Bu videoyu dikkatle izleyin. Geçmişte benzerlerini gördük:
Dava takip edilmeyip kamuoyu baskısı azalırsa, şüpheliler nüfuzlarını kullanıp serbest kalıyor ve ceza alsalar bile yurt dışına kaçıyorlar.
Bu dosyanın da peşini bırakır ve gündemde tutmazsak aynı şey yaşanacak; şahıs önce serbest kalacak, sonra da kaçacaktır. Nitekim bilirkişi raporu davanın gidişatına dair ipucu veriyor.
#AlperYusufPolataAdalet
Erdoğan'ı destekleyen seçmeni ikiye ayırabiliriz:
Bir tarafta Erdoğan'ı demokrat gören, laik ve demokratik düzene gönül vermiş azınlık; diğer tarafta ise şeriat için oy veren çoğunluk bulunmaktadır. 15 Temmuz gecesi Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkanlar, demokrasi isteyen azınlık değil, şeriat hayaliyle sandığa giden o çoğunluktu. Darbeyi engelleyen halkın dilinde demokrasi, laiklik veya Mustafa Kemal yoktu; tekbir, tehlil ve şehadet vardı. Yani insanları sokağa döken İslam ve İslami kavramlardı. Fakat trajik bir şekilde, o gece canlarını siper eden bu insanların eylemi, şeriat isteyenlerin hanesine değil, demokrasi isteyen azınlığın hanesine yazıldı ve 15 Temmuz "Demokrasi Bayramı" ilan edildi.
Buradan kesin olarak anlaşılmalıdır ki; İslam adına bu sistemi destekleyenler İslam'a değil, sisteme hizmet ediyorlar. Ne yaparsanız ve hangi niyetle yaparsanız yapın, günün sonunda İslam değil; sistem ve sistemin batıl değerleri güçleniyor.
Bir diğer dikkat çekici husus ise şudur: Darbeyi, Türkiye'de demokrasi ve dinler arası diyalog söylemini en çok savunan, demokratik değerlerle barışmayı önemseyen bir yapı gerçekleştirmesine rağmen, sanki demokrasi darbe üretmiyormuş veya darbelerin karşıtıymış gibi, 15 Temmuz'da yaşananlar demokrasinin hanesine yazıldı.
Diğer mesele ise şudur: 15 Temmuz sonrasında Fethullah Gülen grubuna dair rapor yayımlayan Diyanet, bu yapının ilhamcı, keşifçi ve ebcedci bir yapı olduğunu, liderlerinin Allah ve peygamberle direkt temasta olduğu için asla yanlış yapmayacağına inanıldığını delilleriyle ortaya koydu. Fakat ne ilginçtir ki; aynı söylemlere sahip olan, aynı düşünceyle hareket eden, liderlerinin Allah ve peygamberle ilişkili olduğuna ve asla hata yapmayacağına inanılan yüzlerce irili ufaklı grup olmasına rağmen, Fethullah Gülen grubu bu zihniyeti ve itikadıyla mahkûm edilirken diğer gruplar el üstünde tutuluyor. Sistem için mesele kimin neye inandığı değil, o inancın işine gelip gelmediği meselesidir.
Aynı şeyi komedyen meselesinde de yaşadık; sistem için "zararsız" olan komedyenler istedikleri şeyle dalga geçme özgürlüğüne sahipken, sistem için "zararlı" olanlar cezalandırılıyor. Oysa her iki zümrenin yaptığı da alçaklıktır ve İslam nezdinde şirk ve küfürle mahkûm edilmiştir.
"İnsan, elini duaya açmayıp lisan-ı hâliyle 'ben bana yeterim' dediğinde, kelepçelerini kendi elleriyle hazırlar."
Bu dersimizde, küfür yolunu seçenlerin karşılaşacağı zilleti ve dünya yorgunluğu üzerine kimlerin pınarlardan sular içeceklerini konu edindik. Kâfur karışımlı kadehten içmek isteyen bizlerin hedefinde olması gereken hasletleri ele aldık.
İnsan Suresi Tefsiri 4. Dersimizin YouTube Kanalımızda
🔴 Bugün saat 16:00'da Ankara Ulus’ta; Narin Güran cinayetinin açığa çıkarılması ve Yüksel Güran, Salim Güran, Enes Güran hakkında yeniden yargılama sürecinin başlatılması talebiyle bir basın açıklaması yapılacağı duyuruldu.
Gözaltıların gerekçeleri tam bir ikiyüzlülük vesikasıdır.
Tarihteki Firavun bile safında mertti, "Kanun koyucu benim" diyordu. Bugünün sistemi ise hem muhafazakâr maske takıyor hem de "Bize İslami değilsiniz dediniz" diye Müslümanı hapsediyor.
#NatoyaKurbanAranıyor
Tevhid ehlinin yayın organlarına ve hocaların medya hesaplarına yönelik yapılan dijital sansür operasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
"Unutmayalım ki tevhid daveti YouTube veya Twitter ile başlamadı; Adem (as) ile başladı, kıyamete kadar da Allah'ın koruması altında sürecektir!"
Her zulüm; semaya yükselen binlerce ahın, bedduanın ve serzenişin sebebi olur; bunlar da yeryüzüne bela ve musibet olarak döner.
Bu sebeple zalim, mazlumdan ziyade aslında kendine zulmetmiş olur.
#NatoyaKurbanAranıyor
Olacak olanı söyleyeyim: Birçok insan mahkemeye çıkacak ve tutuklanacak. Daha sonra büyük kısmı ilk duruşmada, kalanı da ikinci duruşmada serbest bırakılacak.
Ancak geriye; bu insanların kapılarının kırıldığı, ev sahiplerinin onları evden çıkardığı, işlerinin ve ortaklıklarının bozulduğu, kadınların ve çocukların korkutulduğu bir tablo ile devasa bir nefret kalacak.
Niçin peki? Sadece episteinci, çocuk kanıyla beslenen bir iki kâfir memnun olsun diye.
#NatoyaKurbanAranıyor
Hocalar, kanaat önderleri, cemaatler, sivil toplum kuruluşları; eğer güzellik uykunuzdan uyandıysanız, büyük bir zulüm yaşanıyor ve yüzlerce insan şu an mağdur ediliyor.
Artık bir ses vermeyi düşünür müsünüz, yoksa güzellik uykunuzdan uyanmanızı mı bekleyelim?
#NatoyaKurbanAranıyor
Ömer Çelik'in anayasada laiklik ilkesinin korunacağına dair açıklamasından hemen sonra, laik düzeni reddeden İslami cemaatlere operasyon yapılması; laikliğin sadece yazılı bir metin olarak kalmayacağı, laikliği reddedenlere karşı cansiparane müdafaa edileceğinin bir göstergesidir.
#NatoyaKurbanAranıyor
Her şeyi zamanla anlasam da tek bir noktayı anlamakta zorlanıyorum: Henüz kısa bir süre öncesine kadar devletin haksızlığına uğramış insanlar bile, kendileriyle aynı zulmü yaşayanları gördüklerinde neden ses çıkarmıyor veya tepki vermiyorlar?
Ya da kendilerine zulmeden sistemin ve iftira atan iddianamelerin, başkaları hakkında söylediklerinin neden adil olduğuna ve yaptıklarının doğru olduğuna inanıyorlar?
İşte bunu anlamakta zorlanıyorum; muhtemelen bir ömür de anlamayacağım.
#NatoyaKurbanAranıyor
Anadolu Haber Ajansı, savcılık kaynaklarına dayanarak yakalanan kişilerin ṣu suçu işlediğini iddia etti:
"Bahse konu örgüt mensuplarının dini konular üzerine radikal söylemlerde bulundukları, yasa dışı mescide taban kazandırmak amacıyla davet/tebliğ çalışması yürüttükleri anlaşılan çalışmalarda, devletin İslami hükümlere göre yönetilmediği, Allah'ın hükümlerinin uygulanmadığı ve yöneticilerin şirk içerisinde olduğu şeklinde söylemlerde bulundukları belirlendi."
Görünen o ki mesele ṣu örgüt bu örgüt meselesi değil; mesele, mevcut düzenin İslami olmadığını savunmak ve tevhid inancını açıkça ilan etmekten ibaret. Yani mesele tevhide şahitlik meselesi…
Bu nasıl bir kin, bu ne menem bir düşmanlıktır. Kişilerin zaten birden fazla dosyası varken, hesaplarının kapatılması ve mescitlerinin mühürlenmesi yetmemiş gibi bir de gözaltına alınmaları, hem de kapıları kırılarak bunun yapılması...
Komünistin, LGBT’nin, mafyanın, genelev işletenin, faizcinin, dinle dalga geçenin, Hristiyan’ın, Yahudi’nin, Siyonist’in, deistin, ateistin... yer bulduğu ülkede tevhid ehline yer veremediniz.
Sizi ve sizin zulmünüze susarak 'meşrutiyet' kazandıran kim varsa Allah'a havale ediyoruz.
Bu zulüm Tağuti sistemin Müslümanlara kininin vesikasıdır. Hicabından ötürü anneyi aşağılayan, çocukların oyuncaklarını "terör delili" yapan zihniyet; hakka düşmandır.
"Şefkat yuvası" denilen yurtlarda çocukların kolları kırılmakta, kameralar bozulmakta, hakimler keyfi kararlarla zulmü uzatmaktadır. Müslümanları "medeniyetsiz" gören bu batıl nizamın nasıl kokuşmuş olduğunu şu haberden görebilirsiniz.
Halis hocamızın yeni X hesabı, herhangi bir geçerli gerekçe gösterilmeksizin askıya alınmıştır.
Bu durum, #NatoSansürü 'nün ülkedeki ulaştığı boyutu gözler önüne seren ibretlik bir örnektir.
X hesaplarına getirilen toplu erişim engeli, küresel tuğyanın tevhid ve sünnet nizamına olan kadim düşmanlığının dijital bir yansımasıdır.
#NatoSansürü