Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
2013 yılından bu yana onurla üstlendiğim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Avukatlığından, bu sabah saatlerinde aldığım bir tebligatla, meslektaşlarım Av. Mehmet Can Keysan ve Av. Hazar Kardaş ile birlikte azledildiğimizi öğrendim.
13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım.
Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum.
İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır.
Şunu iyi bilelim her hangi bir asliye hukuk mahkemesi bir siyasi partiye genel başkan tayin edemez. Kendisini seçim kurulları yerine koyarak karar alamaz. Bu çok ağır bir yetki gaspı ve anayasa ihlali olur. Kısaca butlan kararı yoklukla malüldür. Hiç doğamaz. Biz yoklukla malül bu kararı tanımayız seçim yargısının verdiği mazbatalar iptal edilemez. Biz de o mazbata kimdeyse onun yanında dururuz!
SON DAKİKA | Varlık barışı kanunu, AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi.
-Yurt içi ve yurt dışı bütün kayıt dışı varlıkları kapsayacak.
-Geçmişe dönük hiçbir araştırma ve soruşturma yapılmayacak.
-%5'e kadar tek seferlik bir vergi alınacak ancak paranın devlet tahviline yatırılması halinde vergi alınmayacak.
Butlan mutlan ne geliyorsa gelsin artık umrumda değil. Gerçek vatansever vekillerle belediye başkanlarıyla yeni parti kurulsun, mis gibi iktidar yürüyüşü başlasın. İçerideki kifayetsiz muhterislere bu kadar enerji harcandığı yeter de artar. Atatürk'ün partisi vs diyenler olacak ama Atatürk'ün hayalindeki memleketi yaratmak partiden çok daha elzem. Bunlar da girsin köhne hayalleriyle seçime %2 alıp otursunlar koltuklardan kalkmak bilmeyen k.çlarının üstüne. Vallahi yerer ya yıldık.
Ablamız güya öğrenciymiş. ABD de okumak için 200 bin $ burs almış, eski AK partili İBB den 2007 yılında işe girmiş ama yıllarca hiç İstanbul da olmamış.
12 yıl boyunca maaş çekmiş ATM'den. İsmi Rabia'ymış bacımızın.
Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"
“Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
İddianamede İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim.
Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi.
Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar.”
(Sabahattin Önkibar)
Demek ki yarın öbürgün kedimiz köpeğimizle foto koyup altına canım kızım falan yazarsak biz de soruşturma geçirebiliriz:) Tertemiz bi delirme hali.
Bugün insanların aile kurmasının önündeki en büyük engel köpekli reklam değil mahvettiğiniz ekonomi. Ülkenin geldiği hal yüzünden kimse evlenip barklanıp çoluğa çocuğa karışmak istemiyor, karışanlar da geliri ne olursa olsun çocuklarını bir an önce yurtdışına gönderme derdinde çünkü eğitim sistemini de mahvettiniz. Üniversiteler binadan ibaret, çalışıp girilebilecek ücretsiz kaliteli lise diye bir şey bırakmadınız. Gençler doğru düzgün işlerde çalışacakları bir gelecek görmedikleri için kapağı uzaklara atmayı hayal ediyor.
Eğer siz gerçekten aile kurumu güçlensin, evlenme, anne baba olma özenilsin, çocuk sayısı hızla artsın istiyorsanız köpekli süpürge reklamlarının peşine düşmek yerine milletin yakasından düşün. Bakın o zaman nasıl hızla evlenip çoluğa çocuğa karışıyoruz:)
Ve evet layıkıyla hayvan sahibi olmak da anne babalık kadar kıymetlidir. 'Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü' dememiş mi Yunus Emre? Ayrıca bu komik yasakçı her şeyden zırt diye tetiklenenen narin tutumunuzun çok büyük ihtimalle markaya yarayacağını düşünemediniz mi? Sansürcülüğünüzle en büyük #reklam ı siz yapmış olmadınız mı?
Mesela benim evimde hiç olmadı o markadan ama bugün direkt o süpürgeyi sepete atacağım💁🏼♂️
Yarattığınız farkındalık için teşekkürler😘
Kocaeli Karamürsel de kayacık mahallesinde bulunan A101 Market çalışanları bir kedinin gözlerine yağ sökücü sıkıyor böyle bir canilik olamaz
@A101iletisim
Gerekli birimlere suç duyurusu yapılmıştır.
Hiçbir savunmasız can yalnız değildir
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Bosch'un Anneler Günü için hazırladığı bu harika reklam, gerici yobaz kötülük neşriyatı yeni şafak'ın kışkırtması sonucu yayından kaldırılmış!
Öncelikle sevgi dolu bu reklam fikri için sizi tebrik ediyoruz @BoschHomeTR 🙏🐾🫶
Keşke sevgisiz yobazları bu kadar umursamasaydınız!
Tüm hayvanseverler gibi ben de evdeki iki kedimi "kızım" diye severim.
Bunu anlamak için öncelikle temiz bir kalbe ve vicdana sahip olmak lazımdır!
Hayattaki tek misyonları dünyayı kendi kalpleri gibi renksiz, tatsız, sevgisiz, çirkin bir yer yapmak olan gerici yobazların bunu anlaması elbette imkansızdır!
Bu yobazlara inat, dünyayı sevgi dolu, renkli bir yer yapmak için uğraşmaktan asla vazgeçmeyecek, tüm canlıların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Hangi canlının annesi olursa olsun, tüm annelerin #AnnelerGünü şimdiden kutlu olsun.🙏❤️💐
@BoschHomeTR İlk defa biri akıl etmiş ne güzel reklam yapmış dedik. Saçma fikirlere uyup güzelim reklamı kaldıramazsınız .2 kız çocuğu ve kedi köpek annesiyim bu ülkede milyonlarca böyle kadın var ,yaptığınız işin arkasında durun .Kedi ve köpek anneliği de kutsaldır yaradandan ötürü.