Sanat Sepet tayfaya ıslık gelmiş belli ki, kuyruklarını sallaya sallaya dökülmüşler ortaya. Bu lalelerin kendi fikirleri olmadığını sanırım artık herkes biliyor.
Allah'ın kitabının sarhoş berduşlar diliyle kamu önünde tahkir edilmesini ''hakkımız'' diye savunuyorlar. Bu yavşakları semirtmeyin.
Allah'ın kitabı size öz namusunuzdan evla değilse gidin kendinize ağlayın. Öz namusunuza küfredilmesini ''özgürlük'' kılıfı ile savunanın küfredenden farkı ne ?
İzzetli bir insan bunların gölgesine gölgesini değdirmez.
-Gazze’de devam eden soykırım,
-Filistin’de yapılan katliam ve işkenceler,
-Lübnan’da yapılan saldırı ve katliamlar,
-Yemen’de yapılan saldırı ve katliamlar,
-Suriye’de yapılan saldırı ve katliamlar,
-Katar’da yapılan saldırı ve katliamlar,
-Venezuela devlet başkanının eşiyle birlikte kaçırılıp ülke dişine çıkarılarak hapsedilmesi,
-İran’da yapılan saldırılar okulların bombalanıp çocukların katledilmesi,
-Kitle imha silahlarının ölçüsüz ve saldırgan insanların elinde olması,
Bütün insanların tehdit ve hatta çevre hukukunun tehlike altında olduğunu göstermektedir. İnsanlığın ortak aklı ve tüm insanlık ailesi bu cinnet haline karşı ortak bir önlem alıp ortak bir tavır geliştirmez ise insanlığın ve hatta dünyanın sonu felaket olacaktır.
Vatanınıza sahip çıkın gençler.
Yaşlılarınıza hürmet edin, örfünüzü, mukaddesatınız koruyun.
Asabiyyenizi diri tutun. Yanınızdaki kardeşiniz kendi canınız gibi koruyun.
Nefsini terbiye edin. Çok çalışın. İşinizi düzgün yapın. Bunun cihat olduğunu bilin.
Tarihin belirleyici bir döneminde yaşıyorsunuz. Ne hezimeti kesin bir yeis zamanı, ne galibiyeti kesin bir refah zamanı.
Ama zaman aleyhinize değildir. Kaybetmemek, kazanmak anlamına gelecek.
Kazanacağımız mutlak zafer kaybetmediğimiz günler sayesinde gelecek.
Geçen yıl İhsan Süreyya Sırma Hocayı Beyan Yayınlarında ziyaret etmiştik. Odaya girdiğimizde karşısında bilgisayarı, geçen hafta yaptığı Brezilya seyahatinin notlarını düzenliyordu. Sonra yerinden kalkıp karşımıza oturdu, başta bu kadar uzun bir yolculuktan yaşından ötürü tereddüt ettiğini fakat Güney Amerika'ya önceden hiç gidemediğini, oradaki müslümanların ahvalini merak ettiğini söylemişti. Bu ifade beni çok etkilemişti.
Yazısında da şu cümlelere yer vermiş:
Brezilya’ya seyahat daveti aldığımda sanki Afrikalı dindaşlarımın yüzyıllar önce gittikleri coğrafyanın beni çağırdığını hissettim. İşte Brezilya’da, Sao Paula sokaklarında oynayan zenci çocuklarını seyrederken bunları düşünüyordum… Bir akşam yağmurunun altında, Müslümanlar tarafından yapılmış eski ve çift minberli camiye doğru ilerlerken, Güney Amerikalıların nasıl hürriyet soluduklarını hissediyordum… (Dünyanın üçüncü dibi Brezilya seyahatim, İhsan Süreyya Sırma, YeniŞafak)
Eski İBB Deprem ve Doğal Afetler Komisyonu Başkanı Kadem Ekşi:
"Kiptaş'ın 7 yılda bağımsız tekil 79 konut yenilemiş olması, akıllara ziyan bir durumdur."
@saglikbakanligi Tansiyon ölçtürmek için ve ishal olup taksi durmadığından ambulans çağıran insanlara neden ambulans gidiyor ve kırmızı alana getiriyor peki. Yeşil alanın 2000 hastasının 1800 ünün de sadece basit nezle olduğunu çoğunun da rapor almak için geldiğini unutmamak gerekiyor.
Yaşar Bey’in neredeyse hiçbir paylaşımını paylaşmadım şimdiye dek. Bu sözler ise kalbimi acıttı. Ne kadar çok insana ulaşırsa o kadar iyi diye düşündüm. Umarım sizlerde aynı fikirde olursunuz…
3 çocuğu ve torununun öldürüldüğü haberini aldığındaki sekineti hâla aklımda. Başka bir hayat yaşıyorlar, başka bir şekilde ölüyorlar.
Allah şehadetlerini makbul kılsın. Üzerimize ruh üflüyorlar.
Sağlık meslek mensupları ve öğrencileri için ansiklopedi yazarlığı fırsatı... Hem de ödüllü 😊
Türkiye’nin ilk ve tek online tıbbi ansiklopedisi MEDİKALEX'te...
https://t.co/9NASCUdTfR
3.basamak bir eğitim araştırma hastanesinin acil servinde asistan hekimim. Acil yeşil alana günlük başvuru 2200 civarı. Gerçek Acil olan hasta sayısı ise 50 yi geçmiyor. Geçerken uğrayanlar, aylarca olan şikayetler, burnu aktı, boğazı ağrıdı diye acile koşanlar hepsinin de++
Israrla iğne,serum ve rapor isteği oluyor.İstekleri olmadığında agresyon gösteriyorlar.Bu şekilde gerçek hastalar sıra bekliyor,tetkik süreleri uzuyor.Acil sistemi Türkiye’de değişmeli.Yoldan geçen herkes acile gelememeli.Bu konuda acil adımlar atılmalı yoksa hepimiz tükeneceğiz.
3 yıl önce zor doğum ve sezeryan şart ancak sezeryan için eş onayı gerekiyor. Adam tarlada kim çalışacak diye sezeryanı onaylamadı. Hem eşinin hem çocuğunun hayatını riske attı.
Hiçbir ideoloji, yaşam tarzı vs. ayırdı yapmaksızın düz bir mantık sorusu:
Fikrini beyan eden bir kadına sırf "aynı şekilde düşünmediği için" yolun ortasında alenen küfreden bir kadını böylesine sahiplenen bir kadın; kadın haklarını savunurken ne kadar objektiftir?