Alman gazeteci Nadine Pungs, Rakka ziyaretinin ardından PKK milislerinin sözde özerk bölgesindeki gerçekliği anlattı:
"Haziran ayında Rakka'daydık ve orada gördüklerimiz ve duyduklarımız bizi derinden şok etmişti. Sözde aktivistlerimizin görmek istemedikleri... Çünkü kendi gerçekliklerini mahvederdi.
Batı'da, Suriye'de demokratik bir Kürt hükümeti hakkında sık sık bir anlatı öne sürülüyor. Sonuçta, kadınlar orduda savaşıyor, hatta başörtüsü bile takmıyorlar. Bu, buradaki insanlarda yankı uyandırıyor.
Ancak Rojava'da birçok kız ve erkek çocuğunun kaçırılıp zorla askere alındığı gerçeğinden burada hiç bahsetmiyorlar.
Arap nüfusunun ayrımcılığa ve tacize maruz kaldığını, tanınmış Alman gazetecilerin ve sözde insan hakları aktivistlerinin de bize bundan hiç bahsetmediğini görüyoruz.
Yolsuzluktan bahsetmiyorlar.
Keyfi tutuklamalardan (işk***nce raporları var) bahsetmiyorlar.
Rojava'daki Arap nüfusunun Kürt örgütleri tarafından "işgal"den,
Pislikten, çığlık atan yoksulluktan bahsetmiyorlar.
Çocukların ne durumda olduğundan bahsetmiyorlar.
Arap erkek ve kadınlarının sebepsiz yere hapse atılma korkusundan bahsetmiyorlar.
Sosyal medyada eleştirel içerik paylaşmalarına veya yeni Suriye bayrağını dalgalandırmalarına izin verilmemesinden, aksi takdirde ciddi sonuçlarla karşılaşacaklarından bahsetmiyorlar.
Hayır, sözde insan hakları aktivistlerimiz bunların hiçbirini bize anlatmıyor, çünkü bu onların iş modelini mahvederdi.
Ancak gerçeklik, bu lobicilerin sürekli olarak bize anlattıklarından çok farklı görünüyor.
SDF'ye karşı protesto eden herkes kaçmak zorunda kaldı veya hapse girdi."
Galatasaray’ımın galibiyetini kutlamak için söz verdiğim gibi 2 kişiye toplam 10.000 TL hediye ediyorum.
İster forma al ister güzel bir yemek ye kafana göre ❤️💛
Takip et, Beğen, RT yap.
🔴 Donald Trump’tan Zelensky’e:
“Savaş sırasında seçim yapamıyor musunuz? O halde şunu bir düşüneyim üç buçuk yıl sonra eğer biz de biriyle savaş halinde olursak artık seçim yok. Bu iyiymiş.
Kusura bakmayın ama moralim gerçekten çok bozuk. Evet, yıllar boyunca Kılıçdaroğlu’na kaybettiği seçimler yüzünden pek çok kez kızdık. Ama ne olursa olsun, sonunda hep sahip çıktık. Şimdi anlıyoruz ki, söylenen her şey doğruymuş…
Meğer o, bizim için hiç mücadele etmemiş.
Ekrem İmamoğlu protestolarında gözaltına alınan 8 kişi arasından adli kontrolle serbest bırakılan tek gencin avukatının yaptığı savunma:
• Müvekkilin babası, ülkemiz için milli firkateynleri üreten firmalardan birisinin CEO'sudur.
• Babasının Cumhurbaşkanı ile çekilmiş fotoğrafı vardır. O gün oraya yüz bin kişi gitmişti, ancak yüz bin kişi burada değil, ke��ke gitmeseydi"
Diğer 7 genç ise tutuklandı. (ANKA)
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.
Mansur Yavaş: "Dün doğuda bir yerde bana göre paçavra olan bayraklar sallanırken, o mitinge gidenlere pamuk şekerleri verildi.
Emniyet güçlerinden buradaki gençlere de pamuk şekeri ikram etmelerini bekliyoruz."