istediğinde neden eleştiriliyor anlamıyorum. 7 yıl Doğu’da kaldım diyor hocamız. Hala altına beğenmiyorsan istifa et yazıyorlar. Herkesin memleketi, ailesi var. Ömrünün sonuna kadar aynı yerde mi görev yapsın?
Eş durumu,eş durumu yeter valla yahu.İhtiyaç olmadığı halde sırf eşi var diye batıya atıyorsunuz depo öğretmen adı altında çalışmadan para kazanan var doğuda birleşemiyor mu bu eşler ? Bekar öğretmenlerin çoğuna bazı iller açılmamış.İl içinde kimse kıpırdayamadı yerinden.
Güneydoğu ve Doğu Anadoludan başka öğretmen ihtiyacı olan yer kalmadı mı ülkede ? Isıtıp ısıtıp aynı haritaları önümüze koyuyorsunuz. Askerlerin bile 4 yılda bir görev yapacakları iller güzelleşiyor. Öğretmenlere hep aynı il dışı. Batıya gidiş yok. Zorunlu hizmet oldu çakılı hizmet !
@mehmetskarakus Geçen sene verildi de ne oldu? Açılan yerler yine şark. Niye diyemiyorsunuz ki sınıf mevcutları 20'ye sabitlensin, proje okulları da il dışı atamaya açılsın, norm kadro yönetmeliği güncellenerek norm ihdas edilecek tedbirler alınsın diye? Çocuk muyuz ki biz şekerle kanalım?
Memur ve emeklileri 2026 yılı için %11+%7 artış almıştı. Gün içerisinde Merkez Bankası 2026 yılı enflasyon hedefini %18'den %24'e yükseltti.
Peki YETKİLİ ama ETKİSİZ sendikaların herhangi bir açıklamasını, paylaşımını gördünüz mü?
Memur ve emekli enflasyon altında kalacak, EK ZAM olmazsa şunu yaparız dediklerini duydunuz mu?
Üye olarak yetki verenlerin böyle bir talebi var mı?
Yoksa yılda bir verilen termos, ses bombası vb. bütün sorunları çözüyor mu?