Bunların anında organize olup senkronize bir şekilde toplanmaları, devleti kendi devletleri olarak görmemelerinden kaynaklanıyor. Kesilen cezaları ve faturaları ödemek istememeleri de devlete duydukları nefretten kaynaklanıyor.
Şöyle acizliği kim yapsa kabul edemiyorum hele hele devlet aciz duruma düşmüşse hiç kabul edemiyorum. Ne demek aq polisin önünü kesip hesap sormak aynı cezaları batı'da da yazıyorlar millet kuzu kuzu ödüyor sizin farkınız ne?
Zannediyorlar ki trafik cezası Kürt oldukları için sadece kendilerine kesiliyor. Önce elektrik faturanı öde, kaçak elektrikle gusül abdesti almayı bırak, devlete bağlı ol, en ufak olumsuzlukta "Dövlet bize bahmiiiir!" diye isyan etme.
3 ay tatilden sonra çalışmaya başlayacaklar. çalışma dediysem de haftanın iki üç günü. bunların tatilini 6 ay yapın olmadı 9 ay olsun. yeter ki üzülmesin biricik öğretmenlerimiz. giyim yardımı da verin ayakkabı üst baş alsınlar. yazık buralarda dilenmeye gidiyor iş yoksa
Bu görüntü “haksız ceza” değil. Kalabalığın polisi kuşatıp işlemi fiilen durdurma denemesidir.
Motosiklete işlem yazılıyor. Sürücü itiraz ediyor. Dakikalar içinde mahalle ve esnaf aracı kilitliyor. Mesaj net: burada ceza yazmanın bedeli vardır. Ceza hatalıysa yol mahkemedir. Yol, kamu aracının önünü kesmek değildir.
Aynı sahne batı ilinde çıksa tablo çoğu zaman değişir. Orada “barış bozulmasın” diye beklenmez; kısa sürede gaz, jop, dağılma emri gelir. Çünkü kalabalık bir kez polisi sıkıştırınca mesele trafik cezası olmaktan çıkar, kamu gücünün kimde olduğu sorusuna döner. Bir yerde bu soruya geç cevap verilirse, diğer yerde de aynı yöntem cesaretlenir.
Son özet: Kural her yerde aynıdır. Uygulama bir yerde pazarlığa açılırsa, o kuralın adı kural olmaktan çıkar. Bu sahnede test edilen motosiklet değil, devletin sokakta durup duramayacağıdır.
UTANIN, UTANIN!
Bir teyze diyor ki;
“70 yaşındayım, geçinemiyoruz, iş bulabilsem ben de çalışacağım.”
Ekonominin yöneticileri, karar vericileri bu sözleri duyunca utanıyor musunuz ?! Utanın, utanın….
@memetsimsek@yfatihkarahan@isikhanvedat
Bizde Anadolu'da bir âdet vardır. Bir ağa bir oğlunu Halk Partisi'ne, diğer oğlunu da Adalet Partisi'ne sokar. Hangisi kazanırsa işi görülsün diye düşünür.
Şimdi bunu bizim ağa akıl ediyor da, ABD mi akıl edemeyecek?
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu.
Özel sektörde çalışan annenin, babanın çocuğu bahçe bitkisi mi kardeşim? O çocuk da ağlayacak; 'Annem yanımdan gitmesin' isteyecek, 'Babam elimi tutsun' diyecek. Çocuk konusunun memuru, amiri, esnafı olmaz. Birine veriyorsan diğerine de vermek zorundasın.
Ota boka kınama yayınlayan İnsan Hakları Derneği, Kemal Öztürk ve Altan Tan’ın ayrımcılık ve nefret suçlarına dair kör ve sağır taklidi yapıyor! Bu iki yezit dölü, aynı cümleleri Kürtler için kursaydı İnsan Hakları Derneği bin tane bildiri yayınlardı. İkiyüzlü @ihdgenelmerkez