Ve bir sabah yine, senden ötelerde Elimde telefon sana yazmak📝, yine yazmak📝...Sesini duymak, gülüşünü görmek nasıl da çok istiyorum🥀, ey gülüşünde tutuştuğum sevgili...🍂💚🍂...
Türkiye’nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir.
Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz; aksine karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız.
Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz.
İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz.
Eskiden sevdiğim tarihi bir dizi vardı(Payitaht Abdülhamid), oradaki oyunculardan biri sana nasıl benziyordu,onu ne zaman görsem gülcemalini görür gibi olurdum,demin yine baktım, seni gördüm sandım, içim farklı bir aleme daldı, ey gülcemalinde tutulduğum sevgili...🍂💚🍂...
Mehmet Görmez, Cübbeli Ahmed adını söylemeye cesaret edemediğinden bütün sarıklı cübbelileri bir çuvala koymuş. Aslında evvelce resmî makamda kendisi de sarıklı cübbeli olduğu için söylediği sözün içine bihakkın kendisi de dâhil olmuş. Şimdi: “Sarıklı cübbeliler dini zehirliyor” diyen M. Görmez’e, Ahmet Şimşirgil Hocaefendi çok güzel ve yerinde bir cevap vermiş.
Mutlaka dinleyip dinleterek bu kişinin İslâmi kisveye bürünen hocaefendilere karşı olan husûmetinin ortaya çıkmasına yardımcı olalım.
Ümit Besen'in "nikah masası" adlı çok eski bir şarkısı var, söyler ya: "Bilirsin ne kadar görmek isterdim,
Beyazlar içinde seni öylece..." Benden sana gelsin bu beyaz gül gibi....🍂💚🍂...