Uğurcan Çakır
Mert Muldur
Ozan kabak
Abdülkerim
Ferdi
İsmail
Hakan
Kenan yıldız
arda güler
barış Alper
deniz gül
futboldan anlayan ortaokul öğrencime kadro kur desem montella dan daha iyi kadro kurar yukari da ki kadroyu yapmak zor değil barış Alper solda ne zaman ne yaptı
Hanım diyor ki teknik direktör kim montella dedim nie Türk değil dedi 3.oldugumuz da Avrupa şampiyonasında dünya kupasında hep türktu dedi bu futbolculara nasıl gaz verecek diyor Türk olsaydı gaz verirdi saydırirdi diyor hanımın akıllısı mübarek
Barış Alper Yılmaz izlemek zorunda mıyız içeride bir tek kerem var orta yapıp duruyor amacın ne kardeşim senin ya ayağından topu kaptırıyorsun ya orta yapıyorsun yaptığın tek olumlu iş yok
🇹🇷 Siz sahada, biz son düdüğe kadar yanınızda!
Kupa yolunda başarılar #BizimÇocuklar!
Ay-yıldızlı formanın peşinde kalbimiz ve desteğimiz sizinle. @MilliTakimlar#FIFAWorldCup
Kerem Aktürkoğlu, #FC26 Ultimate Team'de Path to Glory sahnesinde! 🌎
A Milli Takımımızın turnuvadaki başarısına bağlı olarak gelişen kartlarının yolculuğunu takip edin.
#TheWorld'sGame @EASPORTSFC
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yoğun temposu arasında beni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Hull City ile Premier Lig’e yükselme yolculuğumuzdaki detayları anlatma fırsatı buldum. Kendisinin ilgisi beni çok onurlandırdı ve mutlu etti.
İnşallah Allah, gelecekte yeni başarıları da kendileriyle paylaşma fırsatını nasip eder. @RTErdogan
Bir dakika anlamadım, van'dan yalova'ya yerleşen kürtler önce, biz aşiretiz, diyerek 14 aylık Türk kızını darp ediyorlar, sonra serbest kalıyorlar, sonra da adama evini sattırıp mahallesinden mi kovuyor? Bu ülkede tek bir Türk bile,sorun yok, diyene kadar Türk sorunu vardır.
Kavşağa girişte, "kavşakta olana geçiş üstünlüğü tanıyan" tabela mevcut. Servis aracı kavşağa ilk giren olduğundan geçiş üstünlüğüne sahip. Ayrıca savcı yol boyu ısrarlı takip yapmış, araçtan inmiş. Fiziki müdahalede bulunmuş.
Yeni kanuna göre savcının ehliyetine el konulmalı.
Baba Muhammed Baca: "Benim kızım kafasından 3 tane kırıkla darbedildi.
Şu an hala tahrik etmeye çalışıyorlar. İki gün önce motosikletler tarafından takip ediliyordum. Tehdit ediliyorum.
Kızım, çocuklarım burada. Dört aydır ne okul psikolojileri kaldı, ne ev düzenimiz kaldı. Evimi zorla sattırdılar. Evden çıktım, terk ettim.
Bu kızı kimse bu hale getiremez. Gelip adalet önünde herkes hesap verecek."
Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş, jet hızıyla Ayşe Irmak Koparan öğretmenin görev yerini değiştirmiş…
NEFES’in ulaştığı belgeye göre okul müdürü Melahat İleri ile kavga ettikten sonra daha önce görevlendirme talebi ile alındığı Soğanlıtepe okuluna gönderilmiş.
Özmüş, idari tedbir kararını, görev yeri değişikliğini cezalandırma olarak kullanmış. Ancak okul müdürü Melahat İleri ile ilgili idari tedbiri uygulanmamış
Irmak öğretmenin maddi sorunları bundan sonra daha fazla artmış.
Köye her gün taksiye gidip gelirken 3 bin TL taksi ücreti vermek zorunda kalmış.
#Irmaköğretmeniçinadalet
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
#IRMAKÖĞRETMENİÇİNADALET
SARAR İLKOKULU’NDA NELER OLUYOR?
Ankara’nın göbeğinde…
Millî Eğitim Bakanlığı’nın hemen yakınında…
Bir okulda üç kadın öğretmen aylarca mobbinge maruz kaldıklarını söylüyor.
Dilekçe veriyorlar.
Tutanak tutuyorlar.
Tanık gösteriyorlar.
İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne gidiyorlar.
İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne gidiyorlar.
Çalmadıkları kapı kalmıyor.
Çünkü iddialara göre öğretmenler;
“Okulun sahibi benim.”
“Sizi paramla satın alırım.”
“Açlıktan nefesiniz kokuyor.”
“Çekil önümden.”
“Ben istersem izin veririm.”
“Nereye şikâyet ederseniz edin.”
gibi ifadelerle karşılaşıyor.
İddialara göre öğrencilerin ve velilerin önünde azarlanıyorlar.
Mesleki itibarlarının zedelendiğini düşünüyorlar.
Hazırlamak istedikleri gösteri ve törenlere izin verilmediğini belirtiyorlar.
Ve bütün bunların bir bütün olarak mobbing oluşturduğunu savunuyorlar.
Bu yüzden dilekçeler yazılıyor.
Bu yüzden tutanaklar tutuluyor.
Bu yüzden üç öğretmen aylarca mücadele ediyor.
Ama asıl hikâye bundan sonra başlıyor.
Çünkü öğretmenler çoğu zaman yaşadıkları baskıdan değil, o baskıyı şikâyet ettikten sonra yaşadıklarından yoruluyor.
Yalnızlaştırılıyorlar.
Dışlanıyorlar.
Sorun çıkaran kişi ilan ediliyorlar.
Sonra dosya kapanıyor.
Sonuç kısmına şu cümle yazılıyor:
“İddialar sübuta ermemiştir.”
Ve ardından…
Müdür görevine devam ediyor.
Öğretmene ise görev yeri değişikliği çıkıyor.
İşte tam da bu noktada eğitim camiasında şu algı büyüyor:
“Şikâyet edilen kalıyor, şikâyet eden gidiyor.”
Dün Ağrı’da…
Bugün Ankara’da…
Yarın başka bir şehirde…
İsimler değişiyor.
Okullar değişiyor.
Ama hikâye değişmiyor.
Millî Eğitim Bakanlığı’na ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne soruyoruz:
Üç öğretmenin aylarca verdiği mücadelenin karşılığı bu mu?
Sarar İlkokulu’nda neler oluyor?
Ve bu hikâyeyi daha kaç öğretmen yaşamak zorunda kalacak?
@cankayailcemem@MemAnkara@mebpgm@meb_ogm
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.